|
|
| |
|
|
|
Kıvırcık Saçlı Kediler: Rex Türleri
|
|
Tüm rex kedileri kıvırcık tüylere sahiptir, fakat bunlar arasında Devon ve Cornish türü farklı yerlere sahiptir. Türün bu karakteristik özelliğine iki farklı mutasyona uğramış gen sebep olmuştur.
Türün Kökenleri
Kıvırcık tüylü kedilerin başka yerlerde, farklı zamanlarda ortaya çıkmış olması mümkün; fakat tarihte kayıtlı ilk örneği 1946 senesinde Berlin’de görülmüştür. Bu siyah bir dişi dokak kedisiydi. Kedicik savaş sonucu bombalanmış, yıkılmış bir hastane enkazı içinde bulunmuştu. Kurtarıldı ve Lammchen (Lambkin) adı verildi. Böylelikle Avrupa’da Alman Rex denilen türün kurucusu oldu. Öyle görünüyor ki, Lammchen 1951 yılında bir yetiştirici tarafından keşfedilip starlık mertebesine ulaşana kadar sessiz ve sakin bir ev kedisi hayatı yaşadı. Oğullarından biri olan Fridolin ile çiftleştirilmişti. Bu beraberlikten Alman Rex yavruları ortaya çıktı.
Cornish Rex
1950 yılında Kallibunker adında kıvırcık tüylü bir çiftlik kedisi dünyaya geldi. İngiltere’nin Cornwall şehrinde bir tavşan yetiştiricisi olan Nina Ennismore, tavşanların mutasyonlar sonucu böyle kıvırcık olabildiklerini biliyordu. Kallibunker’in de böyle bir mutasyon geçirmiş olabileceğinin farkına vardı. Bayan Ennismore bu kıvırcık tüylerle oldukça ilgilendi ve sonunda genetik biliminde uzman olan bir arkadaşına danıştı. Böylelikle Kallibunker yetişkinliğe ulaşınca annesiyle çiftleşti ve mavi tekir erkek bir Rex kedisi dünyaya getirdi. Kedinin adı Poldhu idi. Poldhu da Amerika da Rex’lerin üremesine bizzat önayak oldu.
Devon Rex
Devon Rex, İngilterenin Devon şehrinde meydana gelen bağımsız spontane bir mutasyon sonucu 1960 yılında ortaya çıktı. Kurtarılmış bir sokak kedisiyle, terkedilmiş bir madende bırakılmış gariban bir Rex tüylü erkek sokak kedisiyle çiftleştirildi. Bu eylem sonucunda ortaya çıkan kıvırcık tüylü yavru erkek, Kirlee, ilk başta bir Cornish Rex ile çiftleşti. Çünkü her ikisinin de genetik olarak uyumlu olduğuna dair bir inanç vardı. Ne var ki, sonucun hiç de öyle olmadığı ortaya çıktı. İlişkinin sonunda gayet düz tüylü kediler ortaya çıkmıştı. Bu olaydan sonra Devon Rex, ayrı bir tür olarak yetiştirildi. Hepsi de Kirlee’nin torunları idi.
Karakteristik Özellikleri
Cornish Rex’in tüyleri ile Devon Rex’inkiler arasında ufak farklar vardır. Devon Rex’in tüyleri daha kısadır. Devon Rex’in kocaman kulakları vardır. Cornish Rex, iyi kemikli ve zarif bir kedidir. Narin ve uzun bir yapısı vardır. Bacakları uzun, düzdür. Patileri küçük ve ovaldir. Tüyleri kısa fakat yoğun, iç içedir. Ideal olarak vücudunun her tarafında kıvrım kıvrımdır. Hatalı tür örneklerinde tamamen keldirler, ki bu bahsedildiği gibi hatalı üretim sonucu ortaya çıkmıştır. Aslında tüyleri kıvırcıktır. Bıyıkları da kıvırcıktır. Kulakları geniş, kafadan oldukça yüksek ve uçlara doğru yuvarlaktır. Gözleri oval ve orta boyda olur. Kuyruğu ise uzun, incedir ve sonuna toğru bir noktada incelir.
Devon Rex’in orta boy bir vücudu vardır, göğüsü geniştir ve uzun, ince bacakları vardır. Kuyruğu da uzun, düzgündür. Arka bacakları ön bacaklarına göre daha uzundur. Patileri küçük ve ovaldir. Tüyleri dalgalı ya da kıvırcık olur. Vücudunun her yeri böyledir. Bıyıkları ve kaşları bazı türlerde çok kısadır ya da yoktur, ama bunlar da hatalı üretim sonucunda oluşur. Aslında uzun ve kıvrıktır. Kafası narin bir boyunun üzerindedir ve tepesinde düz, aşağıya doğru yuvarlaktır. Kulakları alçak ve büyüktür. Tabanları oldukça geniş, uçlara doğru yuvarlak olmak üzere incelir. Gözler büyük, oval, birbirinden ayrı ve hafif eğimlidir.
Renk Çeşitleri
Kıvırcık tüyler ve renkler için olan Rex genleri birbirinden farklı oldukları için teoride pek çok rengi olabilir. Si-Rex denilen Siyam renkli Devon bile vardır. Bu Amerika kökenlidir.
Huyu Suyu
Rex kedileri bir ev kedisi olarak benzer özelliklere sahiptirler ve harika dost olurlar. Devon Rex’ler bir kedi, bir maymun ve “Yaramaz Çocuk” arasında varlıklardır. Oyuncu ve afacandırlar. Sosyaldirler ve pek çok yönden köpek gibi davranışları vardır. Her yere ev arkadaşlarıyla birlikte giderler ve hatta kuyruklarını zevkle oradan oraya sallarlar. Uzun bacakları onlara müthiş bir çeviklik ve akrobatik yetenek sağlar. Ayrıca bezgin halden anında fırlayıp müthiş hızlı bir takip eylemine geçmek konusunda ustalardır. Bu özellik de onları çok verimli avcılar yapar. Rex’lerin meraklılığı ise efsanevidir. Çok boşboğazdırlar ve gürültülü bir hırıltıları vardır.
Bakımı
Bu kediler nadir olarak tüylerini değiştirirler, bu yüzdendir ki az bir fırçalamaya ihtiyaç duyarlar. Fakat, tüyleri dağınık ve hassas olduğundan aşırı sıcak ve soğuktan korunmalıdırlar. Dışarıya soğuk ya da sıcak havada çıkartılmamalı, kışın ısıtılmamış odalarda bırakılmamalıdırlar. Bir Rex’i sevmek alışkın olmayan için şaşırtıcı bir deneyim olur. Bunun nedeni tüylerinin sıcak oluşudur. Aslında, Rex’in normal vücut ısısı diğer kedilere göre sadece bir derece civarında yüksektir.Bu onlara daha yüksek bir metabolisma, ve dolayısıyla inanılmaz yüksek bir iştah kazandırır. Üç ila altı arası yavru yaparlar ve doğan yavrularda kıvırcık tüyler belli olur. Bu ufaklıklar da ayağa kalkar kalkmaz meraklarını ve canlılıklarını sergilemeye başlarlar.
|
Exotic Shorthair
|
|
Persian ve Amerikan shorthair karışımı melez bir ırktır. 20.yüzyılın ortalarında Amerika'da Persian çok popülerdi. Bu nedenle bazı ırk araştırıcıları Persian ve Shorthairdan oluşan bir karışımın iyi bir ırk olabileceğini düşündüler. Bu gerekçelerle, 1960 yılında diğer ırklar statüsüne girdi.

