| |
|
| |
hayvanlar
- köpekler ile ilgili hersey
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
| YAVRU EĞİTİMİ |
|
Köpeğin hayatında ilk onaltı hafta oldukça önem taşımaktadır.İlk yirmibir (21) gün boyunca yavrunun hafıza kabiliyeti neredeyse sıfır durumundadır.Yavrunun duyuları (görme,işitme,koklama ve ilk sosyal temaslar) ilk yirmibir(21) ve yirmisekizinci(28) günler arasında gelişmeye başlar,bu an içerisinde yavru kardeşlerine ve çevreye cevap vermeye başlar.Yirmisekizinci (28) günde yavrunun hafızası ve beyin fonksiyonları gelişmeye başlar. Yirmisekiz (28) ile kırkdokuzuncu(49) günler arası ise yavrunun sinir sistemi ve beyin formu erişkin bir köpeğin sahibi bulunduğu biçimi alır.Yedi (7) ile sekizinci (8) haftalar sevimli yavrunun kardeşlerinden ayrılarak yeni sahibine ve eve alışması için en uygun zaman olmaktadır.
Yavru köpek mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralların ve köpek davranışlarını öğrenmesi gerekmektedir.Eğer yavruyu annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayırır isek yavrunun temeli olmadığı için hayata adepte olmakta zorlanacak ve sorunlar ortaya çıkacaktır.Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık iken alınız.Bu süre içerisinde annesi ve kardeşleri ile birlikte minimum dört,beş (4-5) hafta.Geri kalan üç( 3) haftanın ise kardeşlerinin yanında oyun oynarak geçirdiğinden emin olunuz.
Yavru Sekiz (8) haftadan önce alınır ise:
Gereğinden önce kardeşlerinin yanından ayrılır ise, köpek kuralları ve kendini ifade etme bilincinden yoksun kalacağı için hemcinsleri ile olan ilişkilerinde ve hayata adepte olmada sorun çıkararak,muhtemelen kendine güveni olmayan bir köpek olacak.
Yavru Sekiz (8) haftadan sonra alınır ise:
Bu süreden sonra alınan köpek ise,eğer üretici tarafından sosyalleştirilmedi ise, insanlar ve şehir içinde karşılaşacağı durumlarda sorun çıkaracak yine topluma uyum sağlamakta zorlanaktır.
Ancak yavru üzerindeki olumsuz durumlar köpek sahibinin yavruya vereceği doğru şekildeki sosyalleşme eğitimi ile kolayca çözülebilir.
Doğumdan sonraki yedinci ( 7.) ve onikinci (12.)haftalar arasında yavru ile çok yumuşak ve eğlenceli bir şekilde oyun oynayarak ilk itaat komutları yavruya gösterilir.Yavru köpeğin genel karakteri onaltı (16.) haftasına kadar gelişme gösterecek ve bu ana kadar aldığı sosyal öğrenimler köpeğin karakterini belirleyecek. Bu haftalar içersinde yavru köpeğiniz "Ana Okulu" eğitimindedir.Bir ana okulunda çocuklar nasıl oyuncakları ve arkadaşları ile oynayarak kendilerini hayata hazırlayacak birtakım bilgileri öğreniyorlarsa,biz de sevimli yavrumuza aynı şekilde davranarak onu hayata hazırlayacağız.
Köpeğiniz eve geldiğinde hemen ona bir tasma takın,tasma yoksa bir kurdele de kullanabilirsiniz.Yavru alışık olmadığı için ilk önce boynundaki bu tasmadan kurtulmaya çalışacak ve huzursuz görünecektir.Telaşlanmanıza gerek yok kısa sürede alışacak ve onunla yaşamasını öğrenecek.Sizin yapmanız gerek tek şey ise onu yatıştırmak ve rahatlatmak..Kesinlikle yavru boyun tasmasına alışmadan sevk tasması ile onu yürütmeyi denemeyin.Boyun tasmasına alıştıktan sonra sevk tasmasınıda alışması gerekecek.
Eğitime başlamadan önce ya da bunu düşünmeden önce kendimizi doğru çerçeve içinde değerlendirmeliyiz.Eğitime hazırmıyız? ruh halimiz ne durumda?.Eğer bunları düşünürsek,eğitimi hem siz hemde yeni sevimli yavrunuz açısından daha basit hale getiririz ve tamamen sevgi dolu bir anlayış ve yöntemler ile amacımıza ulaşırız.Eğitimde sevimli yavrunun yaramazlıkları ve hataları sizi hemen kızdıracak ve strese sokacak ise,yavruya zarar verebilirsiniz ve karakterini zedeleyebilirsiniz..Yavruya gösterceğimiz davranışlar ne ise,yavruda bu davranışlara karşılık verecektir.Bu yüzden eğitim anında mutlaka pozitif yönde olmalı ve kalbiniz sevgi ile çarpmalıdır,hiçbir zaman kontrolünüzü ve heyacanınızı kaybetmemelisiniz.Eğitim ikiniz içinde eğlenceli olmalıdır,eğer yavru kendini öğrenmeye hazır hissetmiyor ve heyecansız davranıyor ise hiçbir şey öğrenemeyecektir,eğer siz de aynı durumda iseniz hiçbirşey öğretemeyecekzsiniz.demektir. Köpeğin geliştirmesini istediğimiz özelliklerine zarar verecek hareketlerden kaçınmalı ve köpeğimizi de bu hareketleri yapacak kişi ve olaylardan korumalıyız.Eğitime başlamadan önce neyi nasıl öğreteceğinizi kararlaştırmalısınız.
Genel eğitim için ana kural tutarlılık ve uyumdur,eğitim sizin düşündüğünüz gibi hızlı ve kolay olmayabilir.
Her komut için ayrı bir sözcük seçmeli ve sözcüğü herzaman aynı tonda ve yükseklikte kullanmalısınız,ayrıca yine her komut için belirli bir işaret kullanmalısınız,örneğin "otur" komutunu verdiğiniz aynı anda kolunuzu yukarı kaldırabilir ya da başka bir hareket seçebilirsiniz.Bu hereketi ise her komut verdiğiniz anda uygulamalısınız böylece yavrunun sadece sözcüklere değil,işaretlerede cevap vermesini sağlayabilirsiniz.Eğer her defasında değişik sözcükler kullanır veya hareketleri değiştirirseniz yavrunun kafası karışabilir, komuta cevap vermez veya geç cevap verebilir.Örneğin "gel" komutunu öğretirken yine aynı tonda ve işaretle bu komutu yavruya vermelisiniz,yavruya komutu verdiğiniz zaman yavrunun size gelmesini beklemelisiniz,eğer yavru size doğru gelirken onu durdurur veya siz ona doğru giderseniz yavruya yanlış şeyler öğretebilirsiniz ve kafasının karışmasına sebep olursunuz.Yavru zaten size doğru istekli bir şekilde gelecektir,ancak siz onu yarı yolda durdurduğunuzda yada siz ona doğru yöneldiğinizde yavru "gel" komutunun anlamını yarı yola kadar gelmek olduğunu ve bukadarının yeterli olduğunu düşünecek, komuta tamamıyle cevap vermeyecek ya da komutu umursamayacaktır.Ayrıca uyguladığınız metodu eğitim boyunca kullanmalısınız bunun için doğru metod ile başlayın ve bu metod da değişiklikler yapmayın.Bu değişikler de yavrunun kafasını karıştırmak için yeterlidir.Evdeki her birey bu kuralı anlamalı ve komutları sizin uyguladığınız gibi uygulamalı ve köpeğe zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır.Aslında köpeğin eğitimi ile sadece bir kişinin ilgilenmesi diğer bireylerin ise size yardımcı olması daha iyi bir sonuç verecektir.
Yavruyu izleyerek davranışlarının ne anlama geldiğini, size ve komutlara nasıl cevap verdiğini anlamaya çalışın,köpeğiniz için doğru olan ödülü bulmaya çalışın.Bazı yavrular sizin sevginizi lezzetli bir yiyeceğe tercih ederler,bazıları ise yiyeceğe karşı iyi cevap verebilirler.En iyisi yiyeceği fazla kullanmadan ikisini birden uygulamaktır.Eğitim anında yavruyu kontrol altında tutmaya çalışır iken,eğitim sonrasında sözcüklerinize ve hareketlerinize dikkat edin.eğitimin ilk zamanlarında köpeğinizin kontrol edemediğiniz hareketleri için komut vermekten kaçınınız.Eğitim anı boyunca köpeğiniz yanlış bir hareket yaptı ve siz yavruyu o an için yatıştıramıyor iseniz yavruya hiçbir komut vermeyiniz,bunun yerine yavruya yaklaşarak hareketi durdurun ancak köpeğin peşinden koşmayın,onu yakalamak için girişimde bulunmayın.Köpeğinize asla vurmayın ve bağırmayın,davranışlarımızı kontrol ederken,ileriki zamanlarda eğitimi modifiye edeceğiz ve köpeği kontrol altına almak için zaman zaman sesimizi yükselteceğiz.
Eğitim anlarını kısa tutmalısınız.Köpekler özellikle yavrular eğitime gösterdikleri dikkatlerini uzun süre koruyamamakta ve kısa süre içinde sıkılmaktadırlar bu an içerisinde dikkatlerini başka bir olay için yoğunlaştırır ve komutlarınıza cevap vermek istemez.
Doğal ve özgür hayatında bile bir kelebeği beş dakika veya daha az bir zaman içerisinde takip eder,sonra bu oyundan sıkılarak dikkatini başka bir yöne örneğin bir kuşa yönelterek onu takip etmeye başlar.Eğitim için şu kural geçerlidir "Köpek çabuk ateşlenir ama hızla ilgisini kaybeder". Unutmayın eğitim köpek için herzaman heyacanlı ve eğlenceli olmalıdır.Bu yüzden eğitim süreleriniz ilk başlarda 5 dakika iken ileriki günlerde 10-15 dakika sınırını aşmamalıdır.10-15 dakikalık eğitim erişkin köpekler içinde sınırdır.Bu süreyi aşar ve köpeğinizi sıkıntıya sokar iseniz köpeği eğitimden soğutur ve komutların geriye yürümesine sebep olabilirsiniz ve gelecekteki eğitim dönemleri için de köpeğe yanlış ipuçları verebilirsiniz.En iyisi köpeği günde 10 dakika çalıştırmak ve haftada 60 dakikalık süreyi aşmamak.Eğitim döneminin başlangıcı içinde yavruyu gürültülü ve yavrunun ilgisini dağıtacak diğer ortamlardan minimum uzak tutarak eğitmelisiniz ki yavrunun ilgisi üzerinizde olsun.Yavru komutlara cavap vermeye başlayınca onu ilgisini dağıtacak yerlere götüreceğiz ve burada eğitime devam edeceğiz.
Bazı zamanlar dönemlerinden farklı olarak köpeğinizin kendini rahat hissetiği anda ek olarak eğitime zaman ayırabilirsiniz.Ayrıca gün içinde olan fırsatlar içinde de komutları tekrarlamalısınız.bu fırsatlar özellikle yavruyu besleyeceğiniz anlar olacaktır.Aç olan yavru köpeğiniz mama kabına koyulan mamanın sesini duyunca size doğu gelecektir,bu anda sizde "gel" komutunu kullanabilirsiniz,yavruya yemeğini sunmadan önce mama kabını biraz yüksekte tutar iseniz yavru oturacaktır bu an içinde de "otur" komutunu kullanabilirsiniz.Gün içinde köpeğin iç güdüsünü kullanarak yaptığı hareketleri de takip ederek,o an içinde seçtiğiniz sözcükleri kullanarak yavrunun yeni sözcükler öğrenmesine olanak tanıyabilirsiniz.Örneğin yavru tuvaletini yaparken,seçtiğiniz bir sözcüğü yavru ile göz temasını korurken tekrarlarsanız yavru köpeğiniz ileride, kullandığınız sözcüğü duyunca tuvaletini yapacaktır,tabii ihtiyacı olduğu zamanlarda.
Ödül ise oldukça önemlidir.Yalnız eğitim anında köpeğe fazla ödül vermekten kaçınmalısınız.Ödül eğitimde köpeği teşvik etmek ve hareketlerinin doğru olduğunu anlatmak için verilir.Yukarı da da değindiğim gibi köpeğimize çeşitli şekillerde ödül verebiliriz.Bazılarımız sadece yiyecek veririz,bazen "Aferin" ve "Güzel köpek" sözcüklerini kullanırız,bazı zamanlar ise ki en çok kullandığımız olanı köpeğimize dokunduğumuz ve onu sevdiğimiz anlardır.Bu yöntemlerin hepsi de iyi çalışır çünkü hepsi o an yavruya iyi yolda olduğunu anlatır ve sevimli yavrumuz hareket ile ödül arasında bağlantı kurarak birdaha ki sefere ödül almak için ne yapacağını anlamaya başlar.Burada önemli olan yavrunun yalnızca doğru hereketleri karşılığında ödül aldığını farketmesidir.Köpeğimize aşılamamız gereken "Sen şimdi doğru şeyler yapıyorsun ve bundan oldukça mutluyum bu yüzden seni seviyorum ve ödüllendiriyorum" olmalıdır.Köpeği severek ödüllendirmemiz onun için en büyük ödüldür,ama yavrunun sevgiyi ödül olarak alması için her zaman köpeğimizi sevmememiz gerekir..Köpeğiniz doğru bir hereket yaptı ve siz onu vakit geçirmeden ödüllendirmek istiyorsunuz hemen köpeğinizle övgü dolu ses tonu ve sözcükler ile konuşun ve onun kulak arkasını,sırtının kalçaya yakın kısmını,çene altını ve göğsünü kaşırmış gibi sevmeye başlayın.Bu noktalara dokunmamızın bir anlamı var elbette.Köpek bu noktalara ulaşamamakta ve sevdiği bir kişinin bu noktalara dokunmasından ve kaşımasından memnun olmaktadır.Yavru veya erişkin köpeğiniz bu tipte bir ödül için bazen yanınıza gelir ve sizden biraz kendisini kaşımanızı isteyebilir.
Her eğitim dönemi köpeğin eğitime hala istekli olduğu an ve en iyi yaptığı hareket ve ödül ile bitirilmeli ki yavru diğer bir seansa yine mutlu başlasın ve eğitimin eğlenceli olduğunu düşünsün.Eğer yavruya kızarak eğitimi sonlandırır isek yavru eğitime karşı cephe alabilir ve bu anlardan hoşlanmaz ayrıca sahibinin isteğini yapamadığı için üzülür.Köpek, sahibinin neşeli olduğu ve kendisine sevgi, ilgi gösterdiği zamanlar mutlu olur.Eğitim anında ve sonundaki ruh halimiz onun için çok önemlidir.
Sosyal Bir Yavru.
Yavru köpeğiniz tamamiyle sosyal bir köpek olmalı ve davranış sorunları bulunmamalı.Bu yüzden İleride sorunsuz bir köpek sahibi olmak istiyorsanız sosyalleşme eğitimine oldukça önem vermelisiniz.Bu konu ile ilgili bilgileri
Sevk Tasması İle Yürüme
Yavru tamamiyle boyun tasmasına alıştıktan sonra.Sevk tasmasını kullanarak birlikte yürüyebilirsiniz.Yine yavrunun alışması için ona zaman vermelisiniz.Yavru geride kaldığı veya yürümek istemediği zamanlarda onu çekiştirmeyin.Elinizde köpeğinizin sevdiği yiyeceklerden ve oyuncaklardan bulundurarak köpeğinizi size gelmesi için teşvik edin,yavru yanınıza geldiği anda bolca ödüllendirin.Kısa bir zaman sonra sevk tasmasını çıkararak oyun oynayın ve daha sonra tekrar tasmasını takın.Dikkat edeceğiniz nokta hiçbirzaman yavrunun tasmayı oyun oynamak için ısırmasına izin vermemek.Sevk tasmasını köpeğinizin hayatı boyunca kullanacaksınız.Ayrıca temel itaat eğitiminde köpek tasma ile eğitimine başlayacak ve hataları tasma ile düzeltilecek.bu yüzden sevk tasması onun için bir oyun aracı değil tam aksine itaat anlamı taşımalı.
Kemirme.
Bütün köpek yavruları birşeyler kemirmeye bayılır.Bu şeyler ayakkabılarınız,terlikleriniz hatta halınızın ve koltuğunuzun köşesi olabilir.Yavru köpekler keşfetmek için duyu organlarını kullanırlar.Eğer yeni bir şey ile karşılaşır iseler ilk önce koku duyularını harekete geçirirler,daha sonra ise bu eşyanın tadına bakmak isterler. İşte ne olursa burada olur ve bazı eşyalarınız yavrunun keşfetme isteğinin kurbanı olur.Kemirmenin diğer bir sebebi de aynen bebeklerde olan dişeti kaşıntısıdır bu kaşınma süt dişlerini kaybeden ve yerine kalıcı dişeri çıkmaya başlayan 4-5 aylık yavrularda görülür.
Yavrunun bu davranışını çok kolay önleyebilir ve eşyalarınızı daha uzun yıllar koruyabilirsiniz.Eğer yavrunun birşeyler kemirdiğini görür iseniz hemen yavrunun yanına giderek "Hayır" sözcüğünü kullanın ve ona kemirmesi gereken şeylerin oyuncakları olduğunu anlatın.Hemen oyuncağını köpeğe sunarak onunla heyacanlı bir şekilde oynamasını sağlayın.Amacımız burada ilgisini eşyalarımızn üzerinden alıp oyuncağa yönlenmesini sağlamaktır.Gün içinde yavruya vakit harcatacak olan kemikleri de unutmamalısınız.Dikkat edeceğiniz bir nokta yavrunun kemirdiğini gördünüz an onu engellemektir.Eğer yavru bir eşyayı 5-10 dakika önce kemirmiş ve şu an size masumca bakıyor ise ona kızmanızın ve ceza vermenizin hiçbir anlamı olmayacaktır.Bir başka nokta ise yavrunun sizin ile oyun oynamasına izin vermemektir yani şu şekilde,diyelim ki yavru terliğinizi ısırmış ve keyiflice bu terliği kemirmekte siz durumu farkettiniz ve terliği elinden almak için yanına gittiniz bu arada köpeğiniz terliğide alarak evde koşuşturmaya başladı ve biryerlere saklandı.Eğer sizde bu koşuşturmaya katılıp yavruyu yakalamak isterseniz siz de yavrunun bu oyununa katılmış oluyorsunuz.,tabii yavru ise sizinde oyuna katılmanızın heyacanı içinde oluyor.Eğer yavru böyle bir hereket yapar ise peşinden koşmayın ve onu yakalamaya çalışmayın.Tam aksine köpeğin sevdiği oyuncağı yerinden çıkararak köpeğe gösterin ve yanınıza gelmesi için onunla sakin bir ses tonu ile konuşun yavru yanınıza geldiği anda onu yeni oyuncağı ile ödüllendirin ve sevin terliği ise yavrunun ulaşamayacağı bir yere kaldırın ve birdaha yerde bırakmayın.
Isırma.
Yavrunun en çok hoşlandığı şeylerden biri de ısırmaktır.Elinizi veya elbiselerinizi doymak bilmeyen bir hırs ile ısırır.Buna kesinlikle izin vermemelisiniz.Çünkü elinizi ısırarak köpeğiniz sizinle küçük bir liderlik yarışına girmiş ve gücünü size oyun ile karışık olarak kabul ettirmek istiyor.Kardeşleri arasında da böyle oyunlar oynamıştı,ilk önce küçük ısırış oyunları ile oynayan kardeşler bir anda sertleşirler ve küçük bir kavgaya başlarlar.Bu an içerisinde gücünü diğer üyeye kabul ettiren kardeş artık onun üstü durumundadır,diğer kardeş ise bu üyeye boyun eğer.İşte köpeğiniz sizin elinizi ısırmak ile bu oyunun devamını sizinle oynamaktadır.Hem bu yüzden hem de insanları ısırmanın kötü bir şey olduğunu öğretmek için köpeğinizin elinizi ısırmasına kesinlikle izin vermemelisiniz.Köpek eliniz yerine oyuncakları ile oynamalıdır.
Köpek oyun esnasında elinizi ısırdığında "Hayır" sözcüğünü fazla sert olmadan kullanın ve köpeğin burnuna işaret parmağınız ile küçük bir vuruş yapın , ayağa kalkın ve oyunu kesin,yavrunun bu işin nekadar eğlenceli olduğuna dair düşüncelerine fırsat vermeyin.Eğer yavru oyuna devam etmek istiyor ve eskisinden daha hırçın bir biçimde elinizi ısırmak istiyor ise onu hemen kafesine veya kutusuna götürün ve ağlamasına cevap vermeyin.Yavru yatıştığı zaman ise onunla tekrar oyun oynayabilirsiniz. |
|
|
| TUVALET EĞİTİMİ |
|
Yavru köpek eve geldiği andan itibaren tuvalet eğitimine başlayabilirsiniz.Bu eğitim sizin düşündüğünüz gibi zor olan bir eğitim değil.Zaten kurallara bağlı olarak yavruya bakarsanız evinizin kirlenmesi gibi bir düşünceyede sahip olmayacaksınız.
Köpeklerin doğal yaşamdan sahip oldukları iç güdü gereği bir inde yaşayan hayvan olduklarını söylemiş ve yavrunuzu eve getirmeden önce yavrunun kalması ve eğitimine yardımcı olması için yeterli boyutlarda bir kafes almanızı belirtmiştim.İşte tuvalet eğitimi için son derece önemli bir ayrıntı.Yavrunuz evin içinde dolaşmaktan ziyade kafes içinde kalacak ve sorumluluklarını öğrenecek ve belirli aşamalar dahilinde kafesinden çıkacak ve en sonunda kafes kapısı açık bırakılarak özgürlüğüne kavuşmuş olacak.
Yine doğal davranış olarak yeni yavrunuz yemeğini yedikten,suyunu içtikten hemen sonra.uyandıktan sonra, ya da eğlenceli bir oyun esnasında tuvaletini yapmak isteyecektir ve bunu size yeri koklayarak, telaşlı bir biçimde daireler çizerek ya da oyunun ortasında birden durgunlaşarak belirtir.Bu anlarda hazırlıklı olmalı ve yavrunun tuvalet ihtiyacını gidermek istediğini anlamalısınız.
Yavrunuzu herzaman aynı zamanda aynı miktarda,aynı yemeği veriniz.Bu hareketiniz onun vücut saatini öğrenmenize yardımcı olur.Köpek herzaman aynı miktarda ve aynı zamanda yediği için sindirim sistemi belli bir düzen içerisinde çalışacaktır.Eğitim süresi içerisinde, köpeğinizin yemek saati dışında başka bir yiyecek vermediğinizden emin olun.Çünkü alacağı her ek besin yavrunun sindirim sistemini çalıştıracak ve tuvalet eğitiminin başarasını ve süresini uzatacaktır.
Tuvalet eğitimini sizin tercihinize ve evinizin yapısına göre iki şekilde uygulayabilirsiniz.
Gazete Kağıdı Yöntemi
Bu yöntem için gazete kağıtlarını kullanacağız.Gazete kağıtlarını yavrunun kaldığı kafesin bir köşesine seriniz.Yani kafesin bir bölümü yavrunun uyuması,oynaması,yemek yemesi gibi faaliyetler için, diğer köşeside tuvalet ihtiyacı için kullanılacak.Yavru yine iç güdü gereği kaldığı yeri temiz tutma isteği içinde olacağı için tuvalet ihtiyacı için gazete kağıdına yönelecektir.Eğer gazete kağıdına tuvaletini yapar ise ve siz o an yanında iseniz onunla sakin ve ödüllendirici bir tonda konuşarak sevin, hatta bu anda ki yavru tam tuvaletini yaparken sizin seçeceğiniz bir kelimeyi sürekli tekrarlayınız.Örneğin "Tuvaletini yap" olabilir.Bu ve bunun gibi sözcükleri küçük yaştan itibaren kullanır iseniz ileride siz bu sözcükle izin verirsiniz ve köpeğiniz tuvaletini yapabilir.Bu da diğer köpek sahipleri tarafından çok hoş ve ilginç bulunabilir.
Eğer köpek kaza ile gazete kağıdına değilde kafes içinde başka yere yaptı ise,gazete kağıdının en üste bulunan parçasını tuvaleti üzerine koyarak,kokunun gazete kağıdına sinmesini sağlayın ve bu kağıdı aldığınız yere tekrar koyun.Kaza ile kirlenmiş olan yeri ise mutlaka koku bırakmadan temizlemek zorundayız,yoksa yavru tekrar aynı yere tuvaletini yapabilir.Bunu önlemek için kaza yerini detarjan ile iyice temizleyip silmeliyiz.ardından eğer elinizde mevcut ise aşırıya kaçmadan biraz sirke kullanmakta fayda var çünkü sirke kokuyu nötralize edecektir.Amonyaklı bir temizleyiciyi ise kullanmayınız çünkü amonyak,sirkenin tam tersine, aynı yere tuvaletini yapmaya ikna edebilir.
Diyelim ki,sabah kahvaltısını saat 07:00-08:00 yavruya sundunuz ve yemeğini bitirdikten hemen sonra onu dışarı çıkardınız yada yavru kafes içinde bulunan gazete kağıtlarına tuvaletini yaptı.Bu hareketinden dolayı onu överek kafesten çıkarıyoruz ve gözetiminiz altında yavruyu serbest bırakıyoruz bu süre saat 11:00 ila 11:30''a kadar olabilir.Siz öğle yemeğinizi hazırlarken yavruya koşması,oynaması ve bu yollar ile çevreyi tanıması için fırsat veriyoruz.Bu hareketimizi yavruyu bir kez daha dışarı çıkararak son veriyoruz ve tekrar kafese koyuyoruz.
Saat 14:00 - 15:00 gösterdiğinde yavruya öğle yemeğini veriyoruz ve herzaman yaptığımız gibi yemeğin bitiminde kafesten çıkarıyor ve yavruyu serbest bırakıyoruz tabii gözetimimiz altında.Bu arada muhtemelen siz akşam yemeği için hazırlık yapıyor olacaksınız bu hazırlık anında yavruya mutfak içerisinde göz kulak olabilirsiniz.
Saat akşam 18:00 gösterdiğinde ise ona son öğün olan akşam yemeğini sunacağız yine herzamanki gibi yemek bitiminde kafesten çıkaracak (Ya da tuvaletini gazete kağıdına yapmasını bekleyecek)dışarı götürerek tuvaletini yapmasını sağlıyacağız ve tekrar oyuna başlayacağız ve saat 20:00''a kadar.Bu saat itibari ile yavru akşam uykusu için tekrar kafese girecek.
Saat 18:00''den sonra yemek ve saat 19:00''dan sonra ise kesinlikle su vermeyiniz.Bu davranışınız tuvalet eğitimini zora sokabilir.Çünkü alınan her besin yavrunun sindirim sistemini çalıştıracak ve bunun doğal sonucu yavru kendini rahatlatmak isteyecek.
Siz yatmadan önce yavru uyandı ise son bir defa daha dışarı çıkartın ve kısa bir oyundan sonra onu tekrar geceyi geçirmesi için kafes''e koyun.
Sabah uyandığınızda ise ki yavrunuz sizden önce uyanmış olacak,bunun için daha erken kalkmanızı öneririm.Yavruya kahvaltısını sunmadan dışarı çıkartacağız,belki kafesi kullanmak istemedi ve şu an kendini çok rahatsız hissediyor olabilir.Eğer bu süre içerisinde tuvaletini yapmadı ise (Büyük olasılıkla yapacaktır.) içeri alarak yavruya sizinle birlikte sabah kahvaltısını yapması için olanak tanıyoruz ve yine sabah 11:00 - 11:30 periyoduna dönüyoruz.
Bu hareketlerimize değişiklik yapmadan yavru ev içinde serbest iken mutlaka gözlemliyerek iki hafta boyunca devam ediyoruz.
Yavru bundan sonra tuvaletini yapmak için gazete kağıdına doğru yöneliyor (Ya da kapıya doğru )ise eğitimin yarısı sonuçlandı ve sizden övgüyü hakketti bile.Siz yine de küçük kazalar için hazırlıklı bulunun.Eğer yavru zamanında gazete kağıdına yönelmiyor ve kazalar sıkça yaşanıyor ise gazete kağıdını tekrar tuvaleti üstüne koyun koku gazete kağıdına sinsin ve yukarıdaki yöntem ile kirli yeri temizleyin.
Yavru kafesin dışında bir oyun esnasında tuvalet ihtiyacı hisseder ise,acilen gazete kağıtlarının olduğu bölmeye götürün ve tuvaletini yapmayı sağlayın.Tuvaletini yaptıktan sonra onu dışarıya çıkarıp oyuna devam edin ki,kafeste kalarak kendini cezalı hissetmesin ve tuvaletini doğru yere yaptıktan sonra ödül aldığını anlasın.
Tuvalet ve sosyalleşme eğitiminin diğer aşamalarına gelince kafesin kapağını sürekli açacağız ve yavru evde dolaşmaya başlayacak bu esnada yavruyu takip edin ve tuvaletini evin içerisine yapmasına izin vermeyin artık yavrunun davranışlarını biliyor ve ihtiyacı geldiği zaman yaptığı hareketlerin farkına varıyorsunuz yine hemen yavruyu alarak gazete kağıtları üstüne bırakınız.Eğer tuvaletini yapar ise bu yeri silmeniz gerektiğini unutmayın.
Yavru tuvaleti için gazete kağıtlarına yöneliyor ise bravo eğitimi %80 tamamlandı.Tamamlanmayan bölüm için ise şöyle bir uygulama yapıyoruz.
Gazete kağıtlarını kafesinden çıkararak yavaş yavaş köpeğinizin bundan sonra tuvaletini yapmasını istediğiniz yere götüreceğiz.Örneğin ilk anlarda kafesin yanına koyabilir ve ileriki günlerde mesafeyi açabilir ve sonunda istediğiniz yere yöneltebilirsiniz.
Korkmayın yavru herzaman gazete kağıdına tuvaletini yapmayacak.İlerki günlerinde dışarıda toprağa, çimene tuvaletini yapacaktır.Bunu sağlayan ise yine iç güdüleridir.Köpekler dışarıda sizin farkedemediğiniz kokuları duyarlar.Köpeğiniz ile gezerken biranda köpeğiniz durur ve o bölgeyi derin derin koklamaya başlar belliki başka bir köpek oraya tuvaletini yapmış.Sizin köpeğinizde kendi varlığını göstermek ve bölgesini belirlemek için aynı yere tuvaletini yapacaktır.Aynı zamanda görsel bir işaret de bırakmak isteyecek ve bunu arka ayakları ile toprağı biraz kazarak yerine getirecektir.Köpeğiniz bu davranışı anladığı zaman artık eve değil sürekli dışarı tuvaletini yapmak isteyecektir.
Gazete Kağıdı Kulnmanın Sakıncası: Bu eğitim yönteminde bir sorun ile karşılaşırız.Yavru köpeğimiz dışarı çıktığı ilk günler siz nekadar tuvaletini yapması için onu dolaştırsanız da tuvaletini yapmayacaktır.Çünkü o hep evde tuvaletini yaptı ve gazete kağıdını kullandı ve şimdide eve gitmek istiyor.Bu davranışı yukarıda değindiğim gibi bazı köpekçe kuralları anlayınca son bulacak.Onun için köpeğinize kızmayın ve onu aptallıkla suçlamayın.
Bahçe Yöntemi:
Bu yöntem daha çok kolayca bahçeye çıkabilecek köpek sahipleri için uygun.Bugün çoğumuz apartmanlarda yaşıyoruz ve yavrunun tuvaletini yapması için onu herzaman katlardan indirip dışarı çıkartamayız.
İster gazete kağıdı ister bahçe yöntemi olsun uyacağımız kurallar hep aynı.(Yukarıda saat olarak uygulama yapmış idik.) Yalnızca burada yapacağımız yavruyu gazete kağıtlarına değilde dışarıya götürmek.Yavru yemeğini yedeği zaman,uyandığı zaman onu dışarı çıkarıp oyuna başlayacağız bu arada tuvaletini yapacaktır bu esnada yukarıda değindiğim gibi övgü dolu bir ses tonu ve sözcükler ile yavruyu seveceğiz.Eğer yavru tuvaletini yaptıktan sonra hemen içeri girmeniz gerekiyor ise oyuna kısa süreli devam edin ve takibinde yavruyu içeri alın.Tuvaletini yaptıktan hemen sonra onu içeri alır iseniz kendini cezalı sanabilir.
|
|
|
| EVDE KÖPEK |
|
Seçmiş olduğunuz yavruyu eve getirmeden önce onun kalacağı yeri hazırlamalı ve gereken ihtiyaçları almalısınız.Bu ihtiyaçların en önemlisi yavruyu içine koyacağınız metalden bir kafes olacaktır.Ev kurallarına uyum sağlaması ve yavruyu kontrol altında tutabilmeniz için son derece gereklidir ve büyük ölçüde işinizi kolaylaştıracaktır.Köpekler doğal olarak yabani yaşam içinde bir inde yaşadıkları için gelecek olan yavrunuzda böyle bir yer isteyeCek ve bu alanda kendini güvende hissedecektir.
Bu kafesi koyacağınız yer;.
- Yavrunun rahatlıkla uyuyabileceği ve rahatsız edilemiyeceği bir yer seçin.
- Hazırlayacağınız yer elektrik kabloları,kimyasal,zehirli maddeler,kesici aletler,kolayca açılabilir ve kırılabilir cisimlerden uzak olmalıdır.
- Bu yer kuru,gerekli aydınlatma düzeni ve havalandırması olan,güneş ışığını kolayca alabilen ve çok sıcak olmayan gerektiği zaman kolayca temizlenebilecek bir yer olmalıdır.
- Genellikle köşeleri seçin.Herkesin kolay ulaşamıyacağı bir yer olmalı.Yavrunun kolayca hareket edebileceği,yatabileceği kadar yer olduğundan emin olun.
- Kafesin bir köşesini yumuşak, yavrunun ölçülerine uygun üzerine kıvrılıp yatacak bir battaniye veya sizin için uygun olan kolayca temizlenebilecek başka bir tekstil ürünü ile kaplayınız.Şimdilik bir yavru yatağı almanıza gerek yok çünkü bazı kazalar olabilir verdiğiniz para boşa gitmesin.Kafesin diğer köşesini her zaman taze su ile dolu olacak su kabı ile donatınız.Yemek kabını ise sadece yemek saatinde koyunuz ve yavrunuz yemeğini bitirdiği zaman alarak yıkayınız ve yeni öğün için temiz kalmasını sağlayınız.Eğer yavru yemeğini tamamlamadı yememek istiyor ise yine yemek kabını yavrunun önünden alınız.
- Yavrunun sıkılıp oynayarak zaman geçireceği oyuncaklarından birkaç tanesinide kafese koyunuz.Yokluğunuzda yavrunun size alışmasını sağlamak ve evde olmadığınız zamanı yavruya hissettirmemek için üzerinizde kokunuz bulunan bir atletinizide gerektiğinde kullanmak üzere hazır bulundurun.
Sıra Yavruyu Almaya Geldiğinde;
Üretici ile birlikte kararlaştırdığınız yavruyu almak için beklediğiniz o gün gelince birkaç önemli noktayı gözden geçirmeniz gerekiyor.
- Yavrunuz eve geldikten hemen sonra birkaç hafta sürecek yoğun tempoya ayak uydurmanız gerekecek.
- Günün büyük çoğunluğunda evde bir kişinin bulunması gerekiyor.Eğer böyle bir avantajınız yok ise kısa süre için kendinize zaman yaratmalı veya işlerinizi ertelemelisiniz.
- Tatile çıkmak veya zaman alacak bir plan yapmadığınızdan emin olun.Eğer böyle bir düşünceniz var ise üretici ile konuşarak zaman isteyin.
- Doğum günü,mezuniyet töreni yada toplantı gibi bir güne denk gelmemesine özen gösterin.
- Almak istediğiniz günü ve saati üretici ile kararlaştırınız.Üretici bu süre içerisinde yavruyu araba seyahatine hazırlamak için yemek vermeyecektir.
- Seçtiğiniz yavrunun yanına koyulmak için üzerinde kokunuz bulunan bir atletinizi yavruyu almadan birkaçgün önce üreticiye veriniz.Bu davranış yavrunun sizin kokunuzu tanıması için önemli.Aynı zamanda yavrunun yanına bırakılan atletinize diğer kardeşlerinden kokusu sinmiş olacak ve kardeşlerinden ayrıldığı zaman sizin kokunuzla birlikte kardeşlerinin de kokusunu alacağı için işler kolaylaşacak.
Yavruyu diğer kardeşlerinden ayırıp eve getirmek için en iyi zaman sabah saatleridir.Günün büyük çoğunluğu siz ve aile bireyleri ile olacak, ilk yemeğini sizin elinizden yiyeceği için az da olsa alışacak ve ilk geceyi kardeşlerinden ayrı olarak daha rahat geçirecektir.
Yavrunuz ile arabınızda yapacağınız yolculuk da önemlidir.Bu kısa seyahati yavru için yeterli olacağı kadar konforlu hale getirmelisiniz.Onu rahat ve kolayca içinden çıkamıyacağı bir kuyuya koyun.Kutu gazete kağıdı veya daha önce belirttiğim yumuşak tekstil ürünü ile kaplanmış ve içine oyuncuklar bırakılmış olmalıdırYukarıda belirttiğim, üzerinde sizin ve kardeşlerinin kokusu olan atletinizi de kutunun içine bırakmayı unutmayın. Kutunun altına, arabanızın yavrunun gerçekleştireceği olası bir kazada kirlenmemesi için plastik ile kaplayın ve birmiktar kağıt havlu veya peçete bulundurun.Yavru kutunun içinde elinizde veya dizinizin üzerinde olmaktan kendini daha güvende hissedecektir.Yukarıda da belirttiğim gibi köpekler inde yaşayan hayvanlar oldukları için doğallıkla kapalı bir yer isteyeceklerdir.Eğer yolunuz uzun ise her iki saatte bir yavruya tuvalet ihtiyacını gidermek için mola verin eğer hava çok sıcak ise yavruya su vermeyi ihmal etmeyin.
Eğer küçük çocuklarınız size bu seyehatte eşlik ediyorlar ise,onlara köpeğe (ne kadar zor olsa da) dokunmamalarını ve onu rahatsız edecek korkutacak davranışlarda bulunmamalarını,yavrunun yalnız kalması gerektiğini söyleyiniz.
Seyahat boyunca yavrunuzu direkt gün ışığından koruyunuz.Eğer hava çok sıcak ise arabanın içi daha sıcak olur ve siz bu sıcakta bunalıyor iseniz yavru köpeğiniz kendini sizden daha kötü durumda hissedecektir.Bunun için yavruya küçük damlacıklarla su püskürten bir fıs-fıs yardımcı olacaktır.Size eşlik eden yaşça büyük genç aile bireylerinden birine yavruyu yolculuk boyunca gözlemlemesi için görev veriniz.Kutunun veya yavruyu koyduğunuz kafesin devrilmesini engellemeli ayrıca yavruyu temiz tutması gerekiyor.Ancak bunları yaparken yavruyu kutudan çıkarmamalısınız.
Yavruyu üreticiden alıp arabaya koymadan önce on dakika çeverede gezinmesine izin veriniz.Bu arada eğer secereli bir köpek alıyor iseniz.üreticiden gerekli evrakların hepsini aldığınızı konrol edin.
Yolculuk esnasında aramanızı herzamankinden daha yavaş ve dikkatli sürün ani dönüşler ile tümseklere,çukurlara dikkat edin.
Eve Döndüğünüzde:
Eve vardığıızda yavru köpeğiniz yolculuk sonunda yorulmuş olacak.Arabadan dışarıya çıkartarak tuvaleti ve serin havayı ciğerlerine çekmesi için ona biraz izin verin.Evin diğer üyelerine heyacanlı olmamalarını komşularınızı bir hoşgeldin partisine davet etmemeleri için öğüt veriniz.Eve varış anından itibaren yavruya evin kokusuna,çevreye,eşyalara alışması için izin vermelisiniz.Daha sonra onu önceden hazırladığınız yuvasına götürünüz ve uyuması için zaman veriniz.Ancak altın kuralı unutmayınız:hiç kimse uyuyan yavruyu rahatsız etmemeli ve uyandırmamalı.
Yavru uyandıktan sonra kendini daha rahat hissedecek ve ilk yemeğini yemesi için hazır olacak.Onu kısa süre için dışarı çıkartın tuvaletini yapması için izin verin eğer yapar ise severek ödüllendirin,daha sonra yuvasına alarak sıcak su ile yumuşattığınız ve soğutmaya bıraktığınız yemeğini yavruya ikram ediniz,taze suyu da unutmayın herzaman dolu ve taze olarak yuvada kalması lazım.Eğer yemeğini yemedi ise bu yemeği yavrunun önünde bırakmayın.Yemeğini yedikten hemen sonra onu tekrar dışarı çıkartın ki tuvaletini yapsın.Her yemekten sonra bu hareketi tekrarlamalısınız.Eğer kaza ile eve yapar ise sakın yavruya bağırmayın ve onu cezalandırmayınYavru tuvaletini yapmadı ise her 10-15 dakika da tuvaletini yapıncaya kadar dışarı çıkarınız..Tuvalet eğitimi ile ilgili ayrıntılı bilgileri ileride ki sayfalarda bulabilirsiniz.