Yuvarlak, güçlü bir kafa yapısı ve belirgin elmacık kemiklerine sahip olan ırkın kedileri sağlam ve iyi gelişmiş bir çene yapısına sahiptir. Küçük ağzı, kalkık burnu ve anlamlı bakan iri yuvarlak göz yapısı ile oldukça sevimli bir görünüşleri vardır. Orta ve büyük boyutlarda vücut yapıları her zaman orantılı bir görünüm sergiler. Kısa bacaklara ve gelişmiş geniş patilere sahip olan Exotic Shorthair'lar; kısa ve ince tüy yapıları ile diğer shorthair'lara benzese de onlardan daha uzun tüylere sahiptirler. Oldukça dolgun, tüylü kuyrukları vardır. Özgün renkleri olmayan bu ırk, kedilerin bilinen tüm renklerinde görülebilir. Tüylerinin üzerinde; Amerikan Shorthair ve Persian'lardaki gibi mat ve kalın desenler vardır.

Alabileceği Renkler: Mavi, Siyah, Gölgeli altın, Gümüş, Lila, Kahverengi
Irk Boyutu: Büyük boy
Kafa Biçimi: Yuvarlak ve kısa
Kulak Biçimi: Küçük
Göz Rengi: Altın, Bakır, Turuncu gibi canlı renklerde
Taşıyabileceği Hastalıklar: Göz problemleri, Üst solunum yolu problemleri ve buna bağlı solunum güçlüğü, Diş problemleri, Polykistik böbrek hastalığı, Deri problemleri, Entropium
Karakter Özellikleri: Sert, dayanıklı ve bir o kadar da anlayışlı kedilerdir. Her zaman akılcıdır ve dikkat çekmeyi sever.
|
American Shorthair
|
|
Şunun güzelliğine bakar mısınız? Emin olun güzel olduğu kadar hareketli, atılgan ve macera düşkünüdür kendisi. Öyle ki, uyurken bile değişik figürler sergilerken görebilirsiniz. Kimbilir belkide rüyasında fare kovalarken maceradan maceraya atılıyordur, ne dersiniz?
American Shorthair'ın kökeni 1904 yılında ilk evcil kedi olan Buster Brown ırkına dayanır. İsimlerinin American Shorthair olduğuna aldanmayın. Aslen İngiltere kökenlilerdir.
Gelişmiş çenesi ve geniş omuzları sayesinde güçlü ve sağlam bir görüntüye sahip American Shorthair'ın orta uzunluktaki bacakları ve yuvarlak patileri; dikkat çekici görüntüsünü destekler yapıdadır. Tüyleri; kısa ve ince olmasına rağmen soğuğa oldukça dayanıklıdır.

Bu ırkın genel renkleri siyah-krem ve kahvedir. Diğer renklere sahip American Shorthairlar’da ise en temel özellik renklerinin açık olmasıdır.
Klasik tabby modeli geniş işaretlerle kaplıdır ve kuyruklarının üzerinde halkalar vardır.
Uskumru tabby modeli üzerinde açık ve koyu bantlar içerir. Koyu ve ince bir boyuna sahiptir.
|
Fransa'nın Yerli Kedisi: Chartreux
|
|
Fransa’nın yerli kedisi olan Chartreux, İngiliz Kısatüylüsü'ne (British Shorthair) çok benzer, fakat bazı farkları da vardır.
Türün Kökenleri:
Chartreux kedisinin ismini, Carthusian adındaki bir manastırdan aldığı söylenir. The Grande Chartreuse 1084 yılında Fransa’nın güneydoğusundaki Grenoble’de kuruldu. Bir öyküye göre bu kediler manastıra Haçlı seferlerinden dönen şövalyeler tarafından getirilmişti. Bir başkasına göre bir grup keşiş 17. yüzyılda Afrika’daki Good Hope Körfezine gitmişler ve beraberlerinde bir çift kedi getirmişlerdi. Aslına bakılacak olursa kedilerin ismi dışında bu manastır ile herhangi bir bağlantıları yok, ama bu isim o zamanın Fransız sokaklarında bilindiği ta 16. yüzyıldan beri manastırla birlikte anılmıştır.
Fransız yazar Colette, bu kediden kitaplarında sevgiyle bahsetmiştir. Bundan çok daha önce şair Joachim du Bellay bir mektubunda Chartreux kedisini tasvir etmiştir, ki kendisi 1500’lü yıllarda yaşamıştır.
 |
56 milyon insan ve bir o kadar da canlının hayatını kaybettiği II. Dünya Savaşı sonrasında Chartreux, tıpkı müzelerde bulunan paha biçilmez eserler gibi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya geldi. Ne var ki, yetiştiricilerin 30 yıl süren çalışmaları sonucunda eski haline getirildi. Bu süreç çok zorlu oldu.
Karakteristik Özellikleri
Chartreux kedileri yüzündeki tebessüm ifadesiyle meşhurdur. Bu kedilerin vücudu geniş, iyi yapılı ve sağlamdır. Büyük, kaslı omuzlara sahiptirler. Erkekle dişi arasında çok belirgin bir büyüklük farkı vardır. Erkek olan kedi çok daha iridir. Ucuna doğru oval bir şekilde sivrilen kuyrukları orta uzunluktadır. Tüyleri Amerikan Kısatüylü kedisinden daha uzun olabilir. Dişilerde erkeklere göre daha ince ve ipeksidir. Çift katmanlı, sık, yumuşak ve çok az yüne benzeyen tüyleri vardır. Kafaları büyük ve enlidir fakat yuvarlak değildir. Burunları kısa ve düzdür. Yanakları dolgun, çene kemikleri oldukça güçlü olur. Boyun kısmı kısa ama güçlüdür. Kulaklar normal boyda olup uçları hafifçe yuvarlanmıştır. Gözleri çok etkileyici bir turuncu ile altın rengi arasında değişir, fakat en orjinali daha belirgin turuncu olanlarıdır. Yüzlerinin geneline bakıldığında yumuşak, gülümseyen bir ifade olduğu görülebilir.
 |
Renk Çeşitleri
Tüy renkleri gri-mavinin her tonu olabilir. Vücudunun uç noktalarında bu parlaklık hafifçe vurguludur. Vücudunun her tarafı dengeli bir renk tonuna sahip olmalıdır. Patilerinin altı gül rengi, burunları ise gümüş grisidir.
Huyu Suyu
Chartreux kedileri etkileyici bir mevcudiyeti olan kedilerdir. Bu kedilerle aynı evi paylaşan insanların dediğine göre pek çok köpek davranışına sahipler. Bir Chartreux kedisi bol bol egzersiz yapar, bir şey attığınızda geri getirir ve bir tehdit hissederse sahibini gözü kara bir şekilde korur. Buna karşılık sakin ve oyun oynarken nazik bir kedidir. Gerekmedikçe miyavlayarak boşboğazlık etmez.
Yavruları dayanıklı olur ve genelde üç yıl içerisinde fiziksel olgunluk düzeyine ulaşırlar. Elbette, bu tüm kedilerde olduğu gibi çevre koşullarına bağlıdır. Tüy bakımı ise pek fazla tarak gerektirmeyecek kadar kolaydır. Parmaklarınızı her gün tüylerinin arasından geçirip fazlaları alırsanız pırıl pırıl olurlar.
|
| |
Efsanevi Tür: Birman Kedisi
|
 |
Renkli maskesi ve saf beyaz patileri ile oldukça yakışıklı olan Birman – veya Burma’nın Kutsal Kedisi, hala görece olarak pek yaygın olmayan bir türdür; fakat İngiltere, Avrupa ve Kuzey Amerika’da kedi severler arasında kendini adamış destekçileri bulunuyor. Ayrıca bu kediler bir o kadar da oyuncu ve iyi huylu birer aile kedisi olmalarıyla ün yapmışlardır.
Efsanevi Tür
Birman kedisinin tarihi en az iki tane çok romantik hikayeye dayanır. Bu öykülerden bir tanesi tarihin derin topraklarında çoktan gömülüp gitmiştir; diğeri ise yaklaşık 100 yaşındadır.
Daha eski olan hikaye bizleri Ortaçağa, insanoğlunun en karanlık zamanlarından birine götürür. M.S. 9. yüzyılda, bugün Myanmar (Burma), Tayland ve Kamboçya olan güney-doğu Asya ülkeleri, Khmer Halkı’nın kontrolünde olan tapınak krallıklarıyla bezenmişti. Bu krallıklardan her biri bir Budist Tapınağı’na bağlıydı: bu tapınaklardan en büyükleri Ava ve Myanmar’daki Pegu idi. Tayland’da bulunan Ayuthaya ve Kamboçya’daki Angkor da diğer büyük merkezlerdi.
 |
Bahsi geçen bu kutsal krallıklar Thai Akıncıları’nın bitmek tükenmek bilmeyen tehditi altındaydılar – ne yazık ki aynı akıncılar 15. yüzyılda bu tapınakları tamamen yeryüzünden silmeyi başarmışlar; ama her zaman en karanlık zamanlarda bile mucizeler olabiliyordu ve bu tapınaklardan bazıları kurtulmayı başardı. Güzel bir tabiat ve otantik yapılarla barış, ahenk ve bilgelik için yaşayan bu tapınaklarda saf kar beyazı kediler yaşardı. Budist inancına göre bu beyaz kediler ölen rahipleri temsil ediyordu. Bu kedilerin özel bir pozisyonu vardı ve her biri büyük bir ihtimamla şımartılırdı. Kimi tarihi yıllıkların yazdığına göre, tapınakları istilacılara karşı korumak için kullanılırlarmış, fakat Birman’lar öyle kibar, uysal bir tabiata sahiptir ki bu efsane biraz olasılık dışı kalır.
Sinh
Hikayemiz bundan uzun zaman önce, Lao-Tsun tapınağında geçiyor. Bu tapınakta baş rahibin dostu olan kar beyaz bir kedi olan Sinh yaşıyordu. Başrahip Mun-ha çok yaşlı ve bilge biriydi. Ne var ki sadece tabiatın seslerinin, kedilerin ve insanların sessizliklerinin ve büyük bir uyumun yaşadığı bu tapınak da insanoğlunun hırsından nasibini alacaktır: bir gece akıncılar tapınağa baskın düzenlerler ve Mun-Ha safir gözlü altın tanrıçanın heykeli önünde meditasyon yaparken onu acımasızca öldürürler.
 |
Bunu gören Sinh hemen Mun-Ha’nın ölmekte olan vücudunun üzerine sıçrar, ve yaşlı rahibin ruhu kediye geçer. Tam o anda, Sinh’in beyaz tüyleri heykelden yansıyan altın rengiyle gölgelenir; tek saf beyaz kalan yerleri kutsal efendisinin vücuduna dokuna patileri olur. Yüzü, kulakları, kuyruğu ve bacakları ebediyet veren toprağın rengini alır, kehribar gözleri ise tanrıçanın safir mavi gözlerinin rengine bürünür. Sinh, yedi gün boyunca Mun-Ha’nın vücudunun yanında yatar ve onu korur, yemek yemeyi reddeder. Sonunda Sinh de son nefesini efendisinin buruşmuş elleri üzerinde verir ve Mun-ha’nın ruhuyla birlikte cennete yükselir; tapınağın geri kalan 99 kedisi de Sinh’in yeni renklerine bürünürler. İnanca göre bir genç rahibin etrafında daire oluşturup dönerler ve o genç Munha’nın yeni başrahip olarak seçtiği kişi çıkar.
Bu gelenek Budist inancının içine işlemişti, fakat Lao-Tsun rahiplerinin gözden düştüğü zamanlar da geldi. 19. yüzyılın sonlarında tapınaklarından kovuldular. Bir İngiliz olan Binbaşı Russell-Gordon ve bir Fransız olan kaşif Auguste Pavie rahiplerin ve kedilerinin sınırı geçip Tibet’te yeni bir tapınak kurmalarına yardım ettiler. Birkaç yıl sonra, 1919’da, bir çift tapınak kedisi bir minnettarlık gösterisi olarak Fransa’ya gönderildi. Erkek kedi yolculuk sırasında öldü, fakat dişi olan anne, yani Sita, Avrupa’daki Birman türünün kurucusu olmak üzere sağ kaldı. Bu hikayelere de dayanarak söylenilebilir ki Birman doğal bir türdür.
 |
Belirgin Özellikleri Olan Bir Kedi
Birman’ın iki fark yaratan özelliği derin mavi gözleri ve tüm dört patisinde bulunan beyaz ‘eldivenleri’. Arka patilerdeki beyaz işaret bacaklardan yukarı doğru uzar, ve bu Kuzey Amerika’da ‘ayakkabı bağcığı’ olarak adlandırılır. Ön patilerinin üzerindeki beyaz tüyler yatay ve net bir çizgi halinde diğer tüylerden ayrılırlar ve hiç taşma yapmazlar. Bunun sebebi bu kedilerde bulunan beyaz ‘S’ nokta genidir.
Özellikleri
Birman geniş bir kedidir fakat İran kedisinden biraz daha az hantaldır. Göbeğine doğru indikçe dalgalanma eğiliminde bulunan uzun, ipeksi tüyleri vardır ve en önemlisi bu tüyle matlaşmaz ve birbirlerine dolaşıp düğüm olmaz. Boynunda kalın, yoğun tüylü bir yakası vardır ve Amerika’da yetiştirilmiş Birmanlar’da bu özellik daha baskındır. Vücudu orta uzunlukta fakat yapılı, bacakları dayanıklı ve orta uzunlukta ve patileri de yuvarlak, sağlam ve parmakları bitişik olacak şekilde oldukça geniştir. Kuyruğu orta uzunlukta ve bol tüylüdür. Geniş, yuvarlak kafasının üzerinde kulakların biraz önünde düz bir alan vardır. Kulakları ise uçları yuvarlak ve birbirinden oldukça ayrıktır. Gözleri tam bir yuvarlak badem şekillidir ve her zaman derin mavi olurlar. Vücut rengi dengelidir ve koyu renkler yüzde, kulaklarda, bacaklarda ve kulaklarda yoğunlaşır. Ayaklardaki beyaz işaretler simetriktir.
 |
Değişik Renkler, Değişik Tatlar
Orjinal Birman kedisi koyu kahverengi mühürlü bir renge sahiptir; uçuk bir krem rengi vücudun yanlarına doğru açık kahve şeklinde gölgelenir. Göbek ve göğüs bölgesinde daha koyu kahve gölgeler olur – elbette ki bembeyaz patileri hariç. Burun derisi koyu kahve ve pati altları pembedir. Bu tür renkli kedilerin en saygı duyulanı arka tarafında görülen uçul altın halesi olanlardır ki bu özellik özellikle yetişkin erkeklerde görülür.