Yavru günün son yemeğini yedikten sonra ki günde 3-4 öğün yemesi gerekiyor ,eğer hava şartlarıda uygun ise dışarı çıkararak yine kendini rahatlaması için izin verin ve oyunuda ihmal etmeyin.Yavruyu yuvasına götürmeden önce tuvaletini yaptığından emin olun.
Yavrunun yatağı sıcak, temiz ve size daha önce anlattığım kolay temizlenen tekstil ile kaplı ve oyuncakları içerisinde olmalıdır.Bir kez daha su kabının dolu ve taze olması gerektiğini hatırlatıyorum.
Şu Geceler Olmasa:
En zor anlardan birisi de gece saatleridir.Yavrunuz ile istemesenizde günün büyük bir çoğunluğu beraber olduğunuz için yavru bir anda yalnız kaldığında tedirgenliğe düşecek, çünkü bu onun ilk yalnız gecesi daha önce hep kardeşleri ile birlikte sıcacık uyudu.
Yavru bu dönemede alışacak ama gelin ona bu ilk günlerinde yardımcı olalım. Nasıl mı?
- Eğer soğuk bir kış günü ise ve eviniz soğuk ise sıcak su torbasını doldurarak yavrunun yanına koyunuz.Böyle bir şey yok ise bir-iki litrelik pet meşrubat şişeleride size yardımcı olur.Suyun çok sıcak olmadığından emin olun.Bu hareketimiz ona kardeşlerinin sıcaklığını sağlayacak.
- Daha önce üreticiden yavrunun kafesine koymasını istediğiniz atletinizi tekrar kafese koyunuz.Unutmadıysanız çamaşırın üzerinde kardeşlerinin kokusu mevcut.
- Kendini yalnız hissetmemesi için tik-tak vuruşlu bir saat ya da kısık sesli bir radyoyu kafesin yanına koyunuz.
- Yavrunun havlamasına ve acıklı ağlamasına cevap vermeyin.Biliyorsunuz ki o şu an olamadığı kadar güven içinde.Yalnızca yalnız kalmaya alışık değil o kadar, bu yüzden tedirginlik hissediyor.Eğer yavru havlıyor ağlıyor diye yanına giderek ona cevap verirseniz: yavru bunu kısa sürü içinde öğrenerek,size karşı kullanmaya başlar.Unutmayın ki köpekler insan davranışlarını çok iyi yorumlar ve kullanırlar.Bunun için köpeğinize bir ip ucu vermeyin.
- Hazırladığınız kafesi kendi yatağınızın yanına da alabilirsiniz ve yavru gece geç saatlerde ağlamaya başlayınca kolunuzu uzatarak yavruyu kısaca sevmeniz yeterli olur.Ancak bazı kurallara uyarak.Yavru ilk günlerde yanınızda iken,ilerki günlerde yavaş yavaş sizden uzaklaşmalı.Örneğin ilk günler yatağınızın yanında iken daha sonraki günlerde yatağın köşesinde,odanın köşesinde,kapının yanında ve odanın dışında gibi.Bu eylemi en son olarak yavrunun kalmasını istediğiniz yerde son vereceksiniz.Eğer herzaman yanınızda kalmasına izin verseydiniz ileride tedavisi çok zor olan Ayrılık Korkusu adlı hastalığa zemin hazırlamış olursunuz.Bu davranışı engellemek için eğitim programınıza ekleyerek yavrunun belli süre sizden ayrı kalmasını sağlamalısınız.
Günaydın:
Yorucu gecenin ardından yeni ve değişik bir sabah artık sevimli yavrunuz hayatınıza renk katacak.
Sabah yavruyu karşılamak için eski elbiselerinizi giyiniz,çünkü gece yavru bir kaza yapmış veya suyunu dökmüş olabilir, kirli,ıslak patileri ile üzerinizi kirletmesin.Hemen onu dışarı çıkartın sindirim sistemi gayet iyi çalışmasına rağmen şu sıralarda tuvaletini tutmakta zorlanıyor.Eğer kafesi kirli ise temizlemeyi unutmayınız.
Yavruya sabah kahvaltısını sunun,tuvaleti ve oyun için tekrar dışarı çıkarın ve veterinerinze telefon açarak ilk kontrol için randevu alın.Veteriner kontrolunü ihmal etmeyin ve geciktirmeyin.Veteriner size parazitler,hastalıklar ve aşı takvimi hakkında bilgi verecek,bundan önemlisi köpeğinizi kontrol edecektir.Veterinere giderken yanınıza köpeğin sevdiği oyuncak veya bisküvisini almayı unutmayın ve bu yiyeceği veterinerden muayene anında ve köpeğiniz ile tanışma esnasında vermesini isteyin bu davranış ona veteriner önlüğünün iyi bir şey olduğunu anlatacak..Veteriner muayenehanesi genelde köpeğe küçükde olsa acı veren bir yer olduğu için,muayene dışında da veterineri ziyaret ederek yavrunun bu ortamı kötü tecrübeler ile tanımamasını sağlayın.Unutmayın köpeklerin ilk tecrübeleri en derin kalıtımı sağlar.
Veteriner kontrolü bittiğinde ilk sosyalleştirme ve eğitim aşamaları başlayacak ve köpeğiniz ile 10-14 yıl sürecek bir ilişkinin nasıl olacağınına dair ipuçları veren dönem başlayacak.Köpeğinizin sosyalleştirilmesi tamamen size bağlı.Şunu unutmayın ki yapacağınız işler,köpeğin öğrenmesi için çaba sarfetmesinden daha kolay olacak Çünkü burada hayatı değişen taraf yeni yavrunuz.
NEDEN KAFES KULLANMALIYIZ.
Size şöyle bir soru sorsam nasıl cavap verirsiniz? Bebeklerimizi neden özel olarak yapılmış bebek karyolasına yatırırız?Şuna emin olunki vereceğiniz cevap,yavru köpeğimiz için aradığımız cevaptır.Bebeği ne için o karyolaya yatrıyor isek yeni yavrumuz içinde kafesi o yüzden kullanacağız..İster inanın ister inanmayın köpek eğitim teknikleri çoğunlukla "Çocuk Bakımı ve Eğitimi " kitaplarından esinlenerek hazırlanmıştır.
Yeni yavrunuzun ev ve tuvalet eğitimine yardımcı olmanın yanısıra kafes yavrunuz için güvenli bir ortam oluşturur.Bir çok kişi kafes kullanmanın yararını bilmemektedir.Onun şu günlerdeki sevimli yaramazlıklarını kafes ile kolayca önleyebilirsiniz.Örneğin kafes kullanarak yavruyu elektrik kablolarından,zehirli maddelerden uzak tutabilir ve terlik,ayakkabı veya masa ayaklarının yavrunun o doymak bilmeyen kemirme arzusundan koruyabiliriz.
Kafes doğru şekilde kurulduğunda ve kullanıldığında yeni yavrunuz bu ortamdan oldukça hoşnut kalacak.kendisi için konforlu,sessiz ve rahatça uyuyabileceği bir yere sahip olacaktır.
Daha önce de belirttiğim gibi kafesin bir köşesini kolay temizlenen bir tekstil ürünü ile ki yavru bu kısımda uyuyacak ve yemek yiyecek,diğer kısmını ise yavrunun tuvaletini yapması için (Tercih sizin isterseniz dışarı çıkarabilirsiniz.)gazete kağıtları ile kaplamalısınız.Kafesin içine herzaman dolu kalacak su kabını (Saat 19:00 dan itibaren tuvalet eğitimini kolaylaştırmak için kaldıracağız.) ve birkaç oyuncağını koymayı unutmayacağız.
Çocukların bilmesi gereken en önemli nokta kafesin yavrunun "evi" olduğu ve içindeyken özellikle uyurken rahatsız edilmemesi gerektiğidir.
Yavrumuza ev kurallarını kademe kademe öğretmeliyiz.Amacımız ilk önce yavrunun güvenini kazanmak.Bu işlemi yavrumuzla rahatlatıcı bir ses tonu ile konuşarak ve ani hareketlerden kaçınarak yapacağız
Yavrumuzu kafese koyarak orada saatlerce kalmasına izin veremeyiz..
İlk Günler: Eğitime yavrunun eve geldiği ilk günden itibaren başlıyabilirsiniz.Yavruyu kafese alıştırmak için bütün yemeklerini kafes içinde vermeliyiz,yavru için diğer lezzetli yiyecekler ve kemirmesi için aldığınız kemikleride yavruya burada sunacağızEğer halının üzerinde uyumuş ise onu yavaşça uykusuna devam etmesi için kafese koyacağız.Uyandığı zaman övgü ve rahatlatıcı bir ses tonu ile kafesten alıp tuvaletini yapması ve oyun için dışarı çıkaracağız .Hiç bir zaman havlıyor ve ağlıyor diye kafesten çıkarmayacağız. İlk hafta içinde kafesin yanınızda bulunmasında fayda var,böylece yavrunun ağlamasını ve havlamasını önlemiş oluruz.Kafesin kapağını açık bulundurun,bırakın biraz çevreye alışşın ancak yavrunun gözünüzden kaybolmasına izin vermeyin ve onu takip edin.Yavruya ilk günler evin içinde koşup oynamasına izin vermeyeceğiz.Çünkü evimizin yavru için yaşayacağı yer değil sadece kafesin onun evi olduğunu anlatmaya çalışacağız.
İkinci Hafta : Bu hafta içerisinde yavrunun kafes içerisinde yalnız kalmasını sağlamamız gerekiyor.Bu işlem ayrılık korkusu hastalığının önüne geçmek için oldukça gerekli.Yavru kafesde iken yanından uzaklaşıyoruz yada kafesi başka bir köşeye alıyoruz ve evden çıkıyoruz.İlk etapta sadece 15 dakika yeterli..Eve döndüğümüzde ise hemen yavrunun yanına giderek ona sevgi gösterisinde bulunmayın sadece yanına uğrayarak evde bulunduğunuzu belirtin ve 2-3 dakika sonra yavrunun yanına giderek kafesin kapağını açın.Tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkarın ve oyuna başlayın.Ayrı kaldığımız süreyi gün geçtikçe artıracağız.Örneğin ertesi gün aynı işlemi 30 dakika,daha sonraki gün ise 50 dakika olarak uygulayın.Bu uygulamayı sizin evde ayrı kaldığınız çalışma süreniz kadar uzatınız.
Yavrunuzun gerektiği kadar tuvalet eğitimini aldığına inandığınızda kafesin kapağını açık bırakarak yavrunun ev içinde serbest ve gözetmeksizin hareketini sağlıyacağız.Yine aynı prosedürü uygulayarak yani ilk etapta 15 dakika ikinci etapta 30 dakika ve daha fazlası olmak üzere yavruyu serbest bırakın bu arada kafesin kapağını açık bırakın ki istediği zaman içeri girebilsin.
Dikkat edeceğimiz önemli bir nokta yavrunun kafese zorla sokulmaması ve yine zorla çıkarılmaması.
|
|
|
| EVDE KÖPEK |
|
Seçmiş olduğunuz yavruyu eve getirmeden önce onun kalacağı yeri hazırlamalı ve gereken ihtiyaçları almalısınız.Bu ihtiyaçların en önemlisi yavruyu içine koyacağınız metalden bir kafes olacaktır.Ev kurallarına uyum sağlaması ve yavruyu kontrol altında tutabilmeniz için son derece gereklidir ve büyük ölçüde işinizi kolaylaştıracaktır.Köpekler doğal olarak yabani yaşam içinde bir inde yaşadıkları için gelecek olan yavrunuzda böyle bir yer isteyeCek ve bu alanda kendini güvende hissedecektir.
Bu kafesi koyacağınız yer;.
- Yavrunun rahatlıkla uyuyabileceği ve rahatsız edilemiyeceği bir yer seçin.
- Hazırlayacağınız yer elektrik kabloları,kimyasal,zehirli maddeler,kesici aletler,kolayca açılabilir ve kırılabilir cisimlerden uzak olmalıdır.
- Bu yer kuru,gerekli aydınlatma düzeni ve havalandırması olan,güneş ışığını kolayca alabilen ve çok sıcak olmayan gerektiği zaman kolayca temizlenebilecek bir yer olmalıdır.
- Genellikle köşeleri seçin.Herkesin kolay ulaşamıyacağı bir yer olmalı.Yavrunun kolayca hareket edebileceği,yatabileceği kadar yer olduğundan emin olun.
- Kafesin bir köşesini yumuşak, yavrunun ölçülerine uygun üzerine kıvrılıp yatacak bir battaniye veya sizin için uygun olan kolayca temizlenebilecek başka bir tekstil ürünü ile kaplayınız.Şimdilik bir yavru yatağı almanıza gerek yok çünkü bazı kazalar olabilir verdiğiniz para boşa gitmesin.Kafesin diğer köşesini her zaman taze su ile dolu olacak su kabı ile donatınız.Yemek kabını ise sadece yemek saatinde koyunuz ve yavrunuz yemeğini bitirdiği zaman alarak yıkayınız ve yeni öğün için temiz kalmasını sağlayınız.Eğer yavru yemeğini tamamlamadı yememek istiyor ise yine yemek kabını yavrunun önünden alınız.
- Yavrunun sıkılıp oynayarak zaman geçireceği oyuncaklarından birkaç tanesinide kafese koyunuz.Yokluğunuzda yavrunun size alışmasını sağlamak ve evde olmadığınız zamanı yavruya hissettirmemek için üzerinizde kokunuz bulunan bir atletinizide gerektiğinde kullanmak üzere hazır bulundurun.
Sıra Yavruyu Almaya Geldiğinde;
Üretici ile birlikte kararlaştırdığınız yavruyu almak için beklediğiniz o gün gelince birkaç önemli noktayı gözden geçirmeniz gerekiyor.
- Yavrunuz eve geldikten hemen sonra birkaç hafta sürecek yoğun tempoya ayak uydurmanız gerekecek.
- Günün büyük çoğunluğunda evde bir kişinin bulunması gerekiyor.Eğer böyle bir avantajınız yok ise kısa süre için kendinize zaman yaratmalı veya işlerinizi ertelemelisiniz.
- Tatile çıkmak veya zaman alacak bir plan yapmadığınızdan emin olun.Eğer böyle bir düşünceniz var ise üretici ile konuşarak zaman isteyin.
- Doğum günü,mezuniyet töreni yada toplantı gibi bir güne denk gelmemesine özen gösterin.
- Almak istediğiniz günü ve saati üretici ile kararlaştırınız.Üretici bu süre içerisinde yavruyu araba seyahatine hazırlamak için yemek vermeyecektir.
- Seçtiğiniz yavrunun yanına koyulmak için üzerinde kokunuz bulunan bir atletinizi yavruyu almadan birkaçgün önce üreticiye veriniz.Bu davranış yavrunun sizin kokunuzu tanıması için önemli.Aynı zamanda yavrunun yanına bırakılan atletinize diğer kardeşlerinden kokusu sinmiş olacak ve kardeşlerinden ayrıldığı zaman sizin kokunuzla birlikte kardeşlerinin de kokusunu alacağı için işler kolaylaşacak.
Yavruyu diğer kardeşlerinden ayırıp eve getirmek için en iyi zaman sabah saatleridir.Günün büyük çoğunluğu siz ve aile bireyleri ile olacak, ilk yemeğini sizin elinizden yiyeceği için az da olsa alışacak ve ilk geceyi kardeşlerinden ayrı olarak daha rahat geçirecektir.
Yavrunuz ile arabınızda yapacağınız yolculuk da önemlidir.Bu kısa seyahati yavru için yeterli olacağı kadar konforlu hale getirmelisiniz.Onu rahat ve kolayca içinden çıkamıyacağı bir kuyuya koyun.Kutu gazete kağıdı veya daha önce belirttiğim yumuşak tekstil ürünü ile kaplanmış ve içine oyuncuklar bırakılmış olmalıdırYukarıda belirttiğim, üzerinde sizin ve kardeşlerinin kokusu olan atletinizi de kutunun içine bırakmayı unutmayın. Kutunun altına, arabanızın yavrunun gerçekleştireceği olası bir kazada kirlenmemesi için plastik ile kaplayın ve birmiktar kağıt havlu veya peçete bulundurun.Yavru kutunun içinde elinizde veya dizinizin üzerinde olmaktan kendini daha güvende hissedecektir.Yukarıda da belirttiğim gibi köpekler inde yaşayan hayvanlar oldukları için doğallıkla kapalı bir yer isteyeceklerdir.Eğer yolunuz uzun ise her iki saatte bir yavruya tuvalet ihtiyacını gidermek için mola verin eğer hava çok sıcak ise yavruya su vermeyi ihmal etmeyin.
Eğer küçük çocuklarınız size bu seyehatte eşlik ediyorlar ise,onlara köpeğe (ne kadar zor olsa da) dokunmamalarını ve onu rahatsız edecek korkutacak davranışlarda bulunmamalarını,yavrunun yalnız kalması gerektiğini söyleyiniz.
Seyahat boyunca yavrunuzu direkt gün ışığından koruyunuz.Eğer hava çok sıcak ise arabanın içi daha sıcak olur ve siz bu sıcakta bunalıyor iseniz yavru köpeğiniz kendini sizden daha kötü durumda hissedecektir.Bunun için yavruya küçük damlacıklarla su püskürten bir fıs-fıs yardımcı olacaktır.Size eşlik eden yaşça büyük genç aile bireylerinden birine yavruyu yolculuk boyunca gözlemlemesi için görev veriniz.Kutunun veya yavruyu koyduğunuz kafesin devrilmesini engellemeli ayrıca yavruyu temiz tutması gerekiyor.Ancak bunları yaparken yavruyu kutudan çıkarmamalısınız.
Yavruyu üreticiden alıp arabaya koymadan önce on dakika çeverede gezinmesine izin veriniz.Bu arada eğer secereli bir köpek alıyor iseniz.üreticiden gerekli evrakların hepsini aldığınızı konrol edin.
Yolculuk esnasında aramanızı herzamankinden daha yavaş ve dikkatli sürün ani dönüşler ile tümseklere,çukurlara dikkat edin.
Eve Döndüğünüzde:
Eve vardığıızda yavru köpeğiniz yolculuk sonunda yorulmuş olacak.Arabadan dışarıya çıkartarak tuvaleti ve serin havayı ciğerlerine çekmesi için ona biraz izin verin.Evin diğer üyelerine heyacanlı olmamalarını komşularınızı bir hoşgeldin partisine davet etmemeleri için öğüt veriniz.Eve varış anından itibaren yavruya evin kokusuna,çevreye,eşyalara alışması için izin vermelisiniz.Daha sonra onu önceden hazırladığınız yuvasına götürünüz ve uyuması için zaman veriniz.Ancak altın kuralı unutmayınız:hiç kimse uyuyan yavruyu rahatsız etmemeli ve uyandırmamalı.
Yavru uyandıktan sonra kendini daha rahat hissedecek ve ilk yemeğini yemesi için hazır olacak.Onu kısa süre için dışarı çıkartın tuvaletini yapması için izin verin eğer yapar ise severek ödüllendirin,daha sonra yuvasına alarak sıcak su ile yumuşattığınız ve soğutmaya bıraktığınız yemeğini yavruya ikram ediniz,taze suyu da unutmayın herzaman dolu ve taze olarak yuvada kalması lazım.Eğer yemeğini yemedi ise bu yemeği yavrunun önünde bırakmayın.Yemeğini yedikten hemen sonra onu tekrar dışarı çıkartın ki tuvaletini yapsın.Her yemekten sonra bu hareketi tekrarlamalısınız.Eğer kaza ile eve yapar ise sakın yavruya bağırmayın ve onu cezalandırmayınYavru tuvaletini yapmadı ise her 10-15 dakika da tuvaletini yapıncaya kadar dışarı çıkarınız..Tuvalet eğitimi ile ilgili ayrıntılı bilgileri ileride ki sayfalarda bulabilirsiniz.
Yavru günün son yemeğini yedikten sonra ki günde 3-4 öğün yemesi gerekiyor ,eğer hava şartlarıda uygun ise dışarı çıkararak yine kendini rahatlaması için izin verin ve oyunuda ihmal etmeyin.Yavruyu yuvasına götürmeden önce tuvaletini yaptığından emin olun.
Yavrunun yatağı sıcak, temiz ve size daha önce anlattığım kolay temizlenen tekstil ile kaplı ve oyuncakları içerisinde olmalıdır.Bir kez daha su kabının dolu ve taze olması gerektiğini hatırlatıyorum.
Şu Geceler Olmasa:
En zor anlardan birisi de gece saatleridir.Yavrunuz ile istemesenizde günün büyük bir çoğunluğu beraber olduğunuz için yavru bir anda yalnız kaldığında tedirgenliğe düşecek, çünkü bu onun ilk yalnız gecesi daha önce hep kardeşleri ile birlikte sıcacık uyudu.
Yavru bu dönemede alışacak ama gelin ona bu ilk günlerinde yardımcı olalım. Nasıl mı?
- Eğer soğuk bir kış günü ise ve eviniz soğuk ise sıcak su torbasını doldurarak yavrunun yanına koyunuz.Böyle bir şey yok ise bir-iki litrelik pet meşrubat şişeleride size yardımcı olur.Suyun çok sıcak olmadığından emin olun.Bu hareketimiz ona kardeşlerinin sıcaklığını sağlayacak.
- Daha önce üreticiden yavrunun kafesine koymasını istediğiniz atletinizi tekrar kafese koyunuz.Unutmadıysanız çamaşırın üzerinde kardeşlerinin kokusu mevcut.
- Kendini yalnız hissetmemesi için tik-tak vuruşlu bir saat ya da kısık sesli bir radyoyu kafesin yanına koyunuz.
- Yavrunun havlamasına ve acıklı ağlamasına cevap vermeyin.Biliyorsunuz ki o şu an olamadığı kadar güven içinde.Yalnızca yalnız kalmaya alışık değil o kadar, bu yüzden tedirginlik hissediyor.Eğer yavru havlıyor ağlıyor diye yanına giderek ona cevap verirseniz: yavru bunu kısa sürü içinde öğrenerek,size karşı kullanmaya başlar.Unutmayın ki köpekler insan davranışlarını çok iyi yorumlar ve kullanırlar.Bunun için köpeğinize bir ip ucu vermeyin.
- Hazırladığınız kafesi kendi yatağınızın yanına da alabilirsiniz ve yavru gece geç saatlerde ağlamaya başlayınca kolunuzu uzatarak yavruyu kısaca sevmeniz yeterli olur.Ancak bazı kurallara uyarak.Yavru ilk günlerde yanınızda iken,ilerki günlerde yavaş yavaş sizden uzaklaşmalı.Örneğin ilk günler yatağınızın yanında iken daha sonraki günlerde yatağın köşesinde,odanın köşesinde,kapının yanında ve odanın dışında gibi.Bu eylemi en son olarak yavrunun kalmasını istediğiniz yerde son vereceksiniz.Eğer herzaman yanınızda kalmasına izin verseydiniz ileride tedavisi çok zor olan Ayrılık Korkusu adlı hastalığa zemin hazırlamış olursunuz.Bu davranışı engellemek için eğitim programınıza ekleyerek yavrunun belli süre sizden ayrı kalmasını sağlamalısınız.
Günaydın:
Yorucu gecenin ardından yeni ve değişik bir sabah artık sevimli yavrunuz hayatınıza renk katacak.
Sabah yavruyu karşılamak için eski elbiselerinizi giyiniz,çünkü gece yavru bir kaza yapmış veya suyunu dökmüş olabilir, kirli,ıslak patileri ile üzerinizi kirletmesin.Hemen onu dışarı çıkartın sindirim sistemi gayet iyi çalışmasına rağmen şu sıralarda tuvaletini tutmakta zorlanıyor.Eğer kafesi kirli ise temizlemeyi unutmayınız.
Yavruya sabah kahvaltısını sunun,tuvaleti ve oyun için tekrar dışarı çıkarın ve veterinerinze telefon açarak ilk kontrol için randevu alın.Veteriner kontrolunü ihmal etmeyin ve geciktirmeyin.Veteriner size parazitler,hastalıklar ve aşı takvimi hakkında bilgi verecek,bundan önemlisi köpeğinizi kontrol edecektir.Veterinere giderken yanınıza köpeğin sevdiği oyuncak veya bisküvisini almayı unutmayın ve bu yiyeceği veterinerden muayene anında ve köpeğiniz ile tanışma esnasında vermesini isteyin bu davranış ona veteriner önlüğünün iyi bir şey olduğunu anlatacak..Veteriner muayenehanesi genelde köpeğe küçükde olsa acı veren bir yer olduğu için,muayene dışında da veterineri ziyaret ederek yavrunun bu ortamı kötü tecrübeler ile tanımamasını sağlayın.Unutmayın köpeklerin ilk tecrübeleri en derin kalıtımı sağlar.
Veteriner kontrolü bittiğinde ilk sosyalleştirme ve eğitim aşamaları başlayacak ve köpeğiniz ile 10-14 yıl sürecek bir ilişkinin nasıl olacağınına dair ipuçları veren dönem başlayacak.Köpeğinizin sosyalleştirilmesi tamamen size bağlı.Şunu unutmayın ki yapacağınız işler,köpeğin öğrenmesi için çaba sarfetmesinden daha kolay olacak Çünkü burada hayatı değişen taraf yeni yavrunuz.
NEDEN KAFES KULLANMALIYIZ.
Size şöyle bir soru sorsam nasıl cavap verirsiniz? Bebeklerimizi neden özel olarak yapılmış bebek karyolasına yatırırız?Şuna emin olunki vereceğiniz cevap,yavru köpeğimiz için aradığımız cevaptır.Bebeği ne için o karyolaya yatrıyor isek yeni yavrumuz içinde kafesi o yüzden kullanacağız..İster inanın ister inanmayın köpek eğitim teknikleri çoğunlukla "Çocuk Bakımı ve Eğitimi " kitaplarından esinlenerek hazırlanmıştır.
Yeni yavrunuzun ev ve tuvalet eğitimine yardımcı olmanın yanısıra kafes yavrunuz için güvenli bir ortam oluşturur.Bir çok kişi kafes kullanmanın yararını bilmemektedir.Onun şu günlerdeki sevimli yaramazlıklarını kafes ile kolayca önleyebilirsiniz.Örneğin kafes kullanarak yavruyu elektrik kablolarından,zehirli maddelerden uzak tutabilir ve terlik,ayakkabı veya masa ayaklarının yavrunun o doymak bilmeyen kemirme arzusundan koruyabiliriz.
Kafes doğru şekilde kurulduğunda ve kullanıldığında yeni yavrunuz bu ortamdan oldukça hoşnut kalacak.kendisi için konforlu,sessiz ve rahatça uyuyabileceği bir yere sahip olacaktır.
Daha önce de belirttiğim gibi kafesin bir köşesini kolay temizlenen bir tekstil ürünü ile ki yavru bu kısımda uyuyacak ve yemek yiyecek,diğer kısmını ise yavrunun tuvaletini yapması için (Tercih sizin isterseniz dışarı çıkarabilirsiniz.)gazete kağıtları ile kaplamalısınız.Kafesin içine herzaman dolu kalacak su kabını (Saat 19:00 dan itibaren tuvalet eğitimini kolaylaştırmak için kaldıracağız.) ve birkaç oyuncağını koymayı unutmayacağız.
Çocukların bilmesi gereken en önemli nokta kafesin yavrunun "evi" olduğu ve içindeyken özellikle uyurken rahatsız edilmemesi gerektiğidir.
Yavrumuza ev kurallarını kademe kademe öğretmeliyiz.Amacımız ilk önce yavrunun güvenini kazanmak.Bu işlemi yavrumuzla rahatlatıcı bir ses tonu ile konuşarak ve ani hareketlerden kaçınarak yapacağız
Yavrumuzu kafese koyarak orada saatlerce kalmasına izin veremeyiz..
İlk Günler: Eğitime yavrunun eve geldiği ilk günden itibaren başlıyabilirsiniz.Yavruyu kafese alıştırmak için bütün yemeklerini kafes içinde vermeliyiz,yavru için diğer lezzetli yiyecekler ve kemirmesi için aldığınız kemikleride yavruya burada sunacağızEğer halının üzerinde uyumuş ise onu yavaşça uykusuna devam etmesi için kafese koyacağız.Uyandığı zaman övgü ve rahatlatıcı bir ses tonu ile kafesten alıp tuvaletini yapması ve oyun için dışarı çıkaracağız .Hiç bir zaman havlıyor ve ağlıyor diye kafesten çıkarmayacağız. İlk hafta içinde kafesin yanınızda bulunmasında fayda var,böylece yavrunun ağlamasını ve havlamasını önlemiş oluruz.Kafesin kapağını açık bulundurun,bırakın biraz çevreye alışşın ancak yavrunun gözünüzden kaybolmasına izin vermeyin ve onu takip edin.Yavruya ilk günler evin içinde koşup oynamasına izin vermeyeceğiz.Çünkü evimizin yavru için yaşayacağı yer değil sadece kafesin onun evi olduğunu anlatmaya çalışacağız.
İkinci Hafta : Bu hafta içerisinde yavrunun kafes içerisinde yalnız kalmasını sağlamamız gerekiyor.Bu işlem ayrılık korkusu hastalığının önüne geçmek için oldukça gerekli.Yavru kafesde iken yanından uzaklaşıyoruz yada kafesi başka bir köşeye alıyoruz ve evden çıkıyoruz.İlk etapta sadece 15 dakika yeterli..Eve döndüğümüzde ise hemen yavrunun yanına giderek ona sevgi gösterisinde bulunmayın sadece yanına uğrayarak evde bulunduğunuzu belirtin ve 2-3 dakika sonra yavrunun yanına giderek kafesin kapağını açın.Tuvalet ihtiyacı için dışarı çıkarın ve oyuna başlayın.Ayrı kaldığımız süreyi gün geçtikçe artıracağız.Örneğin ertesi gün aynı işlemi 30 dakika,daha sonraki gün ise 50 dakika olarak uygulayın.Bu uygulamayı sizin evde ayrı kaldığınız çalışma süreniz kadar uzatınız.
Yavrunuzun gerektiği kadar tuvalet eğitimini aldığına inandığınızda kafesin kapağını açık bırakarak yavrunun ev içinde serbest ve gözetmeksizin hareketini sağlıyacağız.Yine aynı prosedürü uygulayarak yani ilk etapta 15 dakika ikinci etapta 30 dakika ve daha fazlası olmak üzere yavruyu serbest bırakın bu arada kafesin kapağını açık bırakın ki istediği zaman içeri girebilsin.
Dikkat edeceğimiz önemli bir nokta yavrunun kafese zorla sokulmaması ve yine zorla çıkarılmaması.
|
|
|
| KÖPEK ALIRKEN |
|
Sağlık
İlk kontrolümüzü sağlık açısından yapmamız gerekir çünkü sağlığı yerinde olmayan bir köpek, karakteri ve davranışları nekadar yüksek olursa olsun hastalığın verdiği sebepten dolayı başarısız olur.Sizinde yavru seçiminin bu noktasına çok önem vermeniz gerekmektedir.Seçeceğiniz yavru sizinle birlikte 14-16 yıl ve günün çoğunluğunda birlikte olacaktır.Köpeğinizde ortaya çıkacak bir hastalığın sizi çok üzeceği kesindir.Uzun zaman sonraki hastalıkları tahmin edemesek de, sağlıklı bir yavruyu seçmek zorundayız.Daha sonra onu veteriner kontrolünden geçirerek ilerideki hastalıklara karşı aşılarını yaptırmalıyız.Bu aşılardan bazıları üretici tarafından yapılmış olabilir,bunun için yavruların aşı karnesini isteyin ve kontrol ederek parazit kontrolünün yapılıp yapılmadığını ve hangi aşıların yavrunun üzerinde olduğunu değerlendirin.Sizlere köpekler için önerilen aşı takvimi sağlık bölümünde verilmektedir. Yavrulara genel olarak baktığımızda yukarıda daha önce saydığımız özelliklere sahip olmalıdırlar.Bu özellikleri tekrar hatırlamak istersek;
- Canlı görülmelidirler.(Tabii uyku saatinde gelmediyseniz.)
- Dokunulmasına izin vermeli,aşırı ürkeklik veya saldırganlık gözlemlenmemelidir.
- Bir yavru diğer kardeşleri üzerinde hakimiyet kurmuş olabilir.Diğer kardeşler ona boyun bükebilir.Bu doğal bir davranıştır,sürü kuralları işlemeye başlamış.Bu doğal harekete normal bakabilirsiniz.
Sağlık Kontrolleri :Canlı,hareketli ve size cevap veren yavrulardan birini ön ayaklarının vücud ile birleştiği yerden iki eliniz ile yavaşça kaldırın ve kalçasını destekleyerek tutun.Bu esneda yavrunun sizden korkmaması için ani hareketler ve sesler çıkarmayın ve sağlık kontrollerine başlayın.
dikkat..
Köpeğinizi i satın alırken''''viral hastalıklara karşı'''' sağlık garantisi veren satış
sözleşmesi yapmalısınız bu çok önemlidir,
ticari kaygıyla bazı gözü dönmüş satıcılar "bende öleceğine müşteride
ölsün" mantığı ile komik veya astronomik paralara yavru hayvanlar satıyorlar..Bu
da, köpek satın alan çocuk ya da yetişkinlerin kliniklerde sabahlamalarına ve hatta
psikologlara kadar varan üzüntüler yaşamalarına sebep oluyor!!!"bu bilgiyi gönderen pan pet shop pan veteriner kliniği ne teşekkürler"
- Vücudu üzerinde yaralar,şişlik veya bir ur olmamalı.
- Gözlerde sürekli akıntı olmamalı.Gözlerini kontrol etmek için bir parmağınızı yavrunun göz hizasında hareketli olarak sağa sola çevirin ve gözün takibini inceleyin.
- Kulaklarda akıntı ve koku olmamalı.Bu kontrolü ya da diğer kontrolleri yaptıktan sonra yavruyu yere bırakın ve sağ ve sol kulakları hizasında ellerinizi çırpın,yavrunun davranışını gözlemleyin.Sesi duyuyormu?
- Burun nemli gözükmeli,çok kuru olmamalı ve akıntı gözlemlenmemelidir.
- Dişler beyaz,sağlıklı görülmeli,diş kayıpları olmamalıdır.Damak solgun değil pembe renkli olmalıdır.
- Kalbini dinleyerek atım seslerini dinleyin.Alışılmamış bir kalp ritimi veya ses var mı.?
- Nefes alışını dinleyin.Ciğerlerden veya burundan hışırtılı sesler gelmemelidir.
- Nefesini koklayın.Ağır bir koku gelmemelidir.Eğer var ise muhtemelen parazit kontrolüne gerek var.
- Genital organlarını kontrol edin.Akıntı olmamalı ve ağır kokmamalıdır.
- Derisini ve tüylerini dış asalaklar için kontrol edin.
- Karın alt bölümünü eliniz ile kontrol edin.Bir şişlik farkederseniz muhtemelen fıtık olacaktır.
- Yavrunun kakasına bakın parazit var mı?
Karakter Açısından:
Gerekli sağlık kontrollerini yaptıktan sonra sıra yavruları karakter açısından test etmeye ve sizin yapınıza uygun bir yavru seçmeye geldi.
Yavruların sevimliliği sizi yanıltmasın, aceleci davranmayın ve kendinize özgün bir yavru seçin.Yavruların hepsi sevimli ve doğal olarak yaramaz ancak hepsinin kendine özgü karakteri var ve siz yaşam tarzınıza uygun bir yavruyu seşmelisiniz.Bu seçim ileride küçük yaramaz büyüyüp erişkin hale geldiğinde büyük önem kazanacak ve size oldukça yararlı olacak
Bu seçimi yapmakla ileride karşılaşacağınız bir çok sorunu da daha ortaya çıkmadan bertaraf edecek ve küçük yavrunuza beslediğiniz sevginiz azalmadan ve ayların,yılların verdiği tecrübe ve birliktelik ile katlanarak büyüyecek.Pek çok köpek sahibi severek ve özen vererek aldığı köpek yavrusu için ileride baş belası olarak söz etmektedir.Bu sorun yavruyu alırken karakter testi yapmamaktan ve yavrunun gelişme esnasında yöneltilen yanlış davranışlardan kaynaklanmamaktadır. İleride böyle bir duruma düşmemek için bu testi uygulayın ve yazımın başında söylediğim ve bu sayfalarda anllatığım gibi yavrunuza doğru ve kuralcı bir şekilde davranmaya özen gösterin.
Yavru Çok Hareketli, Girişken ve Sevecen Davranıyor Çok Az Tereddüt Ediyor İse:Bu davranışı sergileyen yavru kendine tam bir güven sergiliyor.Çevresindeki olayların farkında ve hemen cevap veriyor.Yeni tanıştığı bir olaya kısa bir çekingenlikten sonra uyum sağlıyor.Bu yavru ileride aktif olacak,aynı zamanda çevreyle olan uyumlu ilişkisi ve kendine güveni sayesinde rahatça ev ortamına ve şehire kolayca adepte olacak ,tabii doğru bir şekilde sosyalleştirildiği takdirde.Eğitimi kolayca yapılabilecek.Bu yavru siz ilk kez köpek sahibi olacak ,hayat dolu hareketli,sık sık yürüyüşe veya koşuya çıkan günün büyük bir bölümünü köpeğinizle geçirecek ve geçirmek isteyecek kişiler için birebir.
Yavru Hareketli,Girişken,Sevecen,Çok Az Tereddüt ediyor Aynı Zamanda Atılgan, Kardeşleri Üzerinde Hakimiyet Sahibi İse:Bu davranışı sergileyen yavru lider olma isteği içerisindedir.İleride çok hareketli,eğer başarabilir ise arkadaşları üzerinde hakim ve biraz inatçı olacak, eğitiminde zorlanacaksınız.Size kendi isteklerini kabul ettirmeye çalışabilir.Bu yavru ilk kez köpek sahibi olacak kişiler için uygun değildir,daha çok deneyimli bir sahib için ideal.Yavruyu almak isteyen kişi yukarıdaki koşullar içinde kendini hazır hissetmeli,yavruyu çok şımartmamalı daha katı bir yapıya sahip olmalı,kurallardan ödün vermemelidir.
Yavru Kardeşleri İle Oyuna Az Katılıyor Ürkeklik Gösteriyor İse:Bu davranışı sergileyen yavru ise ileride pasif olacağının işaretini vermektedir.Diğer kardeşlerinin hakimiyetini kabul etmiş gözüküyor.Kendini savunmak ve hayatta kalmak için daha gayretli olmalı.Bu yavru ise; normal bir yaşam tarzına sahip,günümüzün birçok bireyi gibi işten eve,evden işe gelen kişiler için ideal.Yavruya sahip olmak isteyen kişi aynı zamanda köpekleri,hayvanları çok sevmeli, sabırlı olmalı Hırçın,sinirli bir karaktere sahip olmamalı.. Sinirli ve hırçın davranışlar, en üst düzeyde karaktere sahip bir yavruya bile doğru şeyleri öğretemez onu daha zor durumlara sokabilir.Oysa bu yavru için her zamankinden daha sevimli,sabırlı olmalısınız.Çünkü köpeğiniz ürkeklik gösteriyor bu ürkeklik ise ancak ve ancak yavruya yumuşak ve sabırlı davranışlar ile önlenebilir.Bu yavrunun sosyalleştirme eğitimine çok çok önem verilmeli ve daha uzun sürede yapılmalıdır.Ani yüksek seslerden ve davranışlardan uzak tutularak özenle yeni durumlarla ve insanlar ile tanıştırılmalıdır.Özellikle ilk tanışmalar önemli olduğu için gereken dikkat gösterilmelidir.Örneğin bir arkadaşınız ile yavrunuzu tanıştırıyorsanız.arkadaşınıza ani hareketlerden kaçınmasını yavaş hareketleri ile ona sevdiği yiyeceği veya oyuncağını sunmasını ve sevmesini istemelisiniz.Bu davranış mümkün olduğu kadar çok kişi ile yapılmalıdır.Ya da araç trafiği ile tanıştıracaksanız ilk önce en tenha yolları tercih etmeli ve yola fazla yaklaşmamalısınız.
Yavru Kardeşleri İle Oyuna Az Katılıyor Son Derece Ürkek ve Köşelere Sığınmak İstiyor İse:Bu küçük yavru ise,sürünün en son üyesi.Muhtemelen annesi bu yavruya biraz kızmış ve hırpalamış.Kendisinin ürkek karekteri ile de birleşerek durumu daha kötüye gitmiş.Muhtemelen diğer kardeşlerinden daha zayıf çünkü yeterli beslenememiş,annesi memeden uzaklaştırmış veya aktif olmadığı için yerini diğer kardeşlerine kaptırarak yeteri kadar süt emememiş.Üreticinin bu yavruya daha dikkatli bakması gerekiyordu.Süt emmesine yardımcı olması ve sütten kesildiğinde ise ona özel besin hazırlaması yerinde bir davranış olurdu.Her ne kadar vahşi ortamda olmamasına ve kontrol altında olmasına rağmen doğanın kanunu gereği güçlü olan hayatta kalacak ve yaşamını sürdürecektir.Yavru beslenme yönünden zayıf kaldığına göre geri planda kalması doğal bir sonuçtur.Bu yavruyu almak isteyen yukarıda anlatılan diğer ürkek yavruya sahip olmak isteyen kişi ile aynı karaktere ve yaşama sahip olmalı ama ondan çok daha fazla ve itinalı davranarak yavruya yaşamı öğretmelidir.Gerektiği gibi davranılır ise yavru kendisini toparlar ve size uyum sağlar ve yaramazlıkları az olan sevecen bir köpeğiniz olur.Eğer yavru beslenmiş gözüküyor ama bu davranışları sergiliyor ise birinci kısımda anlatılanlar yinelenmiş olabilir.Bu köpeğe de aynı şekilde davranılmalıdır.