Mavi mühürlü olan mavimsi-beyaz bir vücut rengine sahiptir; göbekte ve göğüste daha sıcak bir tonu vardır. Ayrıca beyaz patileri hariç koyu, derin mavi mühürleri vardır. Görülebilen diğer renk türleri ise çikolata ve eflatun mühürlü, tekir ve kaliko tarzı olanlar. Fakat en orjinal renk çeşitleri yukarda belirtelenlerdir.
 |
Bakımı
Birmanlar sessiz, uysal, nazik kediler olmalarıyla ünlüdürler ve büyük bir asalet ve güzellikleri vardır. Rahat tabiatları onları ideal şov kedileri yapar, çünkü ansızın dellenme gibi bir özellikleri yoktur. Evdeki insanların ve diğer hayvanların arkadaşlığından hoşlanırlar ve gürültülü olmasalar da oyuncudurlar. Dışarıda serüvene hoş bakmayıp çok iyi birer avcı olmasalar da küçük bir alana kapatılmaktan hoşlanmazlar: Eğer onu bir odaya kapayıp da sonra kapısını açarsanız (onlar önce açmazsa) size dik dik bakan bir Birman ile karşılaşabilirsiniz. Yine de uysaldırlar ve aşırıya kaçmazlar. Yaşadıkları yerde ferah bir ortam olmalı ve evlerinde rahat rahat dolaşabilmelidirler. Bu özelliklerinden dolayı onları aile tatildeyken bir pansiyona bırakmak sorun yaratır; ve eğer mümkünse başka türlü bir çözüme gidilmelidir.
 |
Tüyleri düzenli bir fırçalama gerektirir fakat diğer bazı türlerdeki gibi solmaz ve dolanmaz; dolayısıyla zor bir görev olmaz.
Kısırlaştırılmamış dişiler daha 7 aylıkken olgunlaşabilirler ve kızgınlığa girip coşarlar – hayır, hayır, yanlış duymadınız: resmen coşarlar. Bu kediciklerin çiftleşmeye olan hevesi adeta efsanevidir. Bir kez amaçlarına ulaşınca genelde dört ya da beş yavru dünyaya getirirler. Bu minikler dünyaya neredeyse tam beyaz olarak gelirler, fakat renkleri birkaç günden sonra özellikle kulaklarda ve kuyruklarda olmak üzere gelişmeye başlar. Derin mavi göz renkleri ilk başta uçuk bir mavi olur ve kediler olgunlaştıkça koyulaşır.
Norveç Orman Kedisi
|
 |
Ünlü “Çizmeli Kedi” masalının İskandinav versiyonunda, kötü karakter bir troll’dur. (Troll: koca kafalı, şapşal suratlı bir dev) Bu masalda kahramanımız dişi bir Norveç Orman Kedisi’dir. Bu akıllı ve güzel kedi, trolllerin güneş ışığında taşlaştıklarını bilir ve kötü kalpli troll ile akşam buluşmaya gider. Zekası sayesinde koca devi sabaha kadar lafa tutar ve güneş doğunca da troll taşlaşır. Eski Norveç efsanelerinde güzel yüzlü, bol kuyruklu bir “peri” kedisi olarak anılan Norveç kedisinin çok büyük avlanma ve zıplama yetenekleri olduğuna inanılırdı.
Norveç Orman Kedisi (Norsk Skaukatt), gerçek bir doğal türdür ve kökeni Norveç’tir. Adına layık olarak bir orman canlısı gibidir: suyla arası çok iyidir, nehirlerden ve orman derelerinden balık avlar. Çok da zarif bir kedidir. Altın rengi çizgili parlak zümrüt gözler, uzun, bol tüyler, tatlı ifadeli yüzler, şık kulak ve pati süsleri. Bir Norveç Kedisi’ni gördüğünüz her zaman, gözler için bir ziyafettir. İpek-dokulu yumuşak tüylerine dokunduğunuz her an, parmak uçlarınız için bir zevktir.
Küçük bir tarih dersi
Bu kediler, Norveç’te tarihi çok eskilere dayanan bir kedi türüdür. Asırlardır halk masallarında ve mitolojilerinde yer almışlardır ve Norveçliler her zaman var olduklarını savunurlar. Tam olarak kökenleri saptanamasa da bir şey kesindir: Orman kedileri, Viking denizcilerinin Türkiye, İspanya, Afrika ve Rusya gibi uzak ülkelerden kedi getirmeleri sonucu ortaya çıkmışlardır. İskandinavya’ya özgü başka küçük kedi türü yoktur. Bu kediler, Vikingler ile dünyayı keşfetmişler, karada ve denizde buğday ambarlarını korumuşlar ve torunlarını da gelecekte dolaşsınlar diye Kuzey Amerika’ya bırakmışlardır.
 |
Bu kediler gerçekten de geçen 4000 yıl içinde İskandinav ormanlardan gelmişlerdir ve Norveç dilinde isimleri “Norsk Skaukatt” olarak bilinir. Bazı insanlar, bu seyyah kedilerin Maine Coon Kedisi ve uzun tüylü Manx kedisinin çok eski ataları olduğuna inanırlar. Tüm bu karışık türler çiftleştirilmiş ve sadece en gür tüylüler ile sağlam yapılı olanlar Norveç’in ve İsveç’in acımasız soğuklarına dayanabilip çiftçilerin yoldaşları olarak bugünlere gelmişlerdir. 20. yüzyılın ortalarında İskandiva şehir hayatının gelişmesi ve yayılması Norveç Orman Kedisi’ni tehdit etmiştir; bu yüzden Norveç’te bu güzel kedileri korumak için özel bir yetiştiricilik programı uygulamaya konulmuştur. Norveç Kedileri, sadece yakışıklı ve kolay bakılan kediler oldukları için değil, ayrıca sakin, sevecen ve ilginç dostlar oldukları için bugünlerde çok popülerdir.
Kuzey Amerika’nın Doğu kıyılarına ilk patilerini basmaları, en ünlü Vikingler’den ve Norveçli kaşiflerden olan Lief Erickson’la seyahat ettikleri 13. yüzyıla kadar uzanır. Modern günlerde ise 1979 yılında tekrar yumuşak patileri ile geri dönmüşlerdir.
 |
Çevrelerine Uyum Sağlamak için Yaratılmış Kediler
Bu kediler Tabiat Ana tarafında tasarlanmıştır. Bembeyaz tüylü olanlarından kömür karası rengi olanlarına kadar çoğu renkten Norveç Kedisi vardır. Üstelik, olabilecek her türlü tüy deseni ve ara-renk kombinasyonlarına sahiptirler. Sadece Siyam ya da İran Kedilerinde görülen kahverengi pati noktaları bu türlerde görülmez. Koyu renkli kediler, güneşten daha çok sıcaklık aldıkları için, daha az tüye ihtiyaç duyarlar. Açık renkli kediler ise daha uzun ve sık tüylere sahiptirler. Bazı renkler mevsimlere bağlı olarak açıktan koyu tonlara doğru değişir. Tabiat Ana ne kadar da düşünceli davranmıştır! Doğal bir tür olduklarından dolayı, yetişkin olanlarının boyutu kediden kediye değişir.
Evde ve Oyunda
Norveç Orman Kedisi tam bir evcimen ev arkadaşıdır. İnsanlarla ve diğer evcil hayvanlarla birlikte olmaktan çok hoşlanır ve çocuklarla arası harikadır. Çok sabırlı hayvanlarlar olduğundan kolay kolay stresli olmazlar. Dolayısıyla bu sabır küpü karizmatik kediyi kızdırmayı başarırsanız ve güzel bir pati yerseniz, kediciği “asabi” diye azarlamayın! Oldukça zekidirler ve doğal bir merakları vardır. Bu merak, her kediyle birlikte verilen doğal eşantiyon olan merak duygusundan biraz daha ötedir; çünkü kendisi ormanlarda yaşamaya alışık bir kedidir. Sıcak aylarda bu kedilerin kucağınızda oturmasını bekleyemezsiniz; yanınızda serin bir yerde uzanmaktan daha memnun olacaklardır.
Bu Orman Kedileri’nin bakımı zor değildir. Eğer tüylerine standard bakım yapmazsanız (fırçalamak gibi) matlaşabilirler, fakat yine de bu matlaşma diğer uzun tüylü türlerinki kadar çok olmaz. Senede bir kez tüy dökerler. En etkileyici kısmı yeleleridir. Bu uzun ve sık yeleler uzun yıllar çok acımasız kış soğuklarına kafa tutmuşlardır ve gerçekten de muhteşemdirler.
 |
Özellikleri
Orjinal bir Norveç Orman Kedisi’nin vücudu güçlü, kaslı ve yapılıdır. Uzun bir gövdeye ve uzun bacaklara sahiptir. Arka bacakları ön bacaklarından uzun olur. Ayaklarının arası açıktır ve patileri güçlü olmakla birlikte kocamandır. Kuyruğu uzun, tüylü ve en az gövdenin uzunluğu kadar uzundur. Kafasının hafif üçgensi bir şekli vardur ve uzun, geniş ve düz bir buruna ev sahipliği yapar. Yanakları dolgun dolgundur ve çenesi de büyüktür. Kulakları uzun, dik ve sivridir; ayrıca içleri de güzelce tüylerle kaplanmıştır. Çarpıcı ve uzun bıyıkları vardır. Hafif bir açıyla duran gözleri geniş ve badem şekillidir.
Norveç Orman Kedisinin iki tane tüy katmanı vardır: su geçirmez ipeksi bir üst doku ve sıkı, bol tüylü bir alt doku. Giyimine kuşamına son derece önem veren bu yakışıklı kedinin boynunun ve göğsünün etrafında oluşan şal gibi tüyler, sonbahar ve kışları çok etkileyicidir, fakat yazın kaybolur. Nokta lekeli renkler hariç her renk ve varyasyonda bulunabilir. Çoğu türünün göğüsleri ve patileri beyazdır. Göz rengi tüylerine uyumlu olur.
Huyları ve Karakter Özellikleri
Norveç Orman Kedileri dayanıklıdırlar ve anne bir kedi yavruları kolayca dünyaya getirebilir. Minik yavrular da daha 3-4 aylıkken yetişkin dönemlerinde salına salına sergileyecekleri güzel tüylerini uzatmaya başlarlar. Yetişkin kediler oyuncu, sevecen ve son derece aktiftirler. Bu tür kediler için her zaman geniş bahçeli bir ev daha iyidir: bu bahçe ne kadar geniş ve engebeli olursa o kadar mutlu olurlar. Çok zekidirler ve kapı kollarına asılıp açmak gibi oldukça sıradan(!) aktiviteleri çok çabuk ve kolayca öğrenirler. Norveç Orman Kedileri bahar ve yaz aylarından çok tüy döktükleri için düzenli fırçalanmaları gerekir. Böylece hep yakışıklı görüntüleri bozulmaz, hem de tüy topaklarının oluşumu önlenmiş olur.
Maine Coon kedileri ve Norveç Orman Kedileri ilk bakışta pek çok insan tarafından karıştırılsa da, aralarında önemli farklar vardır. Norveç Orman Kedisi’nin daha pofuduk bir kuyruğu vardır ve burnu daha sivridir. Gözleri daha eğimlidir ve kulakları birbirine daha yakındır. Her iki sevimli kedi türü de aynı iklim şartlarında gelişmişlerdir ve çiftlik kedisi olmak gibi ortak bir tarihi geçmişi paylaşırlar.
|
Maine Coon Kedisi
|
 |
Eğer herhangi bir kedi bütünüyle Amerikan kedisi olarak anılabilirse, o da kesinlikle Maine Coon’dur. Bu doğal ve köklü Amerikan türünün kökeni hakkında kimi pek olası olmayan, kimi de genetik olarak imkansız pek çok efsane vardır. Pek muhtemel olmayan efsaneler kategorisinde, Marie Antoinette’nin 1789’da Fransız İhtilali’nin başında Amerika’ya kaçmayı planladığı ve sahip olduğu şeyleri önceden yolladığı da vardır. Bu eşyalar arasında pasta sever kraliçenin İran ve Ankara kedilerinin de olduğu ve sonradan bahsi geçen kedilerin Amerikan yerli kedileri ile kaçıp çiftleştikleri, dolayısıyla da sonuç olarak Maine Coon’u oluşturdukları söylenir. Ortaya çıkan bu kedilerin etrafa cingöz cingöz baktıkları dönemin rivayetleri arasındadır.
Türün Kökeni
Ne yazık ki, bir evcil kedinin ve bir rakunun aşık olarak, türe ismini veren orijinal Maine Coon kedi yavrularını dünyaya getirdiklerine dair romantik masalın ya da teorinin doğruluğu hakkında herhangi bir kanıt yoktur. Düşünülecek olursa, bilimsel olarak da böyle bir çapraz türlü çiftleşme imkansızdır. Bundan biraz daha az olası bir başka teori de, bir evcil kedi ile güney Kanada’dan orta Meksika’ya kadar yayılmış noktalı vahşi erkek vaşağın (Felis rufus) çiftleşmesidir.
Teoriler biter mi? Bitmez tabii ki. Bir başka teori ise, aslında ilk Maine Coon’ların MS. 1000 yılı dolaylarında Kuzey Amerika’ya gelen Vikingler ile karaya pati basmış Norveç Orman Kedileri olduklarıdır. Bu hikayeyi destekleyecek tek veri, ünlü Norveçli kaşif Leif Eriksson’un ya da takipçilerinin güneydeki Vinland’a giderken yolda Maine’e uğramalarıdır. Yine, Coon adında bir kaptanın, 19. yüzyılın başlarında Kuzey Amerika’ya yanında Ankara ya da İran kedileri getirdiği söylenir.
 |
Her ne kadar kaptanın adı bir muamma olsa da, böyle bir teori Maine Coon’un en olası ve basit açıklaması olacaktır: ilk kolonistler zamanından nesiller boyu yetişmiş evcil bir kısa tüylü ile sonradan ithal edilmiş kaçak bir uzun tüylünün kazayla çiftleşmesi.
Dayanıklı Tür
Maine Coon kedisinin tarihi de kendisi gibi görkemlidir. Bu tarihte yer alan efsaneler kendisini zaman zaman 18 kg olarak bile anlatmıştır. Bu da diğerleri gibi pek mümkün değil; çünkü o zamanın şartlarına göre neredeyse vahşi tabiatta öyle bir cüsse-kilo oranı yapıp sağ kalmak zordu. Bu türlerin normal ağırlığı 5 ile 7 kilo arasındadır, ki bu da Maine Coon’u fiziksel olarak en büyük türlerden biri yapmaya yeter.
Ne var ki, kesin olan birşey de Maine Coon’un bir şov kedisi olmadan önce nesiller boyu çok sevilen bir çiftlik ve ev kedisi olduğudur. Çevikliği, kahramanlığı ve dayanıklılığına dair olan ünü çok yerindedir. Tıpkı içinden çıktığı toplum gibi, o da güçlü ve dayanıklıdır. Bir Maine Coon kedisi, çetin kış şartlarında bile hayatta kalabilmek için evrimleşmiştir.
Maine, Amerika’nın en kuzeydoğusunda, Kanada sınırında yer alan, yılda 211 cm kar yağışı alan çok soğuk iklimli bir yerdir. Böylece Maine Coon’un uzun tüylere ve sağlam bir yapıya sahip olması şaşırtıcı değil.
 |
Sırtındaki ve yanlarındaki sert koruyucu tüyler ekstra yalıtım sağlarken, göbeğindeki yumuşak tüyler kar ve buz için bir battaniye görevi görürler. Arasındaki tüylerle büyük patiler, bu türün buzu ve karı rahatlıkla aşmasını sağlar. Büyük ve kedilere göre bile alışılmadık manevra kabiliyetine sahip kulakları, en ufak sesleri ve minik avların ayak seslerini yakalar.