Koruma Köpeği Seçimi İle Yavrulara Uygulanacak Diğer Karakter Testleri:Koruma köpeği seçimindeki yanlışları daha önce belirtmiştim.Bu konuya burada da değinmek istiyorum.Bir çok kişi koruma amacı ile köpek istemekte ve almaktadır.Ancak her köpek koruma yapamaycaktır.Bu özellik onun genlerinde ve kalbinde bulunmalı ve koruma iç güdüsü güçlü olmalıdır.Koruma köpeği seçiminde en önemli nokta yavrunun ailesinin özellikleridir.Genetik kalıtımla yavruya aktarılan koruma ve savaşma iç güdüsü ile cesurluk ne kadar yüksek ise yavru okadar başarılı olur.Bunun için yavrunun anne ve babasını görev yaparken izlemeniz seçeceğiniz yavrunun geleceği hakkında bilgi almanıza yardımcı olur. Diğer bir önemli unsurda Cesarettir.Köpeğin koruma içgüdüsü yüksek ve ısırmayı seviyor olabilir ancak kötü adamın karşı saldırısında görevinden vazgeçip geri çekilir, ürkeklik gösterir ise köpek görevini tam anlamı ile yapamayacaktır köpeğe yapılan yatırım ve eğitim ise o an boşa gidecektir.Özellikle bu ürkek köpek saldırı esnasında sert bir darbe ile karşılaşır ve geri çekilir ise çok büyük bir ihtimal ile bir daha saldırmayacak geri planda kalmayı tercih edecektir.Bunun için ilk önce bakılacak yerlerden biri köpeğin kalbidir.Biz köpeğin kalbine bakarak içinde ne olduğunu ve karışık, zor durumlar ile tehdit altında ne hissettiğini anlamak zorundayız.Aradığımız şey ise son derece güçlü cesaretdir.Şu unutulmamalıdır ki;cesaret köpeğin kalbinde yatar.Sonsuz bir sevgi ve sadakat ile bağlı olduğu sahibine veya eğitmenine karşı girişilecek ölümcül bir hareket karşısında kendi güvenliğini ve hayatını hiçe sayarak cesareti ile tehdite karşı koyan köpek ideal bir koruma köpeğidir.Cesareti olmayan bir koruma köpeği ise boş bir köpektir.Doğumdan sonra 24-48 saat arasında yapılacak testler;
- Yavrular memede iken memeden alın ve doğumsandığının bir köşesine koyun ilk önce hangi yavruların durumun farkına vardığını ve annesini aradığını gözlemleyin .
- Yavrular ve anne doğum sandığında iken anneyi yavruların yanından uzaklaştırın ve hangi yavrular annesine ulaşmak istiyor,eğer hepsi harekete geçerse ilk önce davrananları kaydedin.
|
|
|
| Sosyalleştirme |
|
Yeni yavru köpeğinizin sosyalleştirme eğitimi oldukça önemli bir dönemi kapsamaktadır bu dönem içerisinde yavruya öğrettikleriniz köpeğinizin davranışlarını belirleyecektir. ileride çıkabilecek sorunların kaynağını bu eğitim devresi içinde çözerek sizinle uyum içinde olan topluma adepte olmuş ve herzaman yanınızda olan bir köpek sahibi olacaksınız.
Köpekler bizden farklı olarak dünyayı ve yeni karşılaştığı olayları burunlarını,gözlerini,kulaklarını,ağızlarını kullanarak ve kokuları ile seslerini hafızalarına kaydederek öğrenirler.Bunun için yavrunuza yeteri kadar çevreyi ve aile bireylerini keşfetmesi için zaman vermelisiniz.
Köpekler bildiğiniz gibi tek başına yaşayamaz.Bir sürü topluluğu ile birlikte olur ve yaşaması için içinde bulunduğu sürünün kurallarına uyması gerekir.Şu an ise siz yavruyu ailesinden ayırarak yanınıza aldınız artık onun ailesi sizsinizYeni yavrunuzda zaten böyle düşünmektedir.Sizi insan olarak değil aynen doğası gereği bir sürü üyesi olarak görür ve atalarından ona miras kalan güdülerini kullanır.Fakat bu güdüler günümüz toplum hayatı için pek de yeni sayılmaz yavru bu hayata uyum sağlamaya çalışır fakat yavruyu kendi haline bırakır isek ve onu ileride tanışmak zorunda olduğu kavramlardan uzak tutarsak köpeğimiz korku dolu olur,rahat hareket edemez,insanlara saldırabilir,hem cinsleri ile ilişkileri zayıf olabilir,sizde bu durum için köpeğinizi suçlayıp "Küçükken çok şirindin,şimdi niye böyle yapıyorsun.Keşke seni almasaydım" gibi sözler söyleyerek ona kızabilirsiniz..Oysa şuçu yavruda değil kendinizde aramalısınız.Okulda öğretmeni tarafından çocuğa öğretilmemiş bir bilgiyi çocuğumuza sorup cevap alamaz ve bu anda küçüğe kızarsak yanlış yapmış oluruz.Çünkü kabahat küçükte değildir..İşte bütün bu ve benzeri istenmeyen olayları önlemek için adına sosyalleşme dediğimiz olguya çok önem vermeli ve hassas bir şekilde uygulamalıyız ancak bu yolla toplum içinde kabul edilir,sorunsuz bir köpek sahibi oluruz.
ANA KURAL:
Yavru köpeklerin ilk deneyimleri en güçlü ve kalıcı deneyimlerdir.Bunun için ilk deneyimlerin mutlaka pozitif yönde olması gerektiğini unutmayınız.Yavru köpeğiniz eve geldikten sonraki ilk 5(beş) hafta içindeki davranışlarınız yavrunun ömür boyu koruyacağı ana karekterini oluşturacaktır.(Köpeğiniz 8 (sekiz) haftalık iken alınmıştır.)Bu süre içerisinde yavrunun karekterini şehir ve aile ortamına uyumlu hale getiremez iseniz ileride davranışlarını değiştirmede çok zorluk çekersiniz.
AMAÇ :
Yavrunun toplum içerisinde ve şehir içerisinde karşılaşacağı aklınıza gelebilecek her türlü olay ile küçük yaşlarda tanıştırarak alışmamış olduğu durumlara adepte olması ve bu olaylar karşısında güven duygusunun kuvvetlendirilmesi.
SONUÇ:
Aşağıda açıklamalarını bulacağınız yöntemleri kullanarak yavrunun istenmeyen davranışlarını engellemek ve ileride sorunsuz veı her türlü koşula uyum sağlayan sosyal bir köpek yaratmak.Bu yol ile insanların köpek üzerindeki olumsuz düşüncelerini değiştirmek.
Burada önemli bir noktayı size tekrar hatırlatmak istiyorum:
Yavru köpek alırken çoğumuz bir aylık köpek almaktayız.Bu çok yanlış sonuçlar doğuran bir düşüncedir.
Yavru köpek mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralların ve köpek davranışlarının öğretilmesi gerekmektedir.Eğer yavruyu annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayırır isek yavrunun temeli olmadığı için hayata adepte olmakta zorlanacak ve sorunlar ortaya çıkacaktır.Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık iken alınız.Bu süre içerisinde annesinin yanında minimum 4-5 hafta.Geri kalan 3 haftanın ise kardeşlerinin yanında oyun oynarak geçirdiğinden emin olunuz.
Yavru Sekiz (8) haftadan önce alınır ise:
Gereğinden önce kardeşlerinin yanından ayrılır ise,yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı köpek kuralları ve kendini ifade etme bilincinden yoksun kalacağı için hemcinsleri ile olan ilişkilerinde ve hayata adepte olmada sorun çıkaracak,muhtemelen kendine güveni olmayan bir köpek olacak.
Yavru Sekiz (8) haftadan sonra alınır ise:
Bu süreden sonra alınan köpek ise,eğer üretici tarafından sosyalleştirilmedi ise, insanlar ve şehir içinde karşılaşacağı durumlarda sorun çıkaracak yine topluma uyum sağlamakta zorlanaktır.
Sosyalleştirme eğitiminin önemini ve yavrunun gelişme aşamalarını öğrenebilmek için gelin aşağıdaki tabloya bir göz atalım.
|
|
|
| Bakım |
- Uzun kürklü ırklar Koli veya uzun tüylü Alman Çobanı gibi köpekler günlük ve daha geniş zamanda yapılan bakıma ihtiyaç duyarlar.Her gün ilk önce fırça ile taramaya başlayın daha sonra düz fırça ile ve son olarak geniş aralıklı tarak ile tarayarak kürkü temiz ve düzenli bir hale getirin.
- Kıvrık tüylü köpekler sert ve sıkışık dış kürk ile hassas alt kürke sahiptir.Bu tip ırklar içinde günlük tarama ve fırçalama gereklidir.Ölü tüylerin tarak veya el ile alınırak yeni çıkan tüylere yol verilmesi gerekir.
- Kaniş ve Terier gibi küçük kıvrık ve fazla dökülmeyen kürk tipi için fırçalamaya gerek yok diye düşünebilirsiniz.Yanlış yapmayın.Her ırktan köpek kürkün temiz ve düzgün görünmesi için düzenli fırçalanmaya ve bakıma ihtiyaç duyarlar.
- İpeksi kürke sahip olan ırklar Yorkshire Terrier veya Afgan tazısı gibi yine günlük fırçalanmaya ihtiyaç duymaktadırlar.Düz ve kaygan nitelikli bir fırça kullanınız, kürkü parlatmak için sık aralıklı fırçanızı ve son olarakda geniş aralıklı tarağınızı kullanınız.
- Son kürk tipi ise çok fazla taramaya ihtiyaç duymamaktadır.Bu ırklardan Labrador günlük fırçalamaya ihtiyaç duyar iken diğer ırklar Boxer ve Dalmaçyalı ise elimize giydiğimiz lastik veya kauçuktan yapılmış fırçalar ile hızlı bir şekilde taranabilir.
KOLAYLIKLAR:
- Köpeğinizi taramak ve banyo yapmak için sakin ve rahat zamanını seçiniz.Yürüyüşden sonra veya enerjisini harcadığı oyundan sonra daha sakin duracaktır.
- Rahat durmasını öğretmek için yanınızda sevdiği bisküvilerden bulundurun ve ödül olarak verin.
- Köpeğinizi bir masanın üzerinde (Köpek ırkına bağlı) taramanız daha kolay olur.Masanın dengeli olduğundan ve kaymadığından emin olun.
- Köpeğiniz rahat durmuyor veya bakım yapmakta zorlanıyor iseniz yardım isteyin.
- Tararken vücudunu kontrol edin.Ur,şişlik,sivilce,çizik,kızarıklık,dokununca acıyan bir bölge ,kanama,iltihap,tüy dökülmesi,pire, kene ve yabancı cisimler gözünüze çarpıyormu?
TÜY BAKIMI
- Tarama tüyde oluşan problemlerin sonuçlandırılması için ilk adımdır.
- Koltuk altı,yüz ve kuyruğu tararken çok hassas olun.
- Köpeğinizin kürk yapısına ve ırkına uygun bir fırça ile köpeğinizin arka bacaklarından başlayarak ve vücudun ön tarafına doğru devam ederek tüyleri tarayın.
- Eğer tüyler birbirine dolaşmış,içinden çıkılamayacak bir hal almış ise bu yüzeyi fırçalamayın.Dolaşmış olan kısmı ilk önce elleriniz yardımı ile açmaya çalışın ve daha sonra üst tarafından tutarak diğer eliniz ile aralıklı bir yapıya sahip tarak ile tarayınKüçük parçaları makas ile de kesebilirsiniz..Hassas olun, dolaşan ve bir topak halini alan kısım üzerinde küçük bölümler halinde çalışın,topağın bütününde yağacağınız bir çalışma size zorluk çıkarabilir.
- Tüyleri tamamiyle fırçalayıp kırışıklıkları açtıktan sonra,kürkü tarayın,kulaklar arasındaki ve bacakları tarama ile kulaklarını fırçalarken diğer eliniz ile kulağa destek olmayı ve bu bölgelerin de köpeğiniz için çok hassas olduğunu unutmayın.
- Tarama esnasında vücudu kontrol edin.Yukarıda bahsedilen durumlardan birini veya birkaçını görür iseniz not edin ve veterinere başvurun.Derinin temiz olması gerekiyor.Pire kontrolü için beyaz bir kağıdın üzerinde tarağı silkeleyin,kahverengi küçük lekeler varmı?
GÖZLER
- Göz akıntıları ve çapaklar ıslak bir pamuk ile kolayca temizlenir.
- İki göz için ayrı pamuk kullanınız.
- İçeri doğru değil,içten dışarı doğru çalışın.
- Gözlerde çapak kalmasına izin vermeyin.Düzenli olarak temizleyin.Doberman ırkında gözlere azami dikkat göstermeniz gerekir.
- Gözlerde kızarıklık,aşırı akıntı veya katarakt oluşumu gibi belirtiler var ise veterinerinize başvurun.
BURUN
- Nemli bir pamuk ile burnun alt ve üst kısımlarını temizleyin.Yemek veya çamur kalıntılarına dikkat edin,kurumasına izin verirseniz kabuk tutmasına zemin hazırlamış olursunuz.
- Bir parça vazalin sürerek bu kurumuş yemek veya diğer kalıntıları temizlemeye çalışın.dokununca acıyabilir onun için hassas olun.
KULAKLAR
- Kulakların içini çim yada başka bir yabancı cisim ve akıntı,koku,iltihap,kir yönünden kontrol edin.
- Kulakların içini alkoll ile nemlendirilmiş bir pamuk yardımı ile içten dışa doğru hassas bir şekilde temizleyiniz. Alkol''ü çok fazla pamuğa emdirmekten kaçının.Alkol'' ü tercih etmemizin nedeni uçucu olması ve rahat temizlemesi.unutmayın kulağını yıkamayacağız sadece sileceğiz.
- Her iki kulak için ayrı pamuk kullanın.
- Çok içlere kadar girmemeye çalışın.Kulak zarına zarar veremeyiz ama pamuğun yada başka bir yabancı cismi kulak kanalına kaçırabiliriz.
- Uzun kulaklı veya tüyleri fazla olan köpeklerin kulakları hava akımına açık olmadığından bu ırktaki köpeklerin kulaklarını şüpheli bir şekilde ve düzenli kontrol etmeliyiz.Kulağın içindeki uzamış tüyleri bir cımbız yardımı ile alınız.Birkaç tüyü birden çekmeye çalışmayın bu köpeğinize acı verir ve haklı olarak itiraz edebilir.Biraz talk pudrası sürmek işinizi kolaylaştırır.
- Kulak içindeki kılları kesmeyin.Kesilen tüyler kulak kanalı içine düşerek tahrişlere ve enfeksiyonlara neden olabilir.
- Eğer kulak temizliğini yapamıyor iseniz.Veterinere yada bakım yapan yerlere götürün.
DİŞ
- Köpeğiniz yaşlandıkça dişleri üzerinde sarı lekeler ve diş taşı oluşmaya başlar.Bu baktarilerin vermiş olduğu zarardır ve diş eti hastalıklarına neden olur.
- Kötü durumlarda veterineriniz size yardımcı olacaktır.Fakat düzenli fırçalama ile köpeğinizin diş sağlığı yerinde olabilir..
- Piyasada kolaylıkla bulacağınız köpekler için hazırlanmış macun kullanınız.Bizim kullandığımız macunlar köpüren cinstendir bu durum köpeğin telaşa düşmesi ile yutulduğu zaman ise gastric problemler ile kusmalara neden olabilir.Köpek diş macunları çeşitlidir,büftekli,tavuklu,vanilyalı,naneli köpeğinizin tercihine göre.
- Kullanacağınız fırça çocuklar için hazırlanmış yumuşak olanlarıdır. Aynen bizde olduğu gibi dairesel bir şekilde ve aşağıdan yukarı hareket ile fırçalayınız.
- Köpeğiniz diş fırçasına tepki gösteriyor ise (Küçük yaşlarda alıştırmalısınız) parmağınız ile bu işi yapabilirsiniz.Yada parmağa takılan küçük fırçalarda olabilir.
- Haftada 3-5 fırçalama maximum düzeyde koruma sağlar.
- Köpeğinizde ağız kokusu,diş eti kanaması,diş etinde renksizlik,tartar görür iseniz veterinerinize danışınız.
AYAKLAR
- Patileri,yaralanmalar,çatlamalar,kırık ve uzun tırnak yönünden kontrol edin.
- Fazla egzersiz yapan ve sert zeminlerde kalan köpeklerin tırnaklarına dikkat edin.Köpekler için tasarlanan tırnak makası ile tırnağın fazla içeri inmeden sadece ucunu kesin.
- Tırnağın biraz ucundaki "Quick" adı verilen kısmı kesmemeye dikkat edin.Bu bölgenin kesimi kanamaya yol açar.Eğer köpeğinizin tırnağı beyaz ve açınk renkte ise "Quick" kısmını görebilirsiniz.
- Köpeklerin evrimleşme sonucu artık kullanmadığı diğer pençesinide kesmeyi unutmayın.Çünkü bu tırnak yer ile temas etmediği için aşınmaya maruz kalmaz ve giderek büyür.Eğer kesmez iseniz kıvrılarak deriye batabilir ve buradada büyümeye devam ederek yaralanmaya sebep olabilir.
- Herhangi bir kanama durumunda pıhtılaşmayı sağlayan tıbbi malzemeyi hazır bulundurun.
- Tırnak makasına karşı köpeğinizin antipati geliştirmemesi için alıştırmanız gerekebilir.
- Patileri çok kuru ve çatlak ise biraz zeytinyağı sürmeniz iyi sonuçlar verir.
TÜYLERİ KESMEK
- Köpeğinizin ırkına ve kürk yapısına bağlı olarak düzenli şekilde bazı bölgelerindeki kürkü kesmeniz gerekebilir.
- Köpeğinizin gözünü kapatan tüyler görsel iletişimi zora sokabilir.Bu saçları dilerseniz yukarıda bir toka veya kurdela ile bağlıyabilir.(Lastik türü tokalardan kaçının çünkü saçları karıştırabilir) ya da kesebilirsiniz.
- İnce makaslar daha kolay bir yaklaşım sağlar.Makası alına parelel olarak tutun,asla göze doğru direkt tutumayın.Dikkatli olun.
- Patilerin arasındaki uzayan tüyleri kesmelisiniz.Bu tüyler çamur ile birleşip kuruduğu zaman rahatsızlık verici olurlar.Soğuk kış günlerinde ise buz tutabilirler.Dipteki tüyleri kesmek zor olabilir bu tüyleri koruma olarak bırakabilirsiniz.
- Ağız kenarlarından sarkmış kürkü bulunan ırklar için düzenli kesim yapılmalıdır.Yemek artıkları burayı kaplıyabilir.
- Eldiven giyerek köpeğinizin anüs bölgesindeki tüyleride kesmelisiniz.Sağlığı ve temizliği için son derece gereklidir.Bunu yaparken bir arkadaşınızdan yardım isteyin ve bölgeyi pamuk veya başka bir temizleyici ile temizleyin.
- Bazı ırklar özel olarak düzenli tıraşa gerek duyarlar.Bu konuda pet kuaförler hizmete hazırdır.
BANYO
- Banyo yapmadan önce tüylerin taranması ve kırışıklıkların açılması zorunludur.Topak olan kısım suyu alınca daha da sıklaşır.Şampuan bu işi çözmek için görev yapmayacaktır.
- Ev içinde yıkama yaparken zemine kaymayı önleyici malzemeler koyun.
- Deri tasmasını çıkarın ve bunu yerine naylon tasma takın.
- Köpek şampuanları kullanın.
- Şampuan sürmeden önce bütün vücudu iyice ıslatın.Fakat başını ıslatmayın,başı ıslanan köpek hemen silkelenmeye başlayacaktır.
- Elizniz ile kulakları,ağzını ve gözlerini su ve şampuan girmemesi için kapatın.
- Banyo bittikten sonra fazla suyu avuçlarınız ile vücudunu dolaşarak sıyırın ve kuru bir havlu ile kurulayın.
- Eğer köpeğiniz karşı çıkmıyor ise kurutma makinası kullanabilirsiniz.Düşük derece ısıyı seçin ve vücudu üzerinde gezdirin, yüzüne ve vücuduna fazla yakın tutmayın.
- Kuruduğu zaman son bir fırçalama yapın,nemli bir bezle silin ve banyo esnasında takmış olduğunuz naylon tasma yerine deri tasmasını takın.
- Çok fazla yıkama derinin doğal yağını kaybetmesine yol açar.İki ya da üç ayda bir yıkama kötü kokuların önüne geçebilir
|
|
|
| SORULAR VE CEVAPLAR |
|
S.1- Köpeğim temel itaat eğitimini yakın bir zamanda aldı.Ancak "Gel" komutuna nadiren uyuyor.Bu sorunu nasıl çözebilirim?
C-1- Bu sorunu çözmenin birkaç yolu bulunmakta.İlk başta köpeğiniz sizin lider olduğunuzu kavraması gerekiyor.Doğal hayatta olduğu gibi köpekler sürü liderlerinin emirlerine uyarlar.Kendinizi lider olarak kabul ettirmek için,ilk önce siz yemek yemeli ve köpeğinize siz sofradan kalktıktan sonra yemek vermelisiniz,kapılardan ilk önce siz girin ve çıkın.Köpeğinize öğretmiş olduğunuz kurallardan ödün vermeyinKomut vermeden önce herzaman adını söyleyin..Kapıdan girerken ve çıkarken,tasmasını takarken ve çıkartırken "Otur" komutu verin.Bu komutları verirken kendinizden emin bir ses tonu kullanın ve köpeğinizle göz temasınızı koruyun.Köpeğiniz üzerinde otorite sağladıktan sonra "Gel" komutu için yapacaklarımız ise şunlar.
Evet köpekler genelde "Gel" komutuna cevap vermek istemezler.Düşünceleri şu şekildedir.Bir tarafta arkadaşları var ve onlar ile heyecanlı bir şekilde oyuna dalmış ve kendini mutlu hissediyor.Diğer tarafta siz varsınız ve köpeğinize seslenerek artık gitmeniz gerektiğini söylüyorsunuz.Bu anda köpeğiniz size bakar,sizi duymuştur,ama aynı zamanda sizi görmektedir de.Sahibinin biraz ileride kendisini beklediğini düşünür ve yine tekrar oyuna devam eder.Komutlarınıza cevap vermez,düşünün bir kere arkadaşları ile oyun oynayan yaramaz bir çocuğu çağırdığınız anda size gelmeyimi tercih eder,yoksa oyunu mu?
"Gel" komutunu öğretmenin en eğlenceli ve kolay yolu köpeğinizle birlikte oynayacağınız "Saklan ve Bul" oyunudur.Klasik eğitim türü olan köpeğinizi uzun ip ile çekmekten çok daha iyi işe yarar.Köpeğiniz ile açık arazide birlikte gezerken köpeğinize hissetirmeden bir ağaç,kaya yada bir çalı arkasına saklanıyorsunuz.Bu arada köpeğinizi izleyin ve köpeğin sizin ortadan yok olduğunuzu anlamadan önce, köpeğinizin adını söylerek "Gel" komutunu kullanın.Bu anda köpeğiniz sizi göremeyeceği için telaşa düşecek ve sizi kaybettiğini düşünerek heyecanlanacaktır ve işte bizde bu heyacanı ve bize bağlılığını kullanarak "Gel" komutunun anlamını köpeğimize anlatmış olacağız.Köpeğiniz büyük bir heyacan içinde size geri döndüğünde yada siz saklandığınız yerden çıkarak "Gel" komutu ile köpeğinizin size ulaşmasını sağladığızda köpeğiniz ile kısa ama heyacanlı bir oyun oynayacaksınız.Bu oyun köpeğinizin en sevdiği oyun olmalı çekiştirmede olabilir yada bir top kullanabilirsiniz.Eğer isterseniz küçük yiyecek parçaları da verebilirsiniz.
Diğer bir eğitim türü ise şu şekilde.Bu eğitim döneminde de köpeğin size olan sevgisini kullanacağız.Hiçbir negatif harekete izin vermeyeceğiz.Özellikle küçük yaşlarda yapacağınız bu oyun ile,ileride köpeğinizin "Gel" komutuna uymasını garantiye alabilirsiniz.
Köpeğiniz ile tenis topu yada başka bir oyuncak kullanarak çok kısa bir oyun oynadıktan(Oyuncağa ulaşmasını engelleyin.İstesin ama oyuncağı alamasın.) ve onu heyacanlandırdıktan sonra bir arkadaşınız köpeği tutuyor (Yalnızca tutuyor herhangi bir komut vermiyor.)bu arada siz köpeğinizi çağırarak elinizdeki topuda heyecanlı bir şekilde göstererek(Bu anda yaptığınız hareketlerden dolayı başkası tarafından deli muamelesi görebilirsiniz.)aksi istikamete doğru koşuyorsunuz.bu arada köpeğiniz sizin peşinizden gelmek hem sizle beraber olmak hemde oyun oynamak için tutan kişinin elinden kurtulmak istiyor.Siz belli bir mesafeye geldikten sonra tabii çok uzak olmamalı. "Gel" komutunu tekrarlıyorsunuz ve aynı anda köpeği tutuan yardımcı da yavruyu sersbest bırakıyor.Köpeğiniz size yaklaşırken elinizde tuttuğunuz tenis topunu köpeğin takip edebileceği şekilde bacak aranızdan ya da yanınızdan hızlı bir şekilde yerde yuvarlayarak geriye doğru fırlatıyorsunuz.İşte köpeğiniz "Gel" komutu ile hem sizi kaybedebileceğini hem de bu komuta cevap verdiğinde oyun oynayabileceğini anladı.Önemli olan bu oyunu oynarken köpeğinizi sıkmamak ve köpeğinizin hala oyuna istekli olduğu anlarda oyunu keserek,köpeğinizin komuta cevap vermesini maximum düzeye çıkarmak.
S.2- Köpeğim Temel İtaat eğitimini tamamladı.Ancak komutlarıma,eğitmeninin yanında olduğu gibi uymuyor.Neler yapabilirim?
C.2- İlk önce eğitmenin sizi bu konuda yeterince bilgilendirmesi ve eğitmesi lazım.Örneğin,komutlarınız yukarıda da değindiğim gibi kararlı ve kesin olmalı.Her komut için ayrı bir ses tonu kullanmalısınız.Unutmayın köpeğiniz komutlara "Türkçe" bildiği için değil sizin ses tonunuzu ve vücut dilinizi okuduğu için cevap veriyor.Doğru şekilde komut verdiğiniz zaman yine komuta uymuyor ise biraz zorlamanız gerekiyor.Bunun için sevk tasmasını, boynunda eğitim tasması olduğu halde iken sertçe çekerek köpeğinizi uyarmalısınız.Genelde köpeklerin, sahiplerinin komutlarına uymaması,sahibin köpeğine aşırı sevgi göstermesinden kaynaklanıyor.Ancak köpeğin her yaptığı harekete sevgi gösterir iseniz,bu sorunun ana temasında olacağı gibi komutlarınıza uymaz.Komut veriyorsunuz ama bunu uygulamıyor ve karşılığında ise yine sevgi görüyor.Zaten komutlara uymak istemediği içinde gayet rahat bir biçimde gözlerinize bakıyor,çünkü yine sevgi göreceğini biliyor.Bu yüzden gerektiği anda köpeğinizin tasmasını çekerek onu uyarmalısınız.Ancak burada uyarı derken köpeği dövmekten söz etmiyoruz.Sakın böyle birşeyi aklınızdan geçirmeyin.Diğer yapmanız gereken ise yukarıda ki soruda açıkladığımız gibi kendinizi lider olarak köpeğinize kabul ettirmeniz.Kesinlikle patron siz olmalısınız.
S.3-Köpeğim aşırı derecede yemeğini korumak istiyor.Yemeğini yerken yanına yaklaşamıyoruz.Bu kötü davranışı nasıl düzeltebilirim.?
C.3- Köpeğin yemeğini koruması da,sizin karşınızda kendini lider olarak gördüğüne işarettir.Lider alfa erkek ve dişi köpekler ve kurtlar ilk önce yemek yerler,sürünün diğer üyeleri ise liderin yemeğinin bitmesini bekler.Lider yemek yerken diğer bir üye ava yaklaşarak lider ile birlikte yemek yemek ister ise lider buna izin vermez.ancak izin verdiği durumlarda olabilmektedir.
Sizin de bu sorunu çözmeniz için yapmanız gereken en öncelikli olarak kendinizi köpeğinize yukarıda anlatılanları uygulayarak lider olarak tanıtmanız.Bu sorunu çözerken köpeğinize bağırmayın ve beni ısırmaz diyerek mama kabını almaya çalışmayın,dikkat edin köpeğiniz sizi uyarıyor ve şu an yemeğini hayati bir mesele olarak görüyor.Köpeğinizin üzerinde otorite kurduktan sonra ise,köpeğinizin aç olduğu zamanlarda mama kabını boş olarak köpeğin önüne koyuyorsunuz,ama avucunuzda köpeğin mamasını tutuyorsunuz ve mama kabının hemen üzerinden veya içinden eliniz ile bu yemeği köpeğinize veriyorsunuz.Birkaç gün bu şekilde davrandıktan sonra daha değişik bir şekilde mama kabına yaklaşacağız.Bu dönemde elinizde köpeğinizin çok sevdiği lezzetli bir yiyeceği saklıyorsunuz.Köpeğinizin yemeğini mama kabına koyuyor ve köpeğiniz yemek yerken yanından ayrılmıyorsunuz.bu arada mama kabına doğru elinizi uzatıyorsunuz ve elinizde saklı olan yiyeceği köpeğinize sunuyorsunuz.Diğer bir yöntemde köpeğe mamasını azar azar vermek.Mama kabının önüne geliyoruz ve elimiz ile mamasının az bir kısmını mama kabına bırakıyoruz.Köpeğiniz bu mamayı bitirdiği zaman yine aynı şekilde diğer parçayı mama kabına koyuyoruz. Göreceksiniz ki sorun kısa süre içinde çözülecek.
S.4-Köpeğim aşırı derecede tasmasına asılıyor ve önden giderek beni sürüklüyor.İtaat eğitimine vermem sorunu çözermi.?
C.4-Köpeğin tasmasına asılarak sizin önünüzden gitmesinin iki sebebi var.Bunlardan birincisi,evde veya bahçede bağlı olarak sıkılan köpek sizinde eve gelmeniz veya bağlandığı yerden çözmeniz ile birlikte heyecanlanıyor ve tuvalet ihtiyacını gidermek,sizinle oyun oynamak veya düşündüğü başka şeyler yapmak için harekete geçiyor.İtaat eğitimine de verseniz bu durum fazlaca değişmeyecek.Ancak küçük yaşlarda bu durumun önüne geçebilirdiniz.
İkinci sebep ise;yine liderlik ile ilgili.Sürü lideri en önde giderek diğer üyelere yol gösterir.Köpeğinizin de sizden önde yürümesi bu nedenledir.Sorunu çözmek için sizde köpeğinize patronun kim olduğunu anlatmanız gerekecek.Eğer isterseniz temel itaat kursunada köpeğinizi götürebilirsiniz.
S.5-Köpeğimi eve misafir geldiği zaman bir odaya kapatmak zorunda kalıyoruz.Çünkü misafirlere havlıyor ve rahat durmuyor.Bu sorunu nasıl çözebilirim.?
C-5-Ne yazık ki köpeğinizde sosyalleşme problemi var,yani köpeğinizi yeteri kadar sosyalleştirememişsiniz,gerektiği kadar insanlar ile tanıştırmamışsınız.Eğer köpeğinizin bebeklik döneminde bunları yapsaydınız şu an böyle bir derdiniz olmayacaktı.Köpek misafire havlıyor çünkü onlardan korkuyor.
Sorunu ise şu şekilde çözebilirsiniz,
Bir veya birkaç arkadaşınız size yardımcı olmalı.Arkadaşlarınız misafir rolünü oynayacaklar.Zil çaldığı anda siz köpeğinize en çok sevdiği oyuncağını veriyor ve kısa bir süre oynuyorsunuz.Hemen bu oyuncağı alıp kapının üzerine veya kapının yakın bir yerine oyuncağı köpeğinize de göstererek koyuyorsunuz.Misafir içeri girdiğinde bu oyuncağı alarak köpeğinize veriyor ve köpeğin oyuncağa ilgisi maximumdayken oyuncağı tekrar kapıya yakın bir yere kaldırıyorsunuz.Oyun oynamayan köpek sıkılmaya başlayacaktır.Bu arada misafir köpek ile direkt göz temasından kaçınarak sevdiği bir yiyeceği köpeğe uzatıyor yada hemen yanına yere koyuyor.Kısa zaman içinde köpek korkusunu yenip misafire yaklaşmaya ve yerde duran yiyeceği almaya çalışacak.Bu an içinde misafirin köpeğe direkt olarak bakmaması ve ani bir hareket yapmaması çok önemli,zaman içinde köpek misafire alışarak sorun çıkarmayacak.Burada önemli olan köpeğinizin oyuncağının yalnızca misafir geldiğinde ortaya çıkarılması ve diğer zamanlarda köpeğe verilmemesi yani oyuncağın herzaman yerde bulunmaması.Diğer bir önemli noktada eve gelen her misafirden köpeğinize yiyecek sunmasını sağlamak yalnız köpeğin direkt olarak gözüne bakılmaması gerektiğini unutmayın.Misafir evden ayrılırken de yiyecekleri sıralı bir şekilde bırakarak kapıya ilerlemesi de köpeğin misafiri sevgiyle uğurlamasına yardımcı olacak.
S.6-Köpeğim üstüme atlıyor.Özellikle yağmurlu ve kış günlerinde hiç çekilmez oluyor.Önerileriniz neler?
C.6-Köpek aynen sürü yaşamında yapmak istediği gibi üzerinize atlayarak ilginizi çekmek istiyor.Bu sorunu başta psikolojik olarak çözmelisiniz.Köpeğiniz üzerinize doğru sıçrayışa geçtiği anda köpeğinize bakmayın ve kafanızı geriye doğru çevirin yada arkanızı dönün veya yine arkanızı dönerek çömelin.Bu anda köpeğinize "seninle ilgilenmiyorum" diyorsunuz.Köpeğiniz davranışı kestiği anda yani ayakları yere basarken ödülendiriyor ve seviyorsunuz.Asla köpek üstünüze atladığı anda sevgi göstermiyorsunuz.Önemli olan aile içinde kimsenin köpeğin kucağa atlamasına teşvik etmemesi ve sorunun çözümlenmesi için hep beraber çalışılması.Birbaşka yöntemde ise;köpeğinizin atlayacağını hissetiğiniz anda ne geç ne de erken olmamak üzere dizinizi kaldırmak.Bu anda köpek dizinize çarpacak ve dengesini kaybedecek.Üzerinize atlama ile dengesini kaybedeceği için bu hareketi denemeyi birdaha düşünmeyecektir.
S.7-Köpeğim insanlardan çok korkuyor,yolda yürürken hep geride kalıyor ve oyun oynayan çocukları görünce saklanacak bir yer arıyor.Ne yapmalıyım.?
C.7-Bu sorunları çözmek uzun zaman alabilir.Ancak sabırlı olmalı ve köpeğinizi korktuğu durumlar ile kademe kademe tanıştırmanız.Köpeğiniz ile yürüyüş esnasında karşılaştığınız insanlardan köpeğinize yanınızda taşıdığınız köpeğinizin sevdiği yiyeceğini vermesini ve onu sevmesini isteyin,yaklaşık 100 kişi ile bu aşamayı gerçekleştirmeniz gerekiyor.Yine çocuklarla olan sorunlarını çzömek için ,ilk önce uzak noktalardan çocukların oyununu izletin ve giderek daha yakınlaşın,daha sonra ise fazla çocuğun olmadığı bölgede yukarıdaki işlemi bu sefer çocuktan isteyin.Ayrıca köpeğinizi sık sık arkadaşlarının ve insanların yoğun olduğu bölgeye götürmeniz gerekiyor.Köpeğiniz burada birçok köpek ve köpek sahibi ile tanışacak.Ayrıca diğer köpekler ile oynayarak ve onların insanlardan korkmadığını görecek böylece yavaş yavaş o da bu kötü durumun üstesinden gelmiş olacak.Köpeğinizin geride kaldığı durumlarda onu tasmasından çekerek yürümesini ise kesinlikle istemeyin.Yanına giderek ona sarılın ve sakin bir ses tonu ile korkulacak birşey olmadığını anlatmaya çalışın,daha sonra ise kendisi yürüdüğü anda sizde yürümeye devam edin.
S.8-10 aylık Alman Çoban Köpeği ırkı olan köpeğim çocuklara ve insanlara havlamakta ve saldırmakta.Bu durum hiç hoş değil köpeğimle yürüyüşler çok can sıkıcı oluyor.Parklarda köpeğimi serbest bırakamıyorum.Bu kötü davranışı düzeltmenin yolu varmı?
C.8- Köpeğinizin çok büyük sosyalleşme sorunu bulunmakta.Ancak sosyal olmayan yani dünyayı ve insanları iyi tanıyamıyan köpekler bu ve bunun gibi davranışlarda bulunabilirler.Muhtemelen köpeğinizi bebeklik döneminde yeteri kadar dışarı çıkarmadınız ve ona hayatı öğretmediniz.Ya da geçmişte çocukların köpeğinize davranışları iyi yönde olmadı,onu kızdırdılar ve rahat bırakmadılar.Bu da köpeğinize çocukların sıkıcı varlıklar olduğunu öğretti.
Sorunu kolayca ama biraz uzun zamanda çözülebilir,bu süre köpeğinize bağlı.Köpeğiniz daha çok genç olduğu için şanslısınız.Öncelikle insanları bilhassa çocukları köpeğinize tanıtmanız ve onların aslında tehdit edici varlıklar olmadığını anlatmanız gerekiyor.Bunu yaparken yukarıdaki soruda anlatılan yöntemleri kullanabilirsiniz.Eğer köpeğiniz saldırgan davranışlar içine girer ise anında yüksek ses ile "Hayır" komutunu vermeli ve yaptığının kötü ve normal olmadığını anlatmak için işaret parmağınız ile burnuna bir fıske vurmalısınız.eğitim tasmasınıda uyarı olarak çekebilirsiniz.Köpeğinizin üzerinde otorite kurmanız şart.Çok önemli olan ise;köpeğinize mutlaka arkadaşları ile birlikte olma ve onlar ile oyun oynama şansını tanımanız.Sadece köpeğinizi alarak yürüyüşe çıkmayın,örneğin onu köpeklerin ve köpekseverlerin bol bulunduğu ortamlara götürün ve korkmadan serbest bırakın.Eğer serbest bırakmazsanız bu davranışı tedavi edemezsiniz.Köpeklerin oyun oynadığını gören köpeğiniz onlar ile birlikte olmak isteyecek ve çevre ile fazlaca ilgilenmeyecektir.Diğer arkadaşlarının çocuklar ve insanlar ile birlikte dostça kaynaştığını gören köpeğiniz zaman içinde çocukları ve diğer kişileri tanıyarak olumsuz davranışalarına son verecektir.
S.9-Dokuz haftalık bir Golden Retriever yavrusu aldım.Bu benim ilk köpeğim.Çok şirin olmasına rağmen elimi ve kolumu ısırmayı çok seviyor.Bu davranışı ile oyun mu oynuyor,ileride beni veya başkasını ısırma gibi sorun çıkarabilirmi.?
C.9- Bütün yavru köpekler bu tip davranışı sergilerler.Oyun oynama istekleri fazla ve rahat durmuyorlar.Bu yaşlardaki yavrular döneminin en hareketli günlerini yaşamaktadır.Bu hareketlilik ileride giderek zayıflayacak.Yavru köpeğiniz elinizi ısırarak oyun oynamakta.Ancak siz buna kesinlikle izin vermemelisiniz,çünkü şu an elinizi ısırmak ile aslında yavru size gücünü göstermek istiyor.O kardeşleri ile birlikte bu oyunu sıkça oynamakta idi.Bir kardeşinin yanına giderek onu oyuna davet eder ve küçük oyun ısırışları başlar.Burada kardeşler hem oyun oynamakta hem de birbirlerini denemekteler.Oyunun ileriki safhalarında hırlaşmalar artar ve şakayla karışık küçük kavgalar meydana gelir.Bu an içinde gücü diğer kardeşten zayıf olan birey sırt üstü yere yatarak teslim olur ve diğer kardeşin hakimiyetini kabul eder.İşte köpeğinizin elinizi ısırmak istemeside bu oyunun bir uzantısıdır.Köpeğiniz elinizi ısırmak istediğinde sert bir "Hayır" komutu ile aynı anda burnuna işaret parmağınız ile küçük bir vuruş yapın ve yaptığının kötü birşey olduğunu anlatın.Peki köpeğim birşeyleri ısırmak istiyor diyorsanız,oyuncaklarının nerede olduğunu hatırlatmama gerek yoktur sanırım.Ayrıca bu şekilde bir ısırma ileride sizi veya başkalarını ısırracağı anlamına gelmez.Zaten sahibi olduğunuz Golden Retriever ırkı tamamen sevgi dolu bir köpektir ve Altın Kalpli köpek olarak anılır.