Özellikleri
Bu kadar uzun ve köklü bir soyağacına sahip olan bir tür olarak pek çok renk çeşidi ve tüy deseni vardır. Bununla birlikte orjinal ve gönüllerin sevgilisi olan gerçek Maine Coon, klasik esmer tekir olanıdır. Bu desen ve pofuduk kuyruk, bir kuzey ve orta Amerika’nın yerlisi olan bir memeli hayvana, yani rakuna benzer. Şüphesiz bu afacan varlığın ismi de kedinin isminin evrimleşmesine katkıda bulunmuştur.
Maine Coon geniş, yapılı, sağlam ve kaslı bir kedidir. Düz, kabarık tüyleri ağırdır fakat dokunulduğunda ipek gibidir. Kafasında ve omuzlarında kısa, diğer bölümlerinde uzun tüylere sahiptir. Geniş bir göğüs, seviyeli bir sırt ve uzun bir vücut bu güzel kafayı taşır. Adeleli bacakları mesafelidir. Büyük, aralıklı gözleri berrak ve cingöz bir ifadeye sahiptir. Kulaklarının da içinden tüy çıkar.
Huy
Maine Coon kedileri mükemmel ev kedileridir. İyi huylu, sessiz, uyum sağlayabilen ve eğlence seven bir tabiatları vardır. Genellikle ailede bir bireyi kendilerine favori olarak seçerler. Böylesine bir geçmişi olan kedilerde bekleyeceğimiz üzere şampiyon avcılardır ve gerçekten dışarıya çıkma ihtiyaçları vardır. Belki de eski yarı-vahşi tarihlerini yansıtarak uyumak için en alışılmadık yerleri ve pozisyonları seçerler. Ayrıca soğuğa da diğer kedilere nazaran daha bir aldırmaz tavırla yaklaşırlar. Bazıları patilerini kullanmakta çok usta olurlar. Patilerini suyla oynamak ve hatta kimi zaman yemek yemek için bile kullanabilirler.
 |
Bakım
Özellikle sürekli taranma ihtiyacı olmasa da göbeğindeki ve sırtındaki uzun tüyler birbirine dolaşma eğilimindedirler. O yüzden düzenli bir fırçalama tüylerine iyi gelir. En azından haftada bir taranmalı ve düğümleri nazikçe açılmalıdır. Genellikle iki ya da üç yavru doğuran anne kediler, kolaylıkla doğumlarını gerçekleştirirler.
Maine Coon kedileri yanıltıcıdır. Oldukça düzensiz tüy toparlaklarına benzerler, fakat büyüdükçe ve olgunluk çağı olan 4 yaşına gelince kaslı, hafife alınmayacak bir kedi olurlar. Yumuşak tüyler büyüdükçe yerini ağır, bol tüylere bırakır ve görünüşte düzensiz olan vücut yapılı, geniş göğüslü ve düzgün bir vücuda dönüşür. Kuyrukları uzar ve uzun yetişkin kuyruk tüyleri çıkartır.
|
Van Kedisi
|
 |
(The One)
Türkiye’de kedilerden bahsederken ilk akla gelen türlerin başında gelir Van kedisi: Cana yakınlığı, beyaz, ipeksi kürkü, aslan yürüyüşü, tilki kuyruğuna benzeyen uzun ve kabarık kuyruğu, değişik göz renkleri ve suya olan düşkünlüğü ile. Van Kedisi, dünya üzerinde melezleşmeyen, saflığını koruyabilmiş canlıların başında gelir. Bu özelliği onu, hem kedi dünyasının hem de diğer canlıların yıldızı haline getirir.
Anadolu’ya tam olarak ne zaman ve nasıl geldiği bilinmeyen Van kedileri, diğer canlılarda olduğu gibi bulunduğu bölgenin şartlarına ayak uydurdular. Türkiye’nin en yüksek dağlarının bulunduğu Doğu Anadolu bölgesindeki yüksek sıcaklık farklarına kürkleri sayesinde kolayca ayak uydurabilir Van kedileri. Yılda en az 6 ay karlarla kaplı bu bölgede uzun tüyleriyle kar ve soğuktan korunurken, yazın birden ısınan hava nedeniyle tüylerini dökerek Van Gölü’nün ılıman iklimine uyum sağlarlar. Ancak yaygın olan yanlış bir inanış vardır ki, o da bu kalın kürkü nedeniyle Van kedilerinin üşümediğidir. Halbuki, kediler, kürkleri kalın olmasına rağmen soğuktan etkilenir ve üşürler.
Van kedilerinin diğer kedilerden ayrılan ilginç bir özelliği vardır. Bu kediler suyu çok severler ve yüzerler. Eğer suya doğru gidiyorsa, bu zorunluluktan değil, sadece zevktendir. Özellikle ılık ve sığ sularda yüzmeyi seven Van kedileri, evlerde musluktan damlayan sulara pati atar ya da banyoda size eşlik eder.
 |
Van kedilerinin özelliklerinden biri tüylerindeki iki renkliliktir. Hatta bu iki renklilik karakteristik bir özellik olarak bilinir. Bu farklı renkler kulaklarının çevresinde ve kuyruğunda olmak üzere vücudunun iki farklı bölgesinde bulunur. Çok nadir olarak da vücudunda görülebilir.
Van Kedisi'nin postu kalın, tüyleri normal uzunluktadır. Yazın diğer kediler gibi tüy değişimi yaşar ve o dönemde tüyleri azalır. Kışın yeniden eski rengini ve beyaz bir kar topu halini alır. Bu uzun kuyruklarına sahip olmakta bazen zorlanabilirler; öyle ki, başlarını kollarının üzerine koyup, kuyruklarını altlarına alırlar. Van kedileri, diğer türlere oranla biraz daha iricedir. Erkeklerde vücut ağırlığı ortalama 3,5kg, iken dişilerde 2.8kg. olur. Vücutları uzun ve kaslı bir yapıda ve kemikleri iridir.
Kocaman, geniş pembe kulaklara sahip Van kedisi. Kulaklarda dibe doğru bir yuvarlaklık göze çarpar. Bazen yavruların iki kulağı arasında bir-iki siyah benek görülebilir. Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu sanılsa da bu Ankara kedisinin bir özelliğidir. Van kedileri, tek göz ve mavi gözlü kedilerde ancak %2-3 civarında sağırlık vardır.
Van kedileri gözleri ve tüyleri nedeniyle Ankara kedisi ile sıkça karıştırılır. Van kedilerinin gözleri her ikisi mavi, her ikisi kehribar veya bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte olmak üzere üç çeşit olabilir. Mavi renk, daima turkuvaz mavisi özelliğinde olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir. Mavi gözlü kedilerde, mavi gözlü kısa, kadife kürklü ve mavi gözlü-uzun ipek kürklü kediler diye ayrılır.
Van kedilerinde, yeni doğan yavruların gözleri grimsi renktedir. Yavru kedinin doğumundan 25 gün sonra göz renkleri farklılaşmaya başlar ve 40 gün sonra da göz renkleri netleşir.
Van kedileri, her yıl Şubat, Mart ya da Haziran aylarından birinde kızgınlık periyoduna girerler. Bu periyot yaklaşık 10 gün sürer. Kızgınlık döneminde gebe kalırlarsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermezler. Gebelik süresi 62 gündür. Gebeliğin birinci ayından sonra karın şişmeye başlar ve bu dönemden itibaren karnını kimseye dokundurtmaz. Van kedisi de diğer kedilerde olduğu gibi gözlerden uzakta doğurmayı sevdiğinden, birinci ayın sonundan itibaren ıssız ve karanlık yer aramaya başlar. Van kedisi bir batında dört yavru doğurur.