S.10-Yeni bir yavru köpek aldım.Şu an 10 haftalık.Halı kenarlarını,koltuğu ve terliklerin bir kısmını bu ana kadar neyazık ki koruyamadık.Doğrusu bu şirin yavruyu da eşyalarımıda kaybetmek istemiyorum.Neler yapmam gerektiğini söylerseniz sevinirim.?
C.10-Yaramaz bir yavruya sahip olan her köpek sahibinin başlıca sorunu sizide yormuş anlaşılan.Oysa birtakım kurallara dikkat etseydiniz mobilyalarınız ve terlikleriniz yeni kalabilirdi.Yavru eve geldiğinde,bazı kuralları öğrenene kadar bir kafes içinde kalmalıdır
Köpeğiniz şu an çok enerjik olduğundan takip etmekte zorluk çekebilirsiniz ancak buna mecbursunuz çünü ona yaptıklarının kötü şeyler olduğunu anlatmalısınız.Örneğin terliğinizi ısırırken gördünüz,hemen yanına giderek "Hayır" sözcüğünü kullanın ve yavruyu ensesinden tutarak biraz sallayın.Bu ona yaptığının hata olduğunu anlatacaktır.Daha sonra ise ona neleri ısıracağını göstermeniz gerekiyor.Bu durumlar için aldığınız oyuncakları çıkarmanın zamanı geldi.Yaramaz yavruyu terliğin yanından alarak oyuncakların yanına götürün ya da oyuncakları yavrunun yanına getirin ve bu oyuncaklar ile oynamasına teşvik edin.Köpeğinize anlatmak istediğiniz "eğer canın sıkılır ise bu oyuncakları ısırabilirsin ama asla terlikleri veya halıyı değil" olmalıdır.Eğer köpeğiniz ısırmakta olduğu terliği sizden kaçırıyor ve oyuna devam ediyor ve siz de terliği almak için yavrunun peşinden gidiyor iseniz siz de oyunun bir parçası haline gelmiş oluyorsunuz.Bu anlarda yavruyu takip ederek terliği yavrudan almak yerine,sevdiği oyuncağı yada yiyeceği çıkararak yavrunun yanınıza gelmesini sağlamak daha uygun bir davranış olacaktır.Diğer bir önemli nokta ise,yavrunuza ne zaman kızacağınız.Diyelimki yavru terliği parçalamış ve aradan 5-10 dakika belki daha fazla zaman geçmiş ve siz bu parçalanmış terliği görüyor ve yavruya kızıyorsunuz.Ancak yavru bu durumu anlamamaktadır.Şu anki ceza nedenini sizin eve veya odaya gelmeniz gibi görür veya yaptığı en son davranıştan ötürü ceza aldığını zanneder.Köpekler ödülü ve cezayı hareketi yaptığı anda hak ederler.Eğer köpek övülmeyi veya cezayı hak eder ise bu aynı saniyeler içinde yapılmalıdır.Daha geç gelen övgü veya ceza ise köpeğin aklını karıştırır ve yanlış zamanda ödül veya ceza verdiğiniz için dolayısı ile köpeğinize yanlış şeyler öğretmiş olursunuz.Diğer önemli bir nokta oyuncakların yavru iin çekici olması için her zaman yavrunun ulaşabileceği yerler de olmaması.Oyuncakları zaman zaman çıkarın ve yine yavrunun oyuncaklara ilgisinin üst düzeyde olduğu anlarda oyuncakları tekrar yerine kaldırın.
|
|
|
| AŞIRI HAVLAMA |
|
Aşırı havlama uykusuz gecelere, sinirli komşulara, hatta mahkemelere kadar sizi uğraştırabilecek, köpeklerde çok sık görülen bir davranış bozukluğudur.
Havlayan köpekler terk edilme, kötü muamele ve euthanasia riski altındadırlar.
Çoğu havlayan köpekler bunu bir anormal davranış olarak sergilememektedir. Daha çok çevresel bir etkiye tepki ya da herhangi bir uyarıma karşı alarm vermek adına havlamaktadırlar.
Bazı ırklar daha çok havlarlar.
Havlama çoğunlukla ağlama ve uluma şeklinde olabilir.
Havlama bir semptomdur (belirti). Tedavide başarılı olmak için asıl neden ortaya çıkarılmalıdır.
Köpeklerin aşırı havlamasının birçok nedeni vardır. Bunlardan bazıları:
Ayrılık bunalımı: Sahiplerinden ayrıldıkları zaman bunalım yaşayan köpekler aşırı havlarlar. Havlama sahibinin ayrılışıyla veya ondan kısa süre sonra başlar ve sürekli veya aralıklı olarak birkaç saat devam eder. Bu tip havlama sadece sahibinin yokluğunda görülür.
Bir uyarıma tepki: Bazı köpekler çevreden gelen heyecan verici herhangi bir uyarıma karşı havlarlar. Bu alışık olmadıkları seslere yada serbest dolaşan kedi, köpeklere karşı olabilir. Bu tür havlamalar sizi durumdan haberdar etmek için, koruyucu veya korku belirtisi olarak değerlendirilebilir. Bu tip havlamalar uyarım devam ettiği sürece sürer, sahibinin yokluğu veya varlığıyla ilgili olmaksızın, uyarım bitince biter.
İlgi bekleme: Birçok köpek havladığı zaman sahibinden ödül alır veya ilgi görür. Sahibinden bunları beklediği zaman veya başka şeyler istediği zaman da havlar. Bu tür havlamalar zıplama vb. diğer vücut hareketleriyle beraber görülebilir.
Oyun: Havlama oyunun bir parçası olabilir ve insanlara, başka hayvanlara veya oyuncaklara yönelik olabilir. Örneğin köpek topunu sahibine getirir ve havlar. Havladığı zaman sahibinin topu atacağını öğrenmiştir. Sahibi de havlamayı durdurmak için topu fırlatır.
Tıbbi problemler: Yaşlı, sağır hayvanlar, beyninde hastalık olanlar veya ağrısı olan köpekler aşırı havlayabilirler.
Veteriner Bakımı
Tam bir fiziksel muayene yapılması tanı açısından büyük önem taşımaktadır. Havlama tıbbi bir sorundan kaynaklanıyorsa kan testleri de gerekebilir. İlaç tedavisi de tedavinin bir parçası olabilmektedir.
Ülkemizde henüz bulunmayan, ancak eksikliği kuvvetle hissedilen veteriner davranış bilimcilerle konsültasyon da bu sorunun ne tür kaynaklı olduğunun tespitinde büyük önem taşımaktadır. Bu hekim köpeğinizin davranışları hakkında size birçok detaylı soru yönelterek sorunun nedenini bulmaya çalışacaktır. Bu birkaç saat sürebilir. Hangi durumlarda köpeğiniz havlıyor, havlamasına neden olan sesler, havlama süresi, havlamasının durmasına neler sebep oluyor, havlarken köpeğiniz nasıl bir hal alıyor gibi sorulara cevap vermeniz gerekecektir.
Video ve ses kaydı, havlama siz evde yokken oluyorsa işe yarayabilir.
Tedavi
Tedavi havlamanın nedenine yöneliktir ve şunları içerebilir:
Uyaran etkinin giderilmesi: Bu davranış sorunlarının giderilmesinde sık kullanılan bir tekniktir. Davranışı değiştirmek zor ve zaman alıcı olabilir. Bunu yerine bu davranışa neden olan etkiyi ortadan kaldırmak, önlemek bazen daha kolay olabilmektedir. Ayrılık bunalımı yaşayan, bir uyarıma tepki olarak havlayan köpeklerde bu teknik kullanılabilir. Bu, köpeğinizi evde yalnız bırakmamanızı veya birinin yanına bırakmanızı, evin içinde tutmanızı, kapıya yaklaşmasını ve/veya pencereden dışarıyı görmesini engellemenizi gerektirebilir. Bu teknik havlamanın nedenine yöneliktir. Bu davranışı değiştirmez. Bu uyarımlarla karşılaştığında veya yalnız kaldığında köpeğiniz tekrar havlayacaktır.
Bu davranışı giderme: Bu teknik köpeğiniz havladığı zaman duymazdan gelmekten ibarettir ve köpeğiniz ilgi istediğinde havlıyorsa önerilmektedir. Ancak bu durumda havlama önceleri daha da artacaktır, ta ki köpeğiniz havlamanın bir çözüm olmadığını öğrenene dek. Bu durumdan köpeğin sahibi ve komşular haberdar olmalıdırlar. Ona ilgi göstermekten, onunla konuşmaktan, göz temasında bulunmaktan kaçının. Eğer yılıp havlamasına cevap verirseniz, köpeğinize istediğini elde etmek için bir dahaki sefere daha uzun havlaması gerektiğini öğretmiş olursunuz. Oyun sırasında aşırı havlama oluyorsa, havlama başladığı an oyuna son verilmelidir.
Cezalandırma: Hayvan sahipleri tarafından en sık başvurulan tekniktir. Ancak bazı köpeklere uygun olmayabilir ve başarılı sonuçlar vermeyebilir. Endişeli, ürkek hayvanlarda cezalandırma bazen durumu daha da kötüye götürebilir. Cezalandırma, havlamayla aktive olan tasmalar, su spreyleri, yüksek ses (havalı kornalar, jeton doldurulmuş teneke kutular vb.) kullanılarak uygulanabilir. Cezanın etkili olabilmesi için havlama olayının hemen ardından veya bitmeden hemen uygulanması gerekir. Bağırmak genellikle etkili olmamaktadır. Havlamayla aktive olan tasmalar (bu tasmalar çeşitlidir örn. elektrik şoku verenler vb.) bu iş için kullanılan tek teknik olmamalıdır ve deneyimli birinin kontrolünde kullanılmalıdır.
İlgisini başka noktaya çekme ve hassasiyetini azaltma (counter conditioning and desensitization): Bu iki teknik genellikle köpeğin bir uyarıya verdiği tepkiyi değiştirmek için bir arada kullanılır. Counter conditioning köpeğinize, uyarana karşı başka bir davranış biçimiyle cevap vermeyi öğretmeyi, desensitization (hassasiyeti azaltma) ise uyaranın zayıf şiddetli olarak uygulanması ve sonra şiddetin gittikçe arttırılmasını içermektedir.örneğin köpeğinizle yürürken başka köpeklere havlıyorsa bu teknikleri kullanabilirsiniz. Örneğin köpeğinize bir ödül vererek diğer köpeğe değil de size odaklanmasını sağlayabilirsiniz. Çalışmalarınıza köpeğinizin tanıdığı bir köpekle, aralarında uzak mesafe varken başlayın daha sonra bu mesafeyi giderek azaltın. Sonraları köpeğinizin tanımadığı köpeklerle deneyin.
Pozitif destek: Köpeğinizi, bir uyaranla karşılaşıp havlamadığı anlarda överek sevin veya ödüllendirin. Bu da havlamayı kontrol etmenin etkin bir yoludur. Ayrıca bu tekniği " sus" komutuna alıştırırken de kullanmalısınız.
Hastalığın tıbbi tedavisi: Havlama bir ağrıya bağlı olabilir. Nedeni bulunup ortadan kaldırılmalıdır.
Terapötik ilaçlar: Tıbbi rahatsızlığı olan veya bazı davranış bozuklukları olanlar bu tedaviye ihtiyaç duyabilirler.
Cerrahi işlem (debarking): Birçok veteriner bunu uygulamamaktadır. Bu işlem vocal cord denilen ses tellerinin alınmasından ibarettir. Bu operasyondan sonra birçok köpek acı şekilde havlamaktadır ve bu işlemin etkinliği de değişmektedir. Ayrıca bütün cerrahi işlemlerde olduğu gibi anestezi riski, ağrı, enfeksiyon riski de düşünülmelidir. Diğer alternatiflere öncelik verilmelidir.
Evde Bakım
Havlamanın birçok nedeni olmasına rağmen, tedavi spesifik nedene yönelik olmalıdır. Tedavi planında veteriner hekim size yardımcı olabilir.
Yardım alana kadar köpeğinizin uyaranla karşılaşmamasına özen gösterin. Bunu, köpeğinizi dışarı çıkartmayarak, pencerelerden uzak tutarak, pencereleri kapalı tutarak (ses daha az gelsin diye), köpeğinizi birinin yanına bırakarak (yalnız bırakmayarak) yapabilirsiniz.
Havlama tasmaları profesyonel birinin kontrolünde kullanılmalıdır. Bunların da aşırı kullanımı havlamayı daha kötü bir duruma sokabilir.
Eğer köpeğiniz siz evde yokken havlıyorsa ses veya video kaydı almak tanı ve tedavi planı açısından yardımcı olabilir
|
| |
|
|
|
| Sağlık karnesini yanınıza alın |
|
Petinizi veterinere götürün ve aşılarının tam olup olmadığına baktırın. Yolculuğa çıkmadan önce petinizin aşılarının eksiksiz olduğunu belgeleyen aşı sertifikasını yanınıza almayı unutmayın. Bazı yerlerde bu sertifikalar kontrol edilmektedir ve özellikle kuduz aşısı büyük önem taşımaktadır. Ayrıca tasmasında da petiniz hakkında ve size ulaşılmasını sağlayacak bilgilerin bulunmasına dikkat etmelisiniz.
Petiniz arabaya alışkın mı?
Eğer dostunuz daha önce arabayla seyahat etmediyse onun önce arabaya alışmasını sağlamalısınız. Onu arabanızla küçük mesafeler arasında gezdirerek başlayabilirsiniz. Sonra bu mesafeleri yavaş yavaş arttırın. Bazı hayvanlar, özellikle kediler arabalardan hoşlanmazlar. Eğer petiniz arabayla seyahat esnasında rahatsızlanıyorsa, araba hareket etmiyorken onu arabaya alıştırmaya çalışın. Veterineriniz de araba tutmasına karşı ilaçlar önerebilir.
Gideceğiniz hotel/motel petleri kabul ediyor mu?
Kalacağınız yerlerde evcil hayvan kabul edilip edilmediğini rezervasyon yaptırırken sorunuz. Web sitemizde evcil hayvanları kabul eden bazı otellerin bir listesini bulabilirsiniz.
Havayolu ile seyahat
Petinizin sağlık sertifikasını yanınıza alın.
Tüm havayolu şirketleri petinizi uçağa almak için sağlık sertifikası istemektedir. Seyahatten önce bu konuda veterinerinize danışınız. Veterineriniz seyahat sırasında trankilizan kullanmayı önerebilir. Ayrıca tasmasında da petiniz hakkında ve size ulaşılmasını sağlayacak bilgilerin bulunmasına dikkat ediniz.
Havayolu şirketinin prosedürlerini araştırınız
Birçok havayolu şirketinin pet taşımacılığı konusunda değişik prosedürleri vardır. Petinizin hangi koşullarda taşınacağını önceden öğrenmelisiniz. Şirket petinizi kabinde yanınıza almanızı kabul etmiyor olabilir. Petiniz kargoda uçacaksa ve uçuşunuz uzun sürecekse onun beslenmesi hakkında bilgi edininiz. Ayrıca ne tür bir taşıma kutusu kullanmanız gerektiğini de önceden araştırmalısınız.
THY 7 kg altındaki evcil hayvanlarınızı yanınıza almanıza izin veriyor. Tabi rezervasyon yaptırmadan önce evcil hayvan götürmek istediğinizi belirtmelisiniz. 7 kg ve üstünde olanlar kargoda uçuyor. Kafesi siz temin ediyorsunuz ve kafes boyutlarını rezervasyon sırasında belirtmeniz gerekiyor. Bu prosedür yurtiçi ve yurtdışı uçuşlarda değişmiyor.
Her ülkenin yasalarında farklılıklar olduğundan, gideceğiniz ülkeye evcil hayvan sokulması ile ilgili bilgileri konsolosluklardan ya da THY'' ndan edinmenizde fayda var.
Petinizle beraber tatile gitmeyi düşünüyorsanız nasıl plan yapmalısınız?
Aileniz, birçok ailenin yaptığı gibi tatile çıkmayı düşünebilir. Önemli bir soru şudur ki: Petinizi yanınıza alacak mısınız? Cevap vermek için biraz düşünmek gerekir. Ne tür bir tatil yapmak istediğiniz bu konuda önemlidir. Nereye gidiyorsunuz? Nerede kalacaksınız? Oraya nasıl gidiyorsunuz? Bunlar hayvan dostunuzu da yanınızda götürmeyi düşünüyorsanız çok önemlidir. Petinizi yanınıza almaya karar vermeden önce veterinerinize de danışmanız önemlidir. Ayrıca ilaç uygulamalarına devam ediyorsanız bu ilaçları da almayı unutmayın.
Köpeğinizi kontrol altında tutun
Yanınıza almanız gereken en önemli şeyler hayvanınızı kontrol altında tutmanızı sağlayan aparatlardır. Bunlar onun da diğer insanların da güvenliği için gereklidir.
Köpekler sürekli boyunlarında üzerinde kimlikleri, sahiplerinin bilgileri olan bir tasma taşımalı ve bir uzatma ile kontrol altında tutulmalıdır.
Küçük köpeklere de tasma takılmalıdır ve küçük kafeslerde veya taşıma kutularında tutulabilirler.
Petinizin bu taşıma kutusunda rahat hareket edebilmesi gerekir. Tatile çıkmadan önce bu kutuya alışmasını sağlamak yerinde olacaktır.
Eğer uçak seyahati yapacaksanız, taşıma kutunuzun havayolu şirketinin kabul ettiği çeşitten olup olmadığını araştırınız.
Petinizin bagaj veya kargo kısmında seyahat etmesinin belirli riskler taşıdığını bilmeniz gerekir. Bu bölmelerde ısı değişiklikleri çok uç noktalara varabilmektedir. Bu bölmelerde yolculuk yapacak köpeklerin, üzerine " Canlı Hayvan- Live Animal" etiketi yapıştırılmış uygun taşıma kutularına konmaları gerekir.
Kediler de, arabayla yolculuk yapıyor olsanız bile, taşıma kutularında tutulmalıdır.
Gideceğiniz yerde petiniz hoş karşılanacak mı?
Milli parklarda, doğal hayatı koruma adına tasmalı dahi olsalar köpeklere sıcak bakılmamaktadır.
Kamp yerleri de bazı kısıtlamalar uygulamaktadırlar.
Eğer sıcak bir sahil bölgesine gidiyorsanız, aşırı sıcak ve güneş ışığına maruz kalma köpeğiniz için sağlıklı olmayabilir.
Eğer yabancı bir ülkeyi ziyaret ediyorsanız çok ciddi kısıtlamalarla, karantina periodlarıyla karşılaşabilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaşmamak için veterinerinize veya seyahat acentanıza tatil öncesinde danışmalısınız. Daha iyisi ziyaret edeceğiniz ülkenin konsolosluğundan bu konudaki bilgileri alabilirsiniz.
Belirli tatil beldeleri, bazı paraziter hastalıkların bulaşması için dispoze yerler olabilir.
Kafes seçimi
Birçok insan petini bir aile bireyi olarak görmektedir ve planladıkları tatillere onları da dahil etmektedirler. Arabayla veya uçakla yolculuk ederken, bir hotel veya kamp yerinde kalırken durum ne olursa olsun dostunuzun rahatı ve güvenliği için içinde kalması gereken taşıma kutuları kullanılmalı. Onları rahat ettirmenin en iyi yolu kafes veya taşıma kutularına alıştırmaktır.
Uygun boyutta kafes seçimi çok önemlidir. Kafesler petinizin ayakları üzerinde durabileceği, içinde rahatça dolaşabileceği genişlikte olmalıdır. Köpeğinizi kafese alıştırmak için kafesin kapısını açık bırakın ve onun kafesi keşfetmesine, tanımasına izin verin. İçeri girmesini, kafesin içine bir parça yiyecek, ödül tableti veya bir oyuncak koyarak sağlayın. Kafesin içinde kendini rahat hissettiği an kafesin kapısını 5-10dk kapatın. Kafesten çıkmasına izin verdiğinizde onu ödüllendirmeyin çünkü bu sefer kafesin onu cezalandırmak için, kafesten çıkmanın ise onun mükafatı olduğunu sanacaktır. Kafesin içine her girdiğinde içinde kalma süresini biraz daha arttırın. Sonunda kafesin içinde rahat ve güvende hissedecektir kendisini. Petinizi kafese alıştırırsanız yolculuk sırasında sedasyon nadiren gerekecektir.
|
|
|
|
| KÖPEKLERİN VÜCUT DİLİNİ KEŞFEDİN |
|
Konuşma herzaman yalnızca insanlara özgü bir özellik olarak görülmüştür.Descartes konuşma yeteneğini zekanın bir kanıtı olarak değerlendirirken,insan olmayan tüm canlıların zekasını inkar etmiştir.Yetmişli yıllarda Descartes''in bu görüşüne ağır bir darbe vuruldu.Beatrix ve Allen Gardner adlı psikologlar,şempanzeler sayesinde bilimsel bir başarı elde ettiler.Şempanzelere konuşmayı öğretebilmek için,pek çok deneyin yapılmış olduğunu biliyorlardı.Ancak bu deneylerin en başarılısı bile,şempanzelerin en fazla dört kelimeden oluşan son derece ilkel ilkel bir kelime haznesi elde etmelerini sağlayabilmiti.Ancak çoğu yüksek seviyeli hayvanlar hiç bir şekilde dillerini,dudaklarını,damaklarını ve ses tellerini kontrol edemezler ve böylecede Gardner çifti,hayvanların belki farklı bir şekilde konuşmayı öğrenebilceklerini düşündüler.Bunun üzerine şempanzelere sağır-dilsiz işaretlerini öğrettiler.Birinci şempanze 150 işareti öğrendi,basit cümleler kurabiliyor,gramer kurallarını uygulayabiliyor ve yeni düşünceleri bir araya getirebiliyordu.