Van kedisi yavrularında genellikle iki kulak arasında bir - iki siyah nokta olduğu görülür. İki siyah nokta taşıyan yavruların çoğu tek renk gözlü olur. Ve bu siyah noktalar, adeta tek-göz kedilerin mührüdür. Ancak baştaki bu siyah noktalar doğumdan sonra bir iki ay içinde kaybolur. Ve bazen sayıları 8-30 arasında değişen miktarda siyah kıllar olarak kalır.
 |
Kediler bir sahipten çok bir mekanı benimserler. Kendi hakimiyetlerini kurdukları alanlarda yabancı bir kedinin barınmasına çoğu zaman imkansızdır. Kedilerin mekan değiştirmekteki inatçılığı, Van kedilerinde fazla görülmez. Kediler, yeni yerlerine alışamıyor veya beğenmiyorsa eski evine dönmeye çalışırlar. Hatta kendi evine dönmeye çalışırken kilometrelerce yol kat etmiş kedileri duymuşsunuzdur. Van kedilerinin farkı, bu yeni yaşama alanlarına 20-30 gün içinde adapte olabilmeleridir.
Van kedisi, sevilmekten çok hoşlanır ve kendisine gösterilen sevgiye aynı şekilde karşılık verir. Sevgi istekleri özellikle gebelik döneminde daha artar. Kendisini sevenlerin kucağına çıkıp, okşayan elleri önce hafifçe ısırır sonra yalayarak sevgi gösterisinde bulunur ve mırıldanır. Yemeği verildiğinde yemeden önce minnet göstermek için bacaklara sürünme huyu vardır. Tuvalet ihtiyacını duyduğunda da, kapının önüne giderek miyavlayarak kapının açılmasını ister, eğer kapıyı açan yoksa bunu kendi başına halletmeye karar verir ve kapı koluna uzanıp çekerek kapıyı açar.
Van kedileri kendi aralarında ve insanlarla haberleşmek için bir takım sesler çıkarırlar. Çıkarılan bu sesler onların hissi durumları ile ilgilidir. Kedilerin miyavlamaları isteklerine göre çeşitlilik gösterir. Bu miyavlamanın bir kısmı insanlarla olan ilişkileri, bir kısmı yavrularıyla veya erişkinlerde seksüel aktivite ilgili haberleşme şeklidir. İhtiyaçlarına göre çıkardıkları seslerin yüksekliği ve frekansları değişir. Van kedisi sabahleyin sahibiyle karşılaşmasında yüksek sesle miyavlayarak sevincini gösterir. Acıktığında mutfak kapısına doğru giderek, acıktığını belirtecek şekilde miyavlar.
Van kedisi diğer türler içinde en çok Ankara kedisi ile çok karıştırılır. Halbuki çok belirgin farklıları vardır iki türün. Bunlardan bazıları:
Van kedisinin gözleri badem şeklinde ve kehribar rengindeyken Ankara kedisinin gözleri yuvarlak yapıda ve mavi-sarı renktedir.
Van kedisinin yüzü daha yuvarlak, Ankara kedisinin sivridir.
Van kedisinin baş ve kuyruk kısmında sarı lekeler bulunur, Ankara kedisi ise genellikle bembeyazdır.
Ve Van kedisinin tüyleri Ankara kedisine göre daha kısadır.
Van Kedileri ile ilgili Kurtarıcı Çalışmalar
Binlerce yıldır Anadolu topraklarında insanlarla birlikte yaşayan Van kedilerinin nesli, ülkemizde tükenme tehlikesi ile karşı karşıya. Eskiden Van yöresinde sıkça rastlanan ve hemen her evde bulunan Van kedilerinin sayılarının azalmasında en başlıca nedenler, melezleşmeleri ve doğal yaşama alanlarından koparılarak yurt dışına kaçırılmalarıdır.
Son yıllarda Van Valiliği ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin işbirliğiyle çok çeşitli çalışmalar başlatıldı. Van kedilerinin neslini korumak, tedavilerini sağlamak üzere modern bir "Van Kedi Evi" yaptırıldı. 1992 yılında, Van kedisi Araştırma Müdürlüğünü kuruldu. Van Kedisi Ana Yavru Sağlık Dispanseri’ni kurarak, Van’daki bütün kedilere nüfus cüzdanı verip, kayıt altına alındı. Tüp kedi projesinden, kemik gelişiminin saptanmasına, böylece çiftleşme dönemlerinin belirlenmesine, melezleşmenin önlenmesine kadar birçok konuda araştırmalar burada sürdürülüyor.
|
İran Kedisi
|
 |
Eski zamanların unutulmuş sayfalarında, tozlu çöl karavanları, İran’dan batıya doğru yol alırken, develerin taşıdığı sepetlerdeki nadir baharatlar ve mücevherler arasına daha da değerli bir yük gizlendiğine inanılırdı; ender bulunan uzun tüylü bir kedi. İran kedileri, soylarının ortaya çıktığı ülke olan İran’ın adıyla bilinirler, fakat M.Ö 1684 yıllarına kadar uzanan hiyeroglif kaynaklarının incelenmesi sonucu, bu kedilerin daha önce varoldukları ortaya çıkmıştır.
Uzun, bol ve yumuşak tüyleriyle ve açık yüzleriyle İran kedileri en popüler kediler arasındadır. Kendilerini güvende hissettikleri zaman, tatlı ve nazik kişilikleri sayesinde ev ortamına kolaylıkla uyum sağlarlar. Geleneklerine bağlı olan bu kediler, kendilerini güvenli ve huzurlu bir yuvada rahat hissederler, fakat sevgi ve karşılıklı güven duygusuyla en gürültülü eve bile uyum sağlayabilirler. Alçak, ahenkli sesleri çok hoştur ve kulağınızı rahatsız etmez. Büyük, manalı gözlerini kullanarak iletişim kurarlar. İran kedileri her yaşa uygun cana yakın hayvanlardır.
 |
İran kedileri’nin geniş, kısa vücutlarını destekleyen kısa ve kalın kemikli bacakları vardır. Patilerinin yere sağlam basmasını isterler ve yüksek atlamaya ya da tırmanmaya alışık değillerdir. Oyuncu olmalarına rağmen talepkar değillerdir. Tavır yapmaktan hoşlanırlar ve en sevdikleri mekana gidip etrafı güzelleştiren değerli bir tablo gibi dururlar. İran kedileri çok duyarlı kedilerdir, bu nedenle sahipleri için sürekli bir mutluluk ve sevinç kaynağı olurlar. Dostlukları, soğuk kış günlerinde açan güneşin sıcacık ışınları gibi samimi ve dayanıklıdır.
İran kedileri uzun tüylerinin sağlıklı ve parlak kalması için her gün metal bir fırçayla taranmalı ve belli aralıklarla yıkanmalıdır. Bu nedenle kedileri, henüz gençken banyo düzenine alıştırmak akıllıca olur. Sadece düzenli bir taranma, tüylerinin temiz, sağlıklı ve güzel kalmasını sağlar. Aksi halde düğüm gibi ele gelen yumaklar oluşur. Eğer kedinizin tüylerinde oluşan yumaklar ciddi boyutlardaysa, kesilmeleri-tıraş edilmeleri gerekecektir. (Not: Bu tüy yumaklarının oluştuğu bölgelerde çirkin görünen kel noktalar bırakabilir.) Böyle bir durumda hemen uzman bir veteriner hekime başvurarak kedinizin sorununu çözebilirsiniz. Tüy yumaklanması sorunu tüm vücuda yayılmışsa kedinin tüylerinin yarısının kalacağı şekilde traş edilmesi düşünülebilir. Böylece kedi yepyeni, sağlıklı tüyler uzatabilir ve bu tüylerin bakımına en baştan başlanılabilir. Bir İran kedisini traş ettirmek oldukça yaygındır, fakat sonuçta sahibine bağlıdır. “Aslan Traşı” diye tanımlanan stil oldukça popülerdir. İran kedisi için yeni ve güzel tüyler uzatmak iyi olabilir. Ayrıca traş edilmiş bir iran kedisinin taranması çok daha kolaydır. İran kedilerinin insanı şaşırtacak kadar çok farklı rengi vardır, fakat en popüler olanları beyazlarıdır.
 |
İran kedisini evde tutmak, onu şehir hayatının tehlikelerinden olduğu kadar hastalık ve parazitlerden de korur. Her sene güvenilir bir veterinere yapılan bir ziyaret, iyi beslenme ve bakımla ailenizin sevimli üyesi, 15 sene yaşayabilir; bazıları da 20 seneyi geçer. İran kedisi yetiştiricileri, en son veterinerlik tekniklerini takip ederek ve kalıtsal hastalıkları önlemek için sürekli testler yaparak sağlıklı kediler yetiştirirler. İyi yetiştirilmiş bir İran kedisi, dayanıklı ve sağlıklıdır, ayrıca hastalıklara ve solunum enfeksiyonlarına diğer kedilere göre daha az eğilimlidirler. Bununla birlikte, büyük gözleri belirli bir miktarda gözyaşı akıntısının normal olduğunu belirtir; dolayısıyla yüzlerinin her gün yıkanması tavsiye edilir.
İran kedilerinin tipik olarak karşılaştığı bir başka problem ise gözlerde çapaklanmadır. Yüzlerinin ve kafalarının şekillerinden dolayı genellikle sinüs sorunları yaşarlar. Buna örnek olarak, en çok kedinin kendisini rahatsız eden göz akıntısını verebiliriz. Eğer kedi bütün yabancı maddeleri temizleyemezse, bunu yapmak sahibine düşer. Peki böyle bir durumda ne işe yarar? Küçük, yumuşak ve ılık bir nemli bezle, sabahları ve akşamları birer kez gözlerinin etrafını yavaşca silmek, bu koca gözlü kedileri rahatlatır. Bu temiz beze kesinlikle sabun ve benzeri maddeler sürülmemelidir. Gözlerin etrafında kanlanma sorunları için herhangi bir temizleyiciyi ya da solüsyonu kullanmadan önce, mutlaka veteriner hekime danışmak gereklidir
|
Himalaya Kedisi
|
|
Uzun ve yumuşak tüyleri ve kısa bacaklarıyla İranlı kuzenlerine benzeyen bu kediler, üzerlerindeki büyük, farklı renkteki benek sayesinde diğerlerinden ayrılırlar
|
Ragdoll Kedisi
|
|
Ragdoll kedisinin orijineri kesin olarak bilinmeyip 1960lı yılların başında California'lı Ann Baker tarafından yaratıldığı kabul edilmektedir. Ragdoll cins olarak ilk defa 1967 yılında Amerika'da kayıtlara alınmıştır. Ann Baker, komşularının arazisinde yaşayan Josephine isimli beyaz Ankara kedisine benzeyen bir yabani kedinin doğan yavrularında dikkat çeken bir uysallık, hatta duyarsızlık görerek bu niteliği korumak ve geliştirmek amacıyla o yavruları seçkin kediler ile birleştirerek Ragdoll cinsini yaratmıştır. Söylentilere göre Josephine'in yavruları Josephine'in hamilelik süresinde geçirmiş olduğu bir trafik kazası sonrası nedeniyle duyarsız kişilik sergilemektedir. Fakat bilimsel olarak bu söylenti doğrulanamıyor.
 |
Josephine'in yavruları hangi tür kediler ile çiftleştirildiği bilinmemektedir. Ann Baker bu sırrı mezarına kadar götürmüştür. Colorpoint türünde bir kedi Ragdoll'lerin babası olduğu varsayılmaktadır.Bugün dünyada 500'ün üzerinde Ragdoll yetiştiricileri bulunmaktadır. 2002 yılında Türkiye'de ilk Ragdoll çiftliği kurulmuştur. Diğer yakın yetiştiriciler Italya, Almanya, Belçika, Avusturya, İsviçre ve Hollanda ülkelerindedir.
 |
Ragdoll'un karekteri
Rag-doll kelimesinin Türkçe karşılığı bez bebektir. Ragdoll kedisi de kucağa alındığı vakit tıpki bir bez bebek gibi, yani bir rag-doll gibi, tüm kaslarını gevşeterek kendisini sahibinin kolları arasına bırakmasıdır. Ragdoll'ler, aşırı sevecen, bebekken oyuncu, genelde uysal ve sadık kedilerdir. Kavga etmek ve kendini savunmak gibi güdüleri olmadığından bu kedileri muhakkak ev içinde yetiştirilmelidir. Ragdoll kedisinin diğer bilinen bir yönü “Ragdoll Flop” dediğimiz, yerde yuvarlanıp sevgi gösterilerinde bulunması. 4 haftalık Ragdoll bebekleri bile Ragdoll Flop’unu yapabilmektedir.
Ragdoll'un yapısı
Ragdoll'ler kemiği ve kürkü ağır iri kedilerdir. Dünyanın en büyük evcil kedisi olarak bilinmektedirler. Erkekleri 9 ile 10 Kg'a çıkabilmektedir. Ragdoll’un tam olgunlaşması genelde 3- 4 yıl sürebilmektedir. Tüm Ragdoll bebekleri beyaz doğar ve 10 gün sonra renk ve şekil göstermeye başlar. Ragdoll kedisi muhakkak mavi gözlüdür. Bunun dışında kürkünün renk deseni 3 çeşit gösterebilmektedir.
- Colorpoint (Himalaya faktörü)
- Mitted (Himalaya faktörü artı beyaz patiler)
- Bicolor (Başında ünlü V harfi ve beyaz patiler)
Yukardaki şekil ve desenler 4 renkten oluşabilmektedir.
- Seal (Koyu kahverengi)
- Blue (Dumanımsı mavi)
- Chocolate (Açık kahverengi)
- Lilac (Eflatuna çalan dumanımsı mavi)
Yeni renklerden Lynx (Tekir) ve Red (Kırmızı)kabul edilmektedir.
 |
Ragdoll Fiyatları
Güvenilir bir yetiştiriciden alındığı vakit yaklaşık bu fiyatlar geçerli olmaktadır.600 Euro (Kısırlaştırılmış) 1,000 Euro - 1,500 Euro + (Show kalitesi veya yetiştirilmek üzere)"Teenager" dediğimiz 1-2 yaşındaki Ragdoll kedilerin fiyatı 200 Euro - 300 Euro civarında olabilmektedir.
Ragdoll Kedisi Bakmanın Avantajları
Bakımı çok kolaydır. Kürkü matlaşmaz. Minimum fırçalama gerektirir. Arada parmaklar ile üzerinden gezilmesi kürkü düzgün şekle getirmektedir. Sesi oldukça kısıktır ve rahatsızlık vermez. Ragdoll kedisi en sadık kediler arasındadır. Çalışan sahibini sabırla evde beklemektedir. Yalnız bırakıldığında psikolojik bunalıma girip kemirici özellikler taşımaz. Ragdoll'un insanına vereceği sevgi engindir.
|
|
|
|
| |
|
|
 |
|