Konuşma sadece sözcüklerle düşüncelerini ifade etmek değildir.Toplumun diğer bireyleri ile iletişim kurabilmektir.Bu yeteneğede tüm yüksek seviyeli hayvanlar sahiptir.
Küçük bir çocuk ilk kez adı söylendiğinde dönüp baktığı andan itibaren,çocuğun konuşma yeteneğine sahip olduğu kabul edilir.Gerçi çocuk ilk sözcüklerini belki ancak oniki aylık olunca söylemeye başlayacak,ama psikologlara göre,ağlama,mırıldanma ve diğer sesler de bir iletişim aracıdır,çünkü sevinç,hoşnutsuzluk ve çocuğun bazı gereksinimleri aktarmaktadırlar.Seslerin dışındda psikologlar mimikleride konuşma unsurları olarak kabul ederler,örneğin ilginç birşeyi eli ile göstermek,birisi giderken el sallamak veya kollarını kaldırarak kucağa alınmak istediğini göstermek gibi.
Çoçuk "bana elini ver" denildiğinde doğru bir şekilde hareket ederse,çocuğun konuşma yeteneğine sahip olduğunu kabul ediyoruz.O halde köpeğin "elini ver" komutu üzerine patisini uzatması da aynı şekilde konuşma yeteneğidir.
Şüphesiz ki doğada varolan her çeşit yaratık kendi aralarında iletişim kurmaktadırlar.Hayvanlar bu iletişim için vücut hareketleri ile ve aslında onlar için anlamlı fakat bir bakışta bizim için anlamsız gelen, ses, koku ve vücut hareketleri ile iletişim kurarlar.
Doğadaki hayvanlar arası iletişimi ortaya koymak için çok sayıda örnek vermek mümkündür.Karıncalar birbirinin anteni tabir ettiğimiz bölgeye dokunarak,arılar bir takım danslar yaparak iletişim kurarlar.Doğan her yavru annenin kokusunu ve sesini,annede kendi yavrusunun sesini ve kokusunu diğer yavrulardan ve sürü üyelerinden kolayıkla ayırt edebilir.
Yine hayvanlar kendilerine özgü kamuflaj yetenekleri ile de iletişim kurmaktadırlar,daha doğrusu kendilerini korumaktadırlar.Bukalemunların bulunduğu ortama göre renklerini değiştirmeleri,kelebeğin üzerinde bulunan beneklerin avcıyı şaşırtması gibi.
İnsanlar ve köpekler birlikte uzun bir tarihçeyi paylaşmaktadır.Atalarımız onlarla birlikte avlandılar,onlarla birlikte oynadılar ve yüzyıllardır birlikte yaşamı paylaştılar.Ancak köpek ve bizler iki farklı tür olarak dünyayı paylaşmaktayız ve ayrı dilleri konuşmaktayız.Köpekler her ne kadar bizim gibi harfler ve sözcükler ile konuşmasalarda onlarında size ve kendi arkadaşlarına anlatacakları vardır..Bu anlatımlar ise yukarıda saydığımız diğer hayvanlar arasında en geniş iletişimleri ve kuralları içermektedir. Köpekler aynen ataları kurtlar gibi iletişim kurarlar ve kendilerini ifade ederler.Siz farkında olmasanız bile köpeğiniz sizin vücut dilinizi anlamaktadır, köpeğinize karşı bulunmadığınız bir öfke veya sevgi esnasında köpeğinizin bu davranışınıza karşılık verdiğini görürsünüz.Örneğin çocuğunuza veya eşinize sarıldığınız anda köpeğiniz hemen yanınıza gelir,öfkelendiğinizde ise köpeğin oratada olmadığını görürsünüz.Yada kötü niyetli bir kişinin size saldırısı anında köpeğinizinde sizinle birlikte savaştığını görürsünüz.
Uzmanlar, köpeklerin şu üç konuda kendilerini ifade ettiklerini söylüyorlar,
- Duygusal durumları.
- Toplumsal İlişkileri.
- İstek ve Arzuları.
Şimdi köpeğin vücut dilini okuyarak aslında bize ne anlatmak istediklerini açıklayalım,
Oyun Oynamak İstiyorum:
Oyun oynamak isteyen köpek doğal olarak mutludur.Kendini rahat hisseder.Ağızı açıktır ve mutlu bir ifade ile gözlerinizin içine bakar,siz oyuna davet etmek için birkaç kez havlar.Bu arada kendini olabildiği kadar şirin gösterme uğraşı içindedir.Çevrenizde koşar veya daireler çizer,kulaklarını indirir ve kaldırır.Size yaklaşır gibi yapar ama birden yanınızdan kaçar, burada sizi oyuna davet etmek istediğini ve bir yöne doğru çekmek istediği apaçık ortadadır.Bu arada yine kendini şirin göstermek istediği ve mutlu olduğu için yerde sırt sütü yatar ve yuvarlanır,bunları yaparken bir gözü sizi izler.Oyun oynamak istediğini anlatmak için en çok kullanığı hareket ise,ön ellerini uzutarak göğsünü yere değdirmesi ve kuyruğunu heyacanlı bir şekilde sallayarak gözleriniz içine bakmasıdır.Bu an içinde köpek üzerinize atlayabilir ve sizi oturduğunuz veya yattığınız yerden kaldırmak için çaba gösterir.Bazen açık arazilerde köpek av takibi yapar gibi çimlerin üzerine yatar ve kafasını eğerek sizi izler.Bu anda sizden oyuna katılmak için hareket beklemektedir.Siz bu harekete aynen cevap verdiğinizde, yani vücudunuzu eğerek hatta çömelerek yavaş yavaş köpeğinize doğru yaklaştığınızda kendinizi hızlı bir koşuşturmacanın içinde bulabilirsiniz.
Eğer oyun oynamak istemiyorsanız ki bu köpeğin sevimli hareketleri karşısında çok güçtür.Köpeğiniz ile göz temasında kaçının ve köpeğinize arkanızı dönün yada başınızı çevirin.Ancak köpeğinizin kendine başka bir oyun aracı bulacağından emin olabilirsiniz.
Hoşgeldin.
Pek çok kişi akşam eve geldiğinde karşısında ilk gördüğü şey kendisine bol miktarda sevgisini sunmak için hazır bekleyen köpeğidir.Köpek sahibini gördüğü zaman heyacanlanmaktadır.Kuyruğunu normal pozisyonda hızlı olarak sallar,ağzı açıktır bu onun rahat olduğunu gösterir.Sahibinin üzerine atlamaya ve onu yalamaya çalışır.Kendisini bir tehdit olarak göstermez,hatta sahibinin kendisinden üstün olduğunu göstermek için yere sırt üstü veya yan yatarak af diler,bu arada tuvaletini kaçırabilir.
Aslında şu an yaptığı hareketler bir içgüdüdür ve aynen kurt sürüsündeki yavruların hareketlerini uygulamaktadır.Kurt yavruları aç olarak inde beklerken aile bireyleri avlanmaya çıkarlar.Av sonrası ise yediklerini aç yavrularına kusarlar ve yavrular karınlarını doyurur.İşte eve geldiğimizde köpeğin bize aşırı sevgi göstermesi bu nedenledir.
Dikkatli ve Heyecanlıyım.
Dikkatli ve heyacan içinde olan köpek bir bakıma av köpeğinin ferma duruşunu yapar şekildedir.Kulaklarını tam olarak dik tutar ve sesin geldiği yöne çevirirerek kaynağı bulmaya çalışır.,kuyruğunu normal pozisyonun üzerine çıkartır ve minimum harekette tutar.Köpek hareketsizdir ve vücudunu öne doğru gerer.Ağzı açıktır.Eğer tam olarak anlayamadığı bir tanı var ise ağızını kapalı tutar.
Endişeliyim ve Biraz Korkuyorum.
Bu durumda ise köpek kuyruğunu bacakları arasına almıştır.Göz temasında kaçınır va başını başka bir yöne çevirir ve eğebilir.Kulaklarını dik tutmaya çalışır ama sanki askıda duruyor gibidirler.
Korkuyorum.
Korku içindeki köpek kulaklarını tamamen geriye yatırır,kuyruğunu bacakları arasına iyice sıkıştırır,titremeye başlar,ağızı sıkı şekilde kapalıdır.Bu arada tuvaletini kaçırabilir,anal bezlerinden koku salgılar ve kalçasını aşağı indirir.Acıklı şekilde inler.
Senden Üstünüm.
Kendini diğer bir üyeden üstün gören köpek.Kendine güven içinde diğer üyeye yaklaşır.Vücudunu olabildiği kadar yüksek tutar,kulakları ve kuyruğu diktir.Diğer üyeden geniş ve büyük görünmek için sırtındaki tüylerin bir kısmını dikleştirir.Bu esnada hırlar ve gerekli gördüğü yerde dişlerini gösterir.Diğer üyenin üzerine atlar hatta üzerine oturmaya çalışır.Kavgaya girebilir.
Senden Üstünüm ve Seni Tehdit Ediyorum.Saldırmaya Hazırım.
Bu durumdaki bir köpeğin yüz ifadesi korkunç bir hal almıştır.Köpek hırlar ve dişlerini gösterir.Baskın olduğunu ve korkmadığını anlatmak için kulaklarını ve kuyruğunu dik tutar.Yine sırtındaki tüylerini dikleştirir.Vücudu gergin ve her an atılmaya hazırdır.Korkunç şekilde hırlar.Bu davranışı gösteren köpek saldırı anında bütün gücünü kullanır ve geri çekilmez.Savaşını korkunç bir şekilde sürdürür,çünkü karşısındaki tehditten korkmamaktadır.
Biraz korku içindeyim Ama Seni Tehdit Ediyorum.
Bu durum içinde ise köpek yine dişlerini gösterir,hırlar,kuyruğunu yer ile paralel tutar,tüylerini dikleştirir.Ancak tehdit karşışında kendini üstün hissetmediği için kulaklarını yatırır.Köpek hem savaşmaya hem de kaçmaya hazırdır.Kendini çok zor durumda hissettiği zaman ısırır.Isırışları sadece ön köpek dişleri ile olur, seri olarak küçük ısırışlar yapar ve geri çekilir.bu durumdaki köpeğin saldırganlığı" korkak saldırganlık " olarak adlandırılır.
Hakimiyetini Kabul Ediyorum.
Kendisinden güçlü diğer bir üyenin emri altına giren köpek,bu üyenin karşısında sırt üstü yere yatar,kendini üyeye teslim eder,yerde yuvarlanır,diğer üyenin ağzını yalar ve saldırganlık göstermez.Bu anlarda kendini acındıracak şekilde inler.
Rahatım.
Kendini rahat hisseden köpeğin,kulakları dik,kuyruğu normal pozisyondadır yada bel hizasında rahatça sallar,.ağzı açıktır ve kendinden emin davranışlar sergiler.
Köpeğin El Vermesi.
Bazı köpeklerin eğitilmediği halde bile size elini vererek tokalaştığını görürsünüz.Köpeğin bu hereketide içgüdüdür.Küçük yavrular anneden meme emerken sütün gelmesi için ön elleri ile meme çevresine baskı yaparlar ve böylece kolayca süt içerler.İşte köpeğin el vermeside bu olayın devamıdır ve aslında sizden bu yöntemle birşeyler istemektedir.Sevginizi eksik etmeyerek köpeği okşamanız iyi bir ödüldür.Ayrıca köpeğin otururken bir elini hafifçe kaldırması ise köpeğin stres içinde olduğunu ve biraz korktuğunu gösterir.
Köpeğin Gülümsemesi ve Teşekkür Etmesi.
Eğer, köpek gülmez,teşekkür etmekten de ne anlar? diyorsanız yanılıyorsunuz.Köpek insana kuyruğu vasıtasıyla güler ve teşekkür eder.Kuyruğun rahatça sallanması köpeğin size güldüğünü gösterir,ama yanlış anlamayın bu gülüş alay şeklinde değil tam tersi sevgi üzerine.Köpeğin kuyruğunu sallamasındaki hız da ne kadar heyacanlı olduğunu ve durumdan hoşnut olduğunu gösterir.Yani bizim kahkaha derecemizle karşılaştırabilirsiniz,çok komik bir olay ile karşılaşırsak doğal olarak kendimizi uzun uzun gülmekten alamayız.Önüne yemeği konulan bir köpek de size kuyruğunu sallayarak teşekkür eder.Yemek kabı dolu olan ve çevresinde insan olmayan bir köpeğin ise kuyruk sallamadığı görülmektedir.Biz nasıl nedensiz bir şekilde gülmüyor isek,köpeklerde nedensiz bir şekilde kuyruklarını sallamıyor.
Köpeğin Uluması.
Ulumak sürünün toplanmasına ve birlikte yapılacak bir harekat için hazırlanmasına yarar.Kurtlar çoğunlukla akşamları ve sabahın erken saatlerinde,birlikte ava çıkmadan önce ulurlar.Köpek ise uluyarak sürüyü toplama isteğini çok az duyar çünkü yemeği herzaman kendisine sunulur.Ancak televizyon icat olmadan önce aile bireyleri akşamları biraraya gelip birlikte şarkı söylediklerinde bazı köpekler bu müzikal sesleri herhalde yanlış anlayıp ailelerin "toplanmak" için uluduğunu düşündü ve büyük bir heyecan ile av çağrısına katıldılar ve birlikte "uluma konseri" ne başladılar.
Kurtun geriye attığı kafası ile birlikte uluduğu görülür.Belki de kurt bize o anki ruh durumunu hakkında bilgi veriyor ve kurt herhalde yabancı sürülere meydan okuyarak bulunduğu bölgenin sahibi olduğunu ve gerekirse savunulacağını bildiriyor.
Köpeğin uluması ise daha çok yalnız kalması ile ilgilidir.Bu ayrılık uluması kurtların sürü uluması ile aynı anlamı taşır.Yani şunu demekteler "Biz buradayız...Sen neredesin? Buraya gel"
Değişik bir durumda çiftleşmek isteyen erkek köpeğin durumudur.Çiftleşme dönemindeki dişinin kokusunu alan ancak ona ulaşamayan erkek köpeklerinde uludukları görülmüştir.
Köpeğin Havlaması.
Köpek seslerinde dikkat edilmesi gereken birkaç önemli boyut vardır.İlk başta sesin yüksekliği gelir.Köpek havladığında,derin bir ses çoğunlukla öfke ve olası saldırganlığın işaretidir,ama ince tiz bir ses korku ve acıyı dile getirir,daha az tiz olduklarında zevk ve oyunculuğu gösterir.İnsanların dilinde de aynı farklılıklar gözlemlenir.Bir insan öfkeli olduğunda sesi genellikle kalınlaşır,korktuğunda tiz olur.Bizim de sesimiz,örneğin küçük çoçuklar veya bebeklerle konuştuğumuzda yumuşar ve oyunculuk ifade eder.Kelimeler tıpatıp aynı olsa dahi,bir kişşinin biriylemi,yoksa bir bebekle mi konuştuğunu anlamak mümkündür.Farklılıklar yalnızca ses düzeyinde ve ses tonunda kendini gösteriyor.
Köpek seslerindeki ikincil boyut,sesin sıklığı ve tekrarlanma hızıdır.Hızlı ve sık sık tekrarlanan sesler,belirli bir heyecan ve aciliyete işaret ediyor.Az tekrarlanan veya hiç tekrarlanmayan sesler,düşük bir heyecan düzeyi ve geçici bir ruh halini gösterir.Seslerin süresi de önemlidir.Kısa süreli keskin,yüksek sesler korku veya acıyı gösterirken aynı sesler uzun süreli olduğunda sevinç ve oyunculuğa işaret ederler.Genel olarak,uzun süreyle devam eden sesler,az sonra yapılacak bir davranışı haber verirler.Örneğin uzun süreli,derin hırlamanın az sonraki bir saldırıyı haber vermesi gibi.
|
|
|
| Ev Temizliği |
|
TÜY
Tüylerin hergün taranıp fırçalanması, giysilerde ve mobilyalarda, özellikle tüy dökme mevsiminde tüy görülmesi sorununu çözer.
Köpeğinizin kestirdiği mobilyalarda yıkaması kolay köpek battaniyeleri kullanabilirsiniz.
Kurutma makinası, havalandırma ve ocak filtrelerini sık sık temizleyin.
Halı ve kilimleri temizlerken, mikser uç ve fırçalı elektrikli süpürge kullanın.
Sert yüzeyleri temizlemek için, süpürge bezinize anti toz sprey sıkıp, süpürün.
Kenar ve köşerleri silmek için nemli bez ya da kağıt havlu kullanın.
Döşemeler, kumaş süsler, yatak örtülerinde nemli bez, lastik eldiven ya da nemli kağıt havlu kullanın.
Tek yönde ovalayın.
Kıyafetler. Marketlerde satılan şerit merdane kullanın. Yapıştırıcılı olanlar da var. Kadife fırçası da kullanabilirsiniz. Bir yönde fırçalayıp tüyleri toplayın, diğer yönde fırçalayıp tüyleri fırçadan çıkartın.
Yıkanabilir malzemeler. Silkeleyip yukarıdaki metodlardan birini uygulayın.
İDRAR, DIŞKI VE KUSMA
En kısa sürede problemli noktaya gidin. Kağıt havlu kullanarak temizleyin. Dışkı için bıçak ya da mukavva kullanın. Amonyaklı temizlik malzemesi kullanmayın. Bu köpeğinizi o noktaya tekrar çeker.
Tüm kazalarda, çok amaçlı temizlik malzemeleri ya da bulaşık deterjanı kullanıp silin. Temizlik bitince, beyaz sirkeye batırılmış bez ya da süngerle noktayı kapatın.
Halı kazalarında, lekenin üstüne bir kağıt havlu ya da havlu bastırın, havluyu mümkün olan tüm ıslaklığı alıncaya kadar değiştirip devam edin. Sonra bir halı temizleyici ya da suya az katılmış bulaşık deterjanı kullanın. Ovmayın emdirerek alın ki etrafa yayılmasın. Nemli süngerle durulayın ve 10 dakika soda ile ıslatın. Tekrar emdirip temizleyin sonra bir havlu yayın, üstüne bir ağırlık koyun, bütün gece bekleyin.
Ertesi gün enzim ve bakteri kokusu nötralize eden bir spreyle spreyleyin. Veterinerinize bu konuda danışabilirsiniz. Enzimatik ürün idrar kadar derine işlemelidir. Etkin olması için alan 24 saat nemli kalmalıdır. Kurumaması için bir plastikle kapatabilirsiniz.
Yıkanabilir malzemeleri çamaşır makinasında deterjansız 1 fincan sirke ile yıkayın. Daha sonra normal yıkama yapın.
Parke ve geçirgen beton zeminler idrar kokusunun temizliği çok zordur. Koku giderici maddeler geçici çözümlerdir. Bazı durumlarda ince astar bir beton dökmek çözümüne gidilir. Parkeler sistre ve cila yapılabilir. Çok ciddi yerleşmişse o bölgedeki ahşaplar değiştirilebilir. Odaya koyacağınız ağzı açık bir kap sirke odanın kokusunu dengeleyecektir.
Köpeklerin çok hassas mideleri vardır ve en ufak nedenden bile kusabilirler. Köpeğinizi boya katkı maddeli yiyeceklerle beslemeyin ki halınızda kırmızı turuncu lekeler olmasın.
|
|
|
| BİR KÖPEĞİN 10 RİCASI |
|
1-Benim hayatım 10-15 yıl sürer. Senden ayrılığım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün.
2- Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.
3- Benim içimde sevgi duygusu uyandır ben bununla yaşarım.
4- Bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve cezalandırmak için bir yere kapatma.
Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise sadece sen varsın.
5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.
6- Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil. Ben hiç bir zaman unutmam.
7- Beni dövmeden önce aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi, ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.
8- Beni "isteksiz, tembel ve inatçı" diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.
9- Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın.
10- Her zor anımda yanımda ol, "benim içim kaldırmaz" veya "ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için her şey seninle birlikte daha kolay.
|
|
|
| |
|
|
 |
